
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlarken Ukrayna krizine ilişkin dikkat çekici açıklamalar yaptı. Trump, süregelen müzakere sürecinde önemli bir eşiğe gelindiğini ifade ederek, "Çözüme yaklaştığımızı düşünüyorum. Belki de hiç olmadığımız kadar yakınız" dedi. Bu sözler, aylardır devam eden diplomatik temasların somut bir sonuca doğru ilerlediğine dair Washington'dan gelen en güçlü sinyal olarak öne çıktı.
Putin ile Görüşme: Kriz Gündeme Geldi
Trump, Ukrayna krizinin sona erdirilmesi meselesini birkaç gün önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ele aldığını da açıkladı. Hangi kanallar aracılığıyla ya da tam olarak ne zaman gerçekleştiği belirtilmemiş olsa da bu temas, iki ülke arasındaki diplomatik diyaloğun sürdüğünü ortaya koyuyor. Trump, bu görüşmenin ardından barış sürecine dair iyimser bir tablo çizmeyi tercih etti.
Barış Sürecini Bozmamak İçin Yaptırım Yok
Trump'ın açıklamalarının belki de en çarpıcı boyutu, Rusya'ya yönelik yeni yaptırım adımı atmayacağını net biçimde ortaya koymasıydı. ABD Başkanı, devam eden hassas barış sürecini sekteye uğratmamak gerekçesiyle bu kararı aldığını vurguladı. "Çözüme bu kadar yaklaşmışken isteyeceğim en son şey her şeyi berbat etmektir" diyen Trump, müzakerelerin mevcut aşamasında kısıtlayıcı tedbirlerin devreye sokulmasının süreci zedeleyeceği görüşünde olduğunu açıkça ortaya koydu.
Trump bu noktada yetki meselesini de gündeme getirdi. ABD Başkanı olarak istediği gün yaptırım uygulama yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Trump, şu an yaptırım çağrısında bulunan kişilerin ne hakkında konuştuklarını bilmediklerini ve zeka yoksunu olduklarını söyleyerek sert bir dil kullandı. "Bir anlaşmaya yakın olduğunuzda ve müzakereler çok hassas bir noktadayken yaptırım uygulamazsınız" ifadesiyle tutumunu özetledi.
Rusya ve Çin, İran Konusunda Çözüm İstiyor
Trump, gazetecilerle sürdürdüğü sohbette yalnızca Ukrayna meselesine değil, Washington ile Tahran arasındaki gerilime de değindi. ABD Başkanı, Pekin ve Moskova'nın bu konuda gerilimin düşmesini arzu ettiğini ileri sürdü. "Gerçek şu ki, hem Rusya hem de Çin, ABD ile İran arasındaki savaşın çözüme kavuşturulmasını istiyor" diyen Trump, büyük güçler arasındaki bu örtüşen çıkarın diplomatik bir zemin oluşturduğunu ima etti.
Trump'ın Ukrayna'ya Önceki Eleştirileri
Kaynakta aktarıldığına göre Trump, daha önce Kiev yönetiminin barışçıl çözüme hazır olmadığından duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti. Özellikle Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurmak istememesi Trump'ın eleştirilerinde öne çıkan somut bir nokta olmuştu. Bunun yanı sıra ABD Başkanı, Ukrayna'nın Moskova ile anlaşmaya varabilecek yeni bir lidere ihtiyaç duyduğunu da daha önce açıkça belirtmişti. Bu çerçevede Trump'ın bugünkü iyimser tonunun, Kiev'e yönelik dolaylı bir baskı unsuru taşıdığı da değerlendirmeler arasında yer alıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Trump, Ukrayna kriziyle ilgili ne zaman ve nerede açıklama yaptı?
Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen bir etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlarken Ukrayna krizine ilişkin açıklamalarını paylaştı. Açıklamanın tam tarihi kaynak metinde belirtilmemiştir.
Trump, Putin ile Ukrayna krizini ne zaman görüştü?
Trump, Ukrayna krizinin sona erdirilmesi konusunu birkaç gün önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ele aldığını söyledi. Görüşmenin tam tarihi veya yöntemi kaynak metinde yer almamaktadır.
Trump neden Rusya'ya yeni yaptırım uygulamayacağını açıkladı?
Trump, devam eden hassas barış sürecini bozmamak gerekçesiyle yeni yaptırım adımı atmayacağını belirtti. "Bir anlaşmaya yakın olduğunuzda ve müzakereler çok hassas bir noktadayken yaptırım uygulamazsınız" diyerek bu kararın ardındaki mantığı özetledi.
Trump, Rusya ve Çin'in İran konusundaki tutumu hakkında ne söyledi?
Trump, hem Rusya hem de Çin'in ABD ile İran arasındaki gerilimin çözüme kavuşturulmasını istediğini ileri sürdü. Bu iddiayı destekleyen ek bir kaynak veya ayrıntı, kaynak metinde yer almamaktadır.
Trump daha önce Ukrayna yönetimine yönelik ne tür eleştiriler yöneltmişti?
Kaynak metne göre Trump, daha önce Kiev yönetiminin barışçıl çözüme hazır olmadığından ve Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları durdurmak istememesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti. Ayrıca Ukrayna'nın Moskova ile anlaşmaya varabilecek yeni bir lidere ihtiyaç duyduğunu da belirtmişti.