
Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi olarak kabul edilse de bu süreçte pek çok yanlış inanç ve ihmal edilen sağlık riski söz konusu olmaktadır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, menopoz döneminde kadınların en sık yaptığı 6 hatayı tek tek ele alarak önemli uyarılarda bulundu.
Sık görülen belirtiler tedavisiz yaşanmak zorunda değil
Dr. Ağca, sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu ve konsantrasyon güçlüğü gibi durumların menopoz döneminde sık görülebildiğini vurguluyor; ancak bu konuda önemli bir uyarı da yapıyor: "Bir belirtinin sık görülmesi, tedavi edilmeden yaşanması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle günlük yaşamı, iş performansını, uykuyu veya cinsel yaşamı etkileyen yakınmaların değerlendirilmesi gerekir."
Uzman, her şikayeti doğrudan menopoza bağlamanın da doğru olmadığına dikkat çekiyor. Tiroit hastalıklarından anemiye, uyku bozukluklarından metabolik sorunlara kadar farklı nedenlerin benzer belirtilere yol açabileceğini hatırlatan Dr. Ağca, "'Menopozdasın, bunlar normal' şeklinde bir yaklaşım ciddi sonuçlara yol açabilir" diye uyarıyor.
Hormon tedavisi herkese aynı şekilde uygulanmaz
Hormon tedavisinin herkes için aynı ve tehlikeli olduğunu sanmanın en büyük yanlışlardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Dal Ağca, tedavinin tamamen kişiye özel planlanması gerektiğini belirtiyor. "Uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlanan tedavi, kemik erimesinden sıcak basmalarına dek hayat kalitesini baştan aşağı değiştirebiliyor" diyen uzman, artık sorulması gereken sorunun "hormon iyi mi, kötü mü?" değil, "hangi kadına, hangi dozda ve nasıl bir tedavi verilmelidir?" olması gerektiğini vurguluyor.
Menopoz sadece sıcak basmasından ibaret değil: Kemik ve kalp riskleri göz ardı edilmemeli
Dr. Dal Ağca'ya göre menopoz döneminde yapılan en büyük yanlışlardan biri, bu sürecin yalnızca sıcak basmasıyla sınırlı olduğunu sanmak ve kemik kaybı ile kalp-damar hastalıkları açısından risklerin arttığı bir dönem olduğunu dikkate almamaktır. "Menopozla birlikte kemik kaybı hızlanabilir; kilo ve bel çevresinde yağlanma, kan yağlarında yükseliş, insülin duyarlılığı ve kardiyovasküler risk faktörleri değişebilir" diyen uzman, bu nedenle menopoz kontrolünün yalnızca hormon tetkiki yapılan bir muayeneyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirtiyor. Aile öyküsü, sigara kullanımı ve bireysel kardiyovasküler risklerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Zayıflamak değil, güçlenmek hedeflenmeli
Menopozda hormonların değişmesiyle birlikte karın bölgesinde yağlanmanın arttığını, buna karşın kas kütlesi ve gücünün hızla eridiğini hatırlatan Dr. Dal Ağca, bu dönemde bilinçsizce uygulanan çok düşük kalorili diyetlerin tartıda kilo verdirse de kas kaybını hızlandırdığını vurguluyor. Uzman, sadece zayıflamaya odaklanmak yerine düzenli egzersiz, fiziksel aktiviteler, direnç egzersizleri ve yeterli protein alımıyla kas gücünü korumanın esas hedef olması gerektiğini belirtiyor. "50'li yaşlardan sonra yalnızca daha zayıf olmayı değil; daha güçlü olmayı hedeflemek gerekir. Kas, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir" diyor.
Uyku sorunlarının tek nedeni hormonlar olmayabilir
Menopoz döneminde uyku sorunlarının oldukça sık görüldüğünü kabul eden Dr. Dal Ağca, gece terlemelerinin uykuyu bölüyor olabileceğini; ancak bu dönemdeki her uyku sorununun kaynağının hormonlar olmadığını vurguluyor. Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte açık havada geçirilen sürenin ve fiziksel aktivitenin azalmasının da uyku düzenini ve genel iyilik halini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken uzman, düzenli uyku saatleri oluşturmanın, gün ışığından yararlanmanın, fiziksel aktivite yapmanın ve özellikle akşama doğru kafein tüketimini azaltmanın önemli olduğunu belirtiyor. Alkolle ilgili de önemli bir uyarıda bulunan Dr. Dal Ağca, "Alkol uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gibi görünmesine rağmen gece uykusunun kalitesini bozabilir. Ayrıca menopoz döneminde alkol tüketimi meme kanserine de zemin hazırlayabilir" diyor.
Mahremiyet çekinceleri nedeniyle gizlenen şikayetler büyüyor
Dr. Dal Ağca, menopozun en fazla gözden kaçan alanlarından birinin östrojen azalmasına bağlı gelişen kuruluk, hassasiyet ve idrar yolları yakınmaları olduğunu vurguluyor. Bu sorunların kadınların özel ilişkilerinde yaşadığı konfor kayıpları ve ağrılı süreçlerle birleştiğinde yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürdüğünü belirten uzman, pek çok kadının mahremiyet çekinceleri nedeniyle bu şikayetleri hekimden sakladığını ve bu yüzden sorunların daha da büyüdüğünü ifade ediyor. "Lokal ve kişiye özel tedavilerle bu tabloyu düzeltmek mümkündür. Kadının yaşam kalitesi ve özel hayatındaki konforu yaşla birlikte sona ermez. Yaşanan bu sıkıntılar 'yaşım geldi, artık böyle' denilerek kabullenilmemeli, mutlaka hekime danışılmalıdır" diyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Menopozda sıcak basması ve gece terlemesi tedavi edilmeden yaşanmak zorunda mıdır?
Dr. Dal Ağca'ya göre hayır. Bir belirtinin sık görülmesi, tedavisiz katlanılması gerektiği anlamına gelmez. Günlük yaşamı, iş performansını, uykuyu veya cinsel yaşamı etkileyen her türlü şikayet mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.
Hormon tedavisi menopoz döneminde herkes için tehlikeli midir?
Dr. Dal Ağca, hormon tedavisinin herkes için aynı ve tehlikeli olduğu düşüncesinin en büyük yanlışlardan biri olduğunu belirtiyor. Tedavi tamamen kişiye özel planlanmalı; uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlandığında kemik erimesinden sıcak basmalarına kadar pek çok alanda yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilir.
Menopozda sadece kilo vermek yeterli midir?
Hayır. Dr. Dal Ağca, bu dönemde karın bölgesinde yağlanmanın artarken kas kütlesinin hızla eridiğini vurguluyor. Çok düşük kalorili diyetler kilo verdirse de kas kaybını hızlandırabilir. Hedef yalnızca zayıflamak değil; direnç egzersizleri ve yeterli protein alımıyla kas gücünü koruyarak daha güçlü olmak olmalıdır.
Menopozda yaşanan uyku sorunlarının tek nedeni hormonlar mıdır?
Dr. Dal Ağca'ya göre hayır. Gece terlemeleri uykuyu bölebilir; ancak bu dönemdeki her uyku sorununun kaynağı hormonlar değildir. Sonbahar ve kış aylarında fiziksel aktivitenin azalması, kafein ve alkol tüketimi de uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Östrojen azalmasına bağlı kuruluk ve idrar yolları şikayetleri tedavi edilebilir mi?
Evet. Dr. Dal Ağca, lokal ve kişiye özel tedavilerle bu sorunların düzeltilebileceğini belirtiyor. Pek çok kadın mahremiyet çekinceleri nedeniyle bu şikayetleri hekiminden sakladığı için sorunlar büyümektedir; ancak uzman, bu şikayetlerin "yaşım geldi, artık böyle" diye kabullenilmemesi ve mutlaka hekime danışılması gerektiğini vurguluyor.