
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kanunun kabulünün ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşimi 27 Ekim Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
Düzenleme; Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda tasfiyesine karar verilen, ancak kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tasfiye işlemleri henüz tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor. Kanunla bu fonların tasfiye süreci, fon varlıklarından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması, oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesi ve yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı biçimde belirlendi. Kanunun yalnızca belirtilen fonlara özgü olduğu, diğer yatırım fonları için genel ya da sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmayacağı da açıkça ifade edildi.
Tasfiye SPK gözetiminde yürütülecek
Kanuna göre fonların tasfiyesi, SPK'nin gözetim ve denetimi altında, tasfiye işlemleriyle görevlendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek. SPK; tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespit edilmesini ve nakde çevrilmesini, değerleme yöntemlerini, fon pay sahiplerinin belirlenmesini, ara ve nihai ödemeleri, ödeme sıralamasını ve tasfiyeye ilişkin diğer uygulama esaslarını belirleme yetkisine sahip olacak.
Tasfiye işlemlerini yürüten kuruluşlar, yatırımcıların menfaatlerini, ilgili varlıkların piyasa koşullarını, fon portföylerinin yapısını, varlıkların korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak çıkarlarını gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni göstermekle yükümlü olacak. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının ya da tasfiye sürecini geciktirdiğinin SPK tarafından saptanması durumunda geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve geçici farklı fiyat marjı uygulaması gibi alternatif yöntemlere başvurulabilecek.
SPK, tasfiye işlemlerinden sorumlu kuruluşların talebi üzerine fon varlıklarının Borsa dışında satılmasına da onay verebilecek; bu satışlarda Kurulun yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerindeki kısıtlamalar uygulanmayacak. Öte yandan Borsa içinde veya dışında gerçekleştirilecek satışlarda fon varlıklarını satın alan yatırımcıların, söz konusu varlıkları belirli bir süre Borsa'da satmaları ya da satışa yol açacak işlemlerde bulunmaları engellenebilecek.
Kurumlar bilgi ve belgeleri gecikmeksizin paylaşacak
Merkezi Kayıt Kuruluşu AŞ (MKK), Takasbank, Borsa İstanbul AŞ, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye görevlisi kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları, diğer sermaye piyasası kurumları ile kamu kurum ve kuruluşları; düzenlemenin uygulanması için gereken bilgi ve belgeleri talep üzerine SPK'ye, Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) ve/veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) gecikmeksizin vermekle yükümlü kılındı. Bu kurum ve kuruluşlar, kendi mevzuatlarındaki gizlilik ve sır saklama hükümlerini gerekçe göstererek bilgi ve belge paylaşımından kaçınamayacak.
Fon pay sahipleri, tasfiye işlemlerinden sorumlu kuruluşlar tarafından MKK kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında belirlenecek. Kanunla, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) iletilen ancak fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar kapsamında payları bloke edilen yatırımcıların da tasfiye sürecine dahil edilmesi öngörüldü. Buna göre, 17 Eylül 2026 tarihinde ve öncesinde TEFAS'a iletilen bu nitelikteki talimatlar dolayısıyla TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı'nda katılma payı bulunan kişiler fon pay sahibi olarak tasfiye hükümlerinden yararlanabilecek.
Piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği ya da söz konusu fonlarla birlikte hareket ettiği Kurul tarafından belirlenen kişi ve kurumlara ise tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Net yatırım tutarı ve ara ödeme esasları
Fon malvarlığının nakde çevrilmesiyle elde edilen dağıtılabilir tutarın yatırımcıların toplam alacaklarını karşılamaya yetmemesi halinde, ödemelerde dikkate alınacak net yatırım tutarı MKK tarafından hesaplanacak. Hesaplamada yatırımcıların fona fiilen yaptıkları nakit girişleri ve fondan gerçekleştirdikleri nakit çıkışları esas alınacak; bu tutarlar tasfiye tarihine kadar TÜİK tarafından açıklanan TÜFE ile Yİ-ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması dikkate alınarak kıstelyevm yöntemiyle güncellenecek.
Fon pay sahiplerine, nihai ödemelerden mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutarı aşmayacak şekilde, 1 milyon lira veya üzerinde olanlara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere yapılacak ara ödeme, hesaplama tarihinden önceki gün sonu itibarıyla hesapta bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak. Dağıtılabilir nakdin yetersiz kalması durumunda SPK, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının yararlanmasını sağlamak amacıyla ödeme yöntemini belirleyebilecek; bu kapsamda net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcıdan başlanarak ödeme yapılmasına ya da tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verilebilecek.
Kanunla ayrıca, tasfiye tarihine kadar katılma paylarını fona iade ederek ödeme alan kişilerin elde ettikleri getirinin belirli koşulları aşan bölümünü Kurul tarafından ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edebilmesine imkân tanındı. Tasfiyeye konu fonların malvarlığında bulunan paylardan kazanç elde eden kişiler de bu kazançların belirlenen endeksleme tutarını aşan kısmını genel hisse iade hesabına gönüllü olarak yatırabilecek.
Zararların tahsilinde TMSF devreye girecek
Fon malvarlığından mevzuata aykırı şekilde ya da mevzuata şeklen uygun olsa bile fonun menfaatine yönelik gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın gerçekleştirilen işlemlerle aktarılan değerler hukuka aykırı çıkarılmış sayılacak. Kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlemlerle ilişkili taraflara, hâkim ortaklara ya da yöneticilere aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar da bu kapsama giriyor.
Oluşan zarardan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, fonun zarara uğratılmasında sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek. Görevden ayrılmış olmak, görev dönemindeki karar ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğu ortadan kaldırmayacak.
SPK, her bir fon için zarar tutarını belirleyerek sorumlu kişileri TMSF'ye bildirecek. TMSF, bu bildirimin ardından sorumluların malvarlıklarından tahsilat yapılması amacıyla Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemlerini başlatacak. Bu kapsamda açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
Elkonulan varlıklar geri kazanım sistemine dahil edilecek
Ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında elkonulan veya müsadere edilen malvarlığı değerlerinin, fonlarla hukuki ve ekonomik bağlantılarının bulunması halinde geri kazanım sistemine dahil edilmesi sağlanacak. Doğrudan fona iadesi mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları için cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından ilgili fona ya da geri kazanım hesabına iade kararı verilebilecek. Gayrimenkul gibi doğrudan devredilmesi mümkün olmayan varlıklar bakımından ise TMSF'nin kayyum olarak atanabilmesine imkân tanınacak; TMSF bu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazine'ye gelir kaydedilmeden ilgili yatırım fonuna aktarılmasına karar verilebilecek. Kanun kapsamında tahsil edilen veya iade edilen tutarlar TMSF nezdinde her fon için ayrı alt hesaplarda izlenecek; bu varlıklar TMSF'nin kendi malvarlığından bağımsız tutulacak ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ile fon pay sahiplerine ödeme amacıyla kullanılabilecek. Söz konusu tutarlar başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek, kamu alacakları dahil haczedilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz konulamayacak.
Kanunla ayrıca SPK ve YTM'nin düzenlemenin uygulanmasında gerekli görülen durumlarda dışarıdan hizmet alabilmesine de olanak tanındı. Bu çerçevede avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri dışarıdan temin edilebilecek. TMSF'nin görev alanına giren konularda SPK, düzenlemeleri yapmadan önce TMSF'nin görüşünü alacak.
Sıkça Sorulan Sorular
Kanun hangi yatırım fonlarını kapsıyor?
Kanun, SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda tasfiyesine karar verilen ancak kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla tasfiye işlemleri henüz tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor. Bu fonlar dışında kalan yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturulmayacak.
Yatırımcılara yapılacak ara ödeme ne kadar olacak?
Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara bu tutarı aşmayacak şekilde, net yatırım tutarı 1 milyon lira veya üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere ara ödeme, hesaplama tarihinden önceki gün sonu itibarıyla hesapta bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamayacak.
TEFAS'ta işlemi bloke olan yatırımcılar tasfiye sürecine dahil edilebilecek mi?
Evet. 17 Eylül 2026 tarihinde ve öncesinde TEFAS'a iletilen ancak fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlar dolayısıyla TEFAS İşlem Blokaj Alt Hesabı'nda katılma payı bulunan kişiler, fon pay sahibi olarak kanundaki tasfiye hükümlerinden yararlanabilecek.
Fon zararından kim sorumlu tutulacak?
Oluşan zarardan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi konumundaki portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın bu şirketten tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda, fonun zarara uğratılmasında sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.
Geri kazanım hesabındaki tutarlar başka amaçlarla kullanılabilir mi?
Hayır. Geri kazanım hesaplarında biriken tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine ödeme yapılması amacıyla kullanılabilecek. Bu tutarlar başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek, kamu alacakları dahil haczedilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz konulamayacak.