
Yeni Yol İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında tütün ve tütün mamullerinin satışına yönelik hazırlanan yeni düzenlemeye ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Esen, tütün ve nikotin ürünleri kullanımının Türkiye'de Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirterek, dumansız hava hakkının yeni bir kanunla güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sağlık Bakan Yardımcısının verilerine dayandırdı: Her yıl 125 bin ölüm
Esen, Haziran ayında Elazığ'da düzenlenen Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi'nde Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci'nin sunumunda paylaştığı verilere atıfta bulunarak çarpıcı rakamları kamuoyuyla paylaştı. "Türkiye'de tütün ürünleri her yıl yaklaşık 125 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Pasif içicilik nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise yılda 25 bin" diyen Esen, 2025 yılında Türkiye'de 491 bin 684 kişinin hayatını kaybettiğini ve bunların yüzde 25'inin tütün kaynaklı ölümler olduğunu aktardı.
Esen, bu tabloyu bireysel bir tercih meselesi olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını söyleyerek "Bu bir halk sağlığı felaketidir" dedi. Söz konusu verileri kendilerinin değil, bizzat Sağlık Bakan Yardımcısı'nın kamuoyuyla paylaştığını özellikle belirtti. Ölü sayısını somutlaştırmak için de Mardin'in Midyat ilçesinin nüfusuna dikkat çekti: "Ne acı ki her yıl Midyat'ta yaşayan vatandaşlarımız kadar insanımızı tütün ürünleriyle kaybediyoruz."
Kanun değişikliği için önemli bir fırsat
Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'da değişiklik yapılacağını basından ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Sağlık Bakan yardımcılarının açıklamalarından takip ettiğini belirten Esen, bu değişikliğin sahada yaşanan sorunların ve çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin kanuna taşınması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti.
Tütün sektörünün gençleri sistematik biçimde hedef aldığını öne süren Esen, bu iddiasını şirketlerin iç belgelerine dayandırdı. "1949 yılında Philip Morris'in belgelerinde 'Genç yaşta yakala, doğru şekilde eğit' ifadesi yer alıyor. 1978 yılında Tobacco Company'nin iç yazışmalarından birinde 'İşimizin temeli lise öğrencileri' deniyor. 1984 yılında ise geçen belgelerde genç yetişkin sigara kullanıcılarının yeni kullanıcıların tek kaynağı olduğu yazılıyor" diye konuştu.
Denetimlerin güçlendirilmesi için somut öneriler
Esen, tütün denetimlerinin etkinliğini artırmaya yönelik bir dizi somut öneri sıraladı. Planlı denetim ekiplerinde en az bir kolluk görevlisinin bulunması gerektiğini belirten Esen, rutin denetimlerin Cumhurbaşkanlığı kararıyla standartlaştırılmasını ve idari para cezası uygulanan işletmelerde bir hafta içinde takip denetimi yapılmasını da talep etti.
Vatandaşların denetim süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini de vurgulayan Esen, "Alo 184 hattına ve Yeşil Detektör uygulamasına yönlendiren QR kodlarına yer verilmeli. Vatandaşlar fotoğraf yükleyebilmeli. Böylece bir veli, bir öğretmen, bir genç bir ihlal gördüğünde bunu bildirebilmeli ve bildiriminin sonuçsuz kalmadığını şeffaflıkla görebilmeli" dedi.
Satış noktalarında görünürlük tamamen kaldırılmalı
Tütün ürünlerinin satış noktalarında müşterilerin ve çocukların gözü önünde sergilenmemesi gerektiğini dile getiren Esen, tüm satış noktalarında tamamen kapalı ve opak satış ünitelerinin zorunlu hale getirilmesini istedi. Tütün ürünlerinin çikolata, şekerleme ve çocuklara yönelik benzeri ürünlerin yanında sergilenmesinin yasaklanmasını da talep eden Esen, okul çevrelerindeki denetimlerin sıklaştırılması ve satış noktalarına eğitim kurumlarına mesafe şartı getirilmesi seçeneğinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yeni nesil ürünler de yasal çerçeveye alınmalı
Sigara dışındaki yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerine yönelik düzenlemelerin de gündemin kapsamında tutulması gerektiğini vurgulayan Esen, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un ısıtılmış tütün ürünlerini, elektronik nikotin sağlama sistemlerini ve nikotin poşetlerini sağlığa zararlı maddeler kapsamında sınıflandıracak şekilde değiştirilmesini önerdi. Esen, bu ürünlerin sıkı ve kısıtlayıcı bir yasal çerçevede denetlenmesi gerektiğini de ayrıca vurguladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Elif Esen'e göre Türkiye'de tütün ürünleri her yıl kaç kişinin ölümüne neden oluyor?
Esen, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci'nin Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi'ndeki sunumuna dayanarak Türkiye'de tütün ürünlerinin her yıl yaklaşık 125 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden olduğunu aktardı. Pasif içicilik kaynaklı ölümlerin ise yılda 25 bin olduğunu belirtti.
Esen, tütün denetimlerinin güçlendirilmesi için hangi somut adımları önerdi?
Planlı denetim ekiplerinde en az bir kolluk görevlisinin bulunmasını, rutin denetimlerin Cumhurbaşkanlığı kararıyla standartlaştırılmasını ve idari para cezası uygulanan işletmelerde bir hafta içinde takip denetimi yapılmasını önerdi. Ayrıca Alo 184 hattı ile Yeşil Detektör uygulamasına yönlendiren QR kodlarının kullanıma alınmasını ve vatandaşların fotoğraf yükleyerek ihlal bildirebilmesini talep etti.
Satış noktalarında tütün ürünlerine yönelik hangi kısıtlamalar önerildi?
Esen, tüm satış noktalarında tamamen kapalı ve opak satış ünitelerinin zorunlu hale getirilmesini, tütün ürünlerinin çikolata ve şekerleme gibi çocuklara yönelik ürünlerin yanında sergilenmesinin yasaklanmasını ve satış noktalarına eğitim kurumlarına mesafe şartı getirilmesi seçeneğinin değerlendirilmesini istedi.
Yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerine ilişkin Esen'in önerisi nedir?
Esen, ısıtılmış tütün ürünlerinin, elektronik nikotin sağlama sistemlerinin ve nikotin poşetlerinin Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun kapsamında sağlığa zararlı maddeler olarak sınıflandırılmasını ve bu ürünlerin sıkı ve kısıtlayıcı bir yasal çerçevede denetlenmesini önerdi.
Esen, tütün sektörünün gençleri hedef aldığı iddiasını neye dayandırdı?
Esen bu iddiasını tütün şirketlerinin iç belgelerine dayandırdı. 1949 tarihli Philip Morris belgelerinde "Genç yaşta yakala, doğru şekilde eğit" ifadesinin yer aldığını, 1978 tarihli Tobacco Company yazışmalarında "İşimizin temeli lise öğrencileri" denildiğini ve 1984 tarihli belgelerde genç yetişkin kullanıcıların yeni kullanıcıların tek kaynağı olarak tanımlandığını aktardı.