
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, televizyon kanallarının Ankara temsilcileriyle Bilkent Otel'de kahvaltıda bir araya geldi. Gündemin en tartışmalı başlıklarına ilişkin soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, erken seçimden belediye başkanlarının ihracına, Halk TV kayyımından Öcalan'a statü verilmesi meselesine kadar pek çok konuda değerlendirmelerini paylaştı.
Erken seçim tartışmalarına net yanıt
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçime ilişkin açıklamaları hatırlatılınca Kılıçdaroğlu, bu açıklamaları ayrıntılı olarak bilmediğini, kendisine kısmen aktarıldığını söyledi. Erken seçim kararının parlamentonun yetkisinde olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Parlamento böyle bir karar almaya hazır mı? Hayır, hazır değil" dedi.
Ülkenin içinde bulunduğu koşulları sıralayan Kılıçdaroğlu, ekonomideki bozulmaya, fon vurgunu iddialarına, yolsuzluklara ve gelir dağılımındaki dengesizliğe dikkat çekti. "Ülke bu haldeyken, yangın yerindeyken hangi erken seçimi yapacaksınız?" diye sordu. Erken seçim tartışmalarının CHP'li belediye başkanlarının başka partilere geçmesiyle ilişkilendirilmesine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanı kendisi gitmiştir, ona oy verenler zaten tepkilerini göstermişlerdir" ifadesini kullandı.
Terörü bitirme sürecine de dikkat çeken CHP lideri, "Ben bir erken seçimin olabileceği kanaatinde değilim, hele bu terörü bitirme süreci içerisinde. Bu süreç sonlanmalı, ondan sonra Türkiye bir durağanlaşmalı, belli bir noktaya gelmeli, ekonomi düzelecekse düzelmeli" dedi. Erken seçimin gündeme gelmesi halinde CHP'nin buna karşı özel bir çaba harcamayacağını da belirten Kılıçdaroğlu, öncelikli hedefin Türkiye'nin mevcut tablosunun düzeltilmesi olduğunu söyledi.
Mansur Yavaş'ın istifası: "Elbette üzüldük"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifasının kendisini üzüp üzmediğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Elbette üzülürüz" yanıtını verdi. Yavaş'ın CHP bünyesinde birinci ve ikinci dönem büyükşehir belediye başkanlığı yaptığını, şimdi ise bağımsız olarak görevini sürdürdüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, istifanın arka planına ilişkin de değerlendirmede bulundu.
"Politikacılar her türlü sert eleştiriye katlanmak zorundadırlar. Bir eleştiri geldi diye duygusal hareket etmek doğru değildir" diyen Kılıçdaroğlu, milletvekillerine ve siyasilere yönelik sert eleştiriler nedeniyle dava açılamayacağına dair yargı kararlarının bulunduğunu hatırlattı. "Ya siyaseti bırakacaksınız veya bu eleştirilere katlanacaksınız. Eleştiri bir kırılma noktası olmamalı" diye konuştu.
İmamoğlu neden ihraç edilmedi?
CHP'den istifa etmeyip YENİ Parti ile hareket eden isimlerin ihraç edilip edilmeyeceği, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun neden ihraç edilmediği de sorulan sorular arasındaydı. Kılıçdaroğlu, yargılama süreçlerinde mahkûmiyet kesinleşmeden ihraç kararı vermenin doğru olmayacağını savundu.
"Kişinin mahkûmiyeti kesinleşmedikçe onu partiden atmak doğru değil. O nedenle biz mahkûmiyetin kesinleşmesini bekledik" diyen Kılıçdaroğlu, geçmişte CHP'li belediye başkanlarının 397 yıl hapis talebiyle yargılandığını, ihraç edilmediklerini ve sonunda beraat ettiklerini de hatırlattı. Yolsuzluk iddiasıyla yargı veya güvenlik güçlerinin harekete geçmesi durumunda parti ayrımı yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Yolsuzluk yapanın partisi olmaz" dedi. Buna karşın CHP'li bir belediye başkanının başka bir partiyle iç içe geçmesi halinde ihraç ve disiplin yoluna gidildiğini de ekledi.
Vahap Seçer siyasi tutuklu mu?
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in siyasi tutuklu olup olmadığına ilişkin soruya Kılıçdaroğlu, "Vahap Bey ile ilgili iddianame çıkmadı, diğerlerinde iddianame çıktı. İddianame olmadığı için bir şey diyemeyiz" yanıtını verdi. Bununla birlikte yalnızca CHP'li belediye başkanlarının tutuklanmasını doğru bulmadığını açıkça ifade etti.
Bu tablonun tüm belediye başkanlarına şu mesajı verdiğini öne sürdü: "Eğer bizim partimize gelirseniz istediğiniz kadar yolsuzluk yaparsınız ve korumam altında olursunuz. Ama başka partideyseniz ben sizi gözaltına alırım." Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek örneğini de gündeme getiren Kılıçdaroğlu, bu konuda "parsel parsel sattınız" ifadesini kullananın kendisi değil, Bülent Arınç olduğunu hatırlatarak söz konusu iddiaların hiçbir zaman hesabının sorulmadığını vurguladı.
Halk TV kayyımı ve medya özgürlüğü
Halk TV'ye kayyım atanması meselesinde Kılıçdaroğlu, daha önce yaptığı eleştirinin kanalın kapatılmasıyla ilişkilendirilmesini kabul etmedi. "Aklı olan bunu söylemez, çünkü kaç sayfalık iddianame çıkmış, Allah aşkına üç günde bunlar hazırlanır mı?" diye sordu. Halk TV'nin sahibinin mal varlığı veya diğer konulara ilişkin herhangi bir açıklama yapmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bir siyasi partinin herhangi bir yayını eleştirmesinin son derece doğal olduğunu söyledi.
Medya özgürlüğünün korunması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, kendisini en sert biçimde eleştiren gazeteciler dahil hiçbir gazetecinin tutuklanmasını doğru bulmadığını ifade etti. "Yargılanabilirler, dava açılabilir ama tutuklanmaları, televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmam" dedi.
Öcalan'a statü ve Cumhur İttifakı algısı
Abdullah Öcalan'a statü verilmesi ve silah bırakma alt komisyonunun çalışmalarına ilişkin soruya Kılıçdaroğlu, "Bu tartışılıyor, böyle bir düşünce var mı yok mu bilmiyoruz" diyerek başladı. Öcalan'ın PKK'nın uzun süre liderliğini yaptığını kabul eden Kılıçdaroğlu, asıl önemli olanın kişiye statü verilmesi değil, Öcalan'ın sorunun çözümüne katkı sağlamış olması olduğunu vurguladı. "Biz sorunu kişiselleştirmenin çok ötesinde toplumsallaştırmak zorundayız" dedi.
CHP'nin Cumhur İttifakı'nın yanında saf tuttuğu algısına da yanıt veren Kılıçdaroğlu, bu algıyı medyanın ve belli çevrelerin yarattığını söyledi. Cumhur İttifakı ile özel bir görüşmelerinin olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Mekke Anlaşması'na ilişkin kaygılarını dile getirdiklerini, Türkiye'nin Suudi Arabistan'a bu denli yakınlaşmasının arkasındaki hedefin kamuoyuyla paylaşılmadığını ifade etti. Husilerle savaşmak amacıyla Türkiye'nin askeri gücünün kullanılması ve karşılığında mali destek talep edilmesi ihtimalini ise "vahim bir olay" olarak nitelendirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Kılıçdaroğlu erken seçim konusunda ne düşünüyor?
Kılıçdaroğlu, erken seçimin olabileceği kanaatinde olmadığını açıkça belirtti. Terörü bitirme sürecinin önce sonlanması, ardından Türkiye'nin ekonomik ve siyasi açıdan istikrar kazanması gerektiğini vurguladı. Erken seçim gündeme gelirse CHP'nin buna karşı özel bir çaba harcamayacağını da söyledi.
Mansur Yavaş'ın CHP'den istifası Kılıçdaroğlu'nu üzdü mü?
Kılıçdaroğlu, Yavaş'ın istifasının kendisini üzdüğünü kabul etti. Yavaş'ın CHP bünyesinde iki dönem büyükşehir belediye başkanlığı yaptığını, şimdi bağımsız olarak görevini sürdürdüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, politikacıların her türlü sert eleştiriye katlanmak zorunda olduğunu ve eleştirinin bir kırılma noktasına dönüşmemesi gerektiğini savundu.
Ekrem İmamoğlu neden mahkûmiyet kesinleşmeden ihraç edilmedi?
Kılıçdaroğlu, mahkûmiyet kesinleşmeden bir kişiyi partiden atmayı doğru bulmadığını söyledi. Geçmişte CHP'li belediye başkanlarının ağır yargılamalar geçirdiğini, ihraç edilmediklerini ve sonunda beraat ettiklerini hatırlatarak önyargıyla hareket etmediklerini, mahkeme kararını beklediklerini belirtti.
Vahap Seçer hakkında iddianame var mı?
Kılıçdaroğlu, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer hakkında henüz iddianame çıkmadığını, diğer tutuklanan belediye başkanlarında ise iddianamenin çıktığını ifade etti. İddianame bulunmadığı için siyasi tutuklu nitelendirmesi yapamayacağını, ancak yalnızca CHP'li belediye başkanlarının tutuklanmasını her halükarda doğru bulmadığını vurguladı.
Kılıçdaroğlu, Halk TV'ye kayyım atanmasında kendi payı olduğu iddiasına nasıl yanıt verdi?
Kılıçdaroğlu, daha önce Halk TV'ye yönelik yaptığı eleştirinin kanalın kapatılmasına zemin hazırladığı iddiasını reddetti. Hazırlanan iddianamenin çok sayfalı olduğunu ve bunun üç günde hazırlanamayacağını belirterek kanalın sahibinin mal varlığı veya diğer konularda herhangi bir açıklama yapmadığını söyledi. Medya özgürlüğüne inandığını ve televizyon kanallarının kapatılmasını doğru bulmadığını da ekledi.