
- Verona Avrasya Ekonomi Forumu, İstanbul'da düzenlenmeye başladı. Forumun başkanlığını yürüten Conoscere Eurasia Derneği Kurucusu ve Başkanı Antonio Fallico, açılış konuşmasında geniş bir küresel perspektiften değerlendirmeler yaptı. Türkiye'nin uluslararası krizlerdeki arabuluculuk rolünden Avrupa Birliği'nin giderek derinleşen ABD bağımlılığına, İran'daki savaşın dünya ekonomisine yansımalarından BRICS'in yükselen alternatif iş birliği modeline kadar pek çok konuyu masaya taşıyan Fallico'nun konuşması, forumun gündemini de büyük ölçüde belirledi.
Türkiye'nin Diplomatik Girişimleri Uluslararası Konumunu Güçlendiriyor
Fallico, konuşmasının önemli bir bölümünü Türkiye'nin uluslararası arenada üstlendiği arabuluculuk rolüne ayırdı. Rusya-Ukrayna krizinde yürütülen diplomatik süreçlere özellikle dikkat çeken Fallico, İstanbul'un iki ülke arasındaki görüşmelere ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Türkiye'nin bu süreçteki girişimlerinin gerilimi azalttığını ifade eden Fallico, söz konusu yaklaşımın Moskova ile önemli temasların sürdürülmesine, yaptırım politikasının reddedilmesine ve Türkiye'nin diplomatik etkisinin artmasına katkı sağladığını vurguladı.
Fallico'ya göre Türkiye'nin bu alandaki etkinliği yalnızca Rusya-Ukrayna meselesiyle sınırlı değil. "Başka büyük Türk girişimleri de var: Suriye'de, Gazze'de ve Afrika'da" diyen Fallico, tüm bu faaliyetlerin Türkiye'yi oluşum hâlindeki çok kutuplu dünya düzeninin bir unsuru hâline getirdiğini belirtti. Uluslararası sistemde artık bir ya da iki baskın gücün değil, farklı büyüklüklerde çok sayıda güç merkezinin belirleyici olduğunu anlatan Fallico, bu merkezlerin uluslararası ilişkilerde öncelikle kendi çıkarlarını ve kendi ağırlıklarını koruma kapasitesine sahip olduğuna dikkat çekti.
İran Savaşı Küresel Ekonomiyi ve Ticareti Etkiliyor
Fallico, yılın en önemli gelişmeleri arasında İsrail ile ticari ilişkilerdeki gerilimleri, siyasi anlaşmazlıkları ve Türkiye sınırlarına yakın coğrafyalarda süren çatışmaları saydı. İran'da ve Basra Körfezi'nde devam eden savaşın yalnızca jeopolitik dengeleri değil, dünya ekonomisini, finans sistemini ve küresel ticareti de doğrudan etkilediğini söyleyen Fallico, bu gelişmelerin bölgesel istikrarsızlığın çok ötesine geçen sonuçlar doğurduğunun altını çizdi.
28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıyla başlayan savaşı değerlendiren Fallico, ABD'nin bu çatışmada askerî ve siyasi hedeflerine ulaşamadığının artık genel bir kanıya dönüştüğünü ifade etti. "ABD, bu çatışmanın yol açtığı derin küresel krizden çıkış yolu bulmakta zorlanıyor" diyen Fallico, İran'ın askerî olarak yenilmediğini, devlet ve toplumun ayakta kalmaya devam ettiğini ve direncin tüm beklentilerin ötesine geçtiğini vurguladı. Bununla birlikte, bazı başarısız operasyonların sonuçlarının henüz netlik kazanmadığını da sözlerine ekledi.
Avrupa Birliği ABD'ye Bağımlı Bir Konuma Düştü
Fallico'nun konuşmasında öne çıkan bir diğer başlık, Avrupa Birliği'nin ABD'ye olan bağımlılığının derinleşmesiydi. Çin ve Hindistan gibi büyük ülkelerin gümrük tarifeleri müzakerelerinde daha temkinli ve güvenilir bir tutum sergilediğini belirten Fallico, ABD'nin girişimlerinin farklı alanlarda da karşılık bulduğunu ifade etti. Grönland meselesine atıfta bulunan Fallico, çevre sektörü dahil olmak üzere ABD'ye ek imkânlar tanıyan yeni bir anlaşmanın imzalandığını hatırlattı.
"Avrupa Birliği, fiilen ABD'ye bağımlı bir duruma düşmüş durumda; öncelikle Amerikan gazı ve petrolü tedarikine bağımlı hâle geldi" diyen Fallico, bu tablonun AB'nin uluslararası arenada siyasi açıdan marjinalleşmesine yol açtığını savundu. Avrupa'nın güvenlik politikalarında bile ekonomik ilişkilerin belirleyici olduğunu vurgulayan Fallico, bu durumu "Parayı kim ödüyorsa kararları da o verir" sözleriyle özetledi. Söz konusu tablonun AB'nin başta Afrika ve Orta Doğu olmak üzere pek çok uluslararası dosyanın dışında kalmasına neden olduğunu da ekledi.
BRICS: Batı'ya Karşı Değil, Batı Olmadan
Konuşmasının son bölümünde BRICS'in uluslararası sistemdeki rolünü ele alan Fallico, yapının üye ülkeler arasında gönüllülük ve uzlaşma esasına dayalı bir iş birliği modeli sunduğunu belirtti. BRICS'in büyük ülkeler arasında hiyerarşik olmayan bir ilişki biçimi oluşturduğunu ifade eden Fallico, bu yapının Batı ülkelerine karşı konumlanmak yerine Batı'dan bağımsız bir iş birliği alanı sunduğunu savundu. Bu yaklaşımı "Batı'ya karşı değil, Batı olmadan" sözleriyle özetleyen Fallico, modelin tarihte benzeri görülmemiş bir iş birliği anlayışını temsil ettiğini söyledi.
BRICS'in genişlemesiyle birlikte farklı, hatta birbiriyle çatışan görüşlere sahip ülkelerin de aynı platformda bir araya gelebildiğine dikkat çeken Fallico, Hindistan, Çin, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi birbirinden farklı çıkarlara sahip ülkelerin BRICS bünyesinde ortak bir zemin bulabildiğini vurguladı. Bu durum, yapının esnekliğini ve kapsayıcılığını gösteren somut bir örnek olarak sunuldu.
Sıkça Sorulan Sorular
19. Verona Avrasya Ekonomi Forumu nerede düzenlendi?
- Verona Avrasya Ekonomi Forumu İstanbul'da düzenlendi. Forumun başkanlığını Conoscere Eurasia Derneği Kurucusu ve Başkanı Antonio Fallico yürüttü.
Antonio Fallico, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna krizindeki rolünü nasıl değerlendirdi?
Fallico, İstanbul'un iki ülke arasındaki görüşmelere ev sahipliği yaptığını hatırlatarak Türkiye'nin girişimlerinin gerilimi azalttığını söyledi. Bu yaklaşımın Moskova ile önemli temasların sürdürülmesine, yaptırım politikasının reddedilmesine ve Türkiye'nin diplomatik etkisinin artmasına katkı sağladığını belirtti.
Fallico, İran'daki savaşın küresel etkileri hakkında ne söyledi?
Fallico, 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıyla başlayan savaşın ABD'nin askerî ve siyasi hedeflerine ulaşamamasıyla sonuçlandığını ve bu çatışmanın dünya ekonomisini, finans sistemini ve küresel ticareti olumsuz etkilediğini ifade etti. İran'ın askerî olarak yenilmediğini ve direncin tüm beklentilerin ötesine geçtiğini de vurguladı.
Fallico'ya göre Avrupa Birliği neden ABD'ye bağımlı hale geldi?
Fallico, AB'nin öncelikle Amerikan gazı ve petrolü tedarikine bağımlı hale geldiğini belirtti. Çevre sektörü dahil olmak üzere ABD'ye ek imkânlar tanıyan yeni bir anlaşmanın imzalandığını da hatırlatan Fallico, bu sürecin AB'nin uluslararası arenada siyasi açıdan marjinalleşmesine yol açtığını savundu.
BRICS modelini Fallico nasıl tanımladı?
Fallico, BRICS'i üye ülkeler arasında gönüllülük ve uzlaşma esasına dayalı, hiyerarşik olmayan bir iş birliği modeli olarak tanımladı. Yapının Batı'ya karşı konumlanmak yerine Batı'dan bağımsız bir iş birliği alanı sunduğunu "Batı'ya karşı değil, Batı olmadan" sözleriyle özetledi ve bunun tarihte benzeri görülmemiş bir iş birliği biçimi olduğunu söyledi.