
Aynı anda birden fazla işyerinde çalışan ve her iki işyerinden de işsizlik sigortası primi ödenen kişilerin işsizlik ödeneğinin nasıl hesaplandığı tartışmaya açıldı. Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), somut bir başvuruyu inceleyerek mevcut hesaplama yönteminin sigortalı aleyhine sonuç doğurduğuna hükmetti ve İŞKUR'a tavsiye kararı iletti. Hürriyet yazarı Noyan Doğan, köşe yazısında bu gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.
Tavsiye kararının kapsamı nedir?
Noyan Doğan'ın aktardığı bilgilere göre söz konusu tavsiye kararı, tüm çalışanların işsizlik maaşını değil yalnızca belirli bir grubu kapsıyor. Odak noktası, aynı dönemde iki ayrı işyerinden sigorta primi bildirilen çalışanların ödenek hesabı. Doğan, kararın olası etkisini şöyle özetledi: "Bu karara göre, işsizlik maaşı eksik hesaplanıyor. İŞKUR, tavsiye kararını dikkate alırsa, işsizlik maaşı hesaplamasında değişikliğe gidilecek."
İşsizlik maaşı nasıl hesaplanıyor?
Noyan Doğan'ın verdiği bilgilere göre işsizlik maaşı, İŞKUR tarafından İşsizlik Sigortası Fonu'ndan ödeniyor. Kendi istek ve kusuru dışında işten çıkarılan bir çalışanın bu haktan yararlanabilmesi için işten ayrılmadan önceki son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olması ve son 120 gün boyunca sigortalı çalışmış olması gerekiyor.
Ödenek miktarı, sigortalının son dört aylık prime esas kazançları esas alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 40'ı üzerinden belirleniyor. Ancak bu tutarın aylık brüt asgari ücretin yüzde 80'ini aşması mümkün değil. İşsizlik maaşından yalnızca damga vergisi kesiliyor. Doğan'ın yazısında yer alan örneğe göre asgari ücretle çalışan birine işten çıkarılması halinde aylık 13 bin 111 lira işsizlik ödeneği ödeniyor.
Ödeme süresi ise son üç yılda biriktirilen prim gün sayısına bağlı olarak farklılık gösteriyor. 600 gün prim ödeyenler 180 gün yani 6 ay, 900 gün ödeyenler 240 gün yani 8 ay, 1.080 gün ödeyenler ise 300 gün yani 10 ay boyunca işsizlik maaşı alabiliyor.
Uyuşmazlık nasıl başladı?
Noyan Doğan'ın aktardığına göre olayın temelinde aynı anda iki şirkette çalışan ve her iki işyerinden de hem SGK primi hem işsizlik sigortası primi ödenen bir çalışanın işten çıkarılması yatıyor. Çalışan, işsizlik ödeneği almak için İŞKUR'a başvurdu ve kurum prime esas kazancı hesaplayarak ödeneği bağladı.
Ancak çalışan, ödeneğin hesaplandığı son dört aylık dönemde iki işyerinde eş zamanlı çalıştığını ve her iki işyerinden elde ettiği kazançlar üzerinden SGK'ya prim bildirildiğini öne sürdü. İŞKUR'un aritmetik ortalama yöntemiyle yaptığı hesaplamaya itiraz eden çalışan, maaşının yeniden hesaplanması talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurdu.
İŞKUR mevcut yöntemi savundu
Noyan Doğan'ın yazısında yer alan bilgilere göre İŞKUR, iki işyerinde eş zamanlı çalışanların prime esas kazançlarının doğrudan toplanarak hesaplama yapılmasına mevzuatın izin vermediğini savundu. Kuruma göre hesaplamada prim günleri ve kazançların toplamının 30 günlük karşılığı esas alınıyor. Uyuşmazlığın özü, iki ayrı işyerinden bildirilen kazançların işsizlik ödeneği hesabına nasıl yansıtılması gerektiği sorusunda düğümlendi.
KDK: Ortalama alma yöntemi sigortalı aleyhine sonuç doğuruyor
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek işsizlik sigortasının niteliğine ilişkin önemli bir değerlendirme yaptı. Noyan Doğan'ın aktardığı kararda işsizlik sigortası; kendi kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalıların işsiz kaldıkları dönemde uğradıkları gelir kaybını belirli süre ve ölçüde karşılayan zorunlu bir sigorta olarak tanımlandı. Kararda ayrıca işsizlik ödeneğinin karşılıksız bir sosyal yardım olmadığı, işsizlik riskine karşı oluşturulan zorunlu sosyal sigorta sisteminin bir parçası olduğu vurgulandı.
KDK, birden fazla işyerinden bildirilen ve işsizlik sigortası primine tabi tutulan kazançların ortalamasının alınmasının işsizlik maaşını sigortalı aleyhine azalttığı sonucuna vardı. Bu gerekçeyle kurum, aynı dönemde iki işyerinden bildirilen prime esas kazançların toplamlarının alınarak birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. İŞKUR'a, söz konusu çalışanın işsizlik maaşının bu doğrultuda yeniden hesaplanması tavsiye edildi; yeni hesaplama sonucunda ortaya çıkacak fark tutarının da çalışana ödenmesi istendi.
Sıkça Sorulan Sorular
KDK'nın tavsiye kararı tüm çalışanların işsizlik maaşını etkiler mi?
Hayır. Noyan Doğan'ın aktardığı bilgilere göre bu tavsiye kararı yalnızca aynı dönemde iki ayrı işyerinden sigorta primi bildirilen çalışanların ödenek hesabını kapsıyor; tüm çalışanların işsizlik maaşının değişeceği anlamına gelmiyor.
İŞKUR iki işyerinde çalışanların primlerini nasıl hesaplıyor?
İŞKUR, mevcut uygulamada prim günleri ve kazançların toplamının 30 günlük karşılığını esas alıyor. Kurum, iki işyerindeki kazançların doğrudan toplanarak hesaplama yapılmasına mevzuatın izin vermediğini savunuyor.
Kamu Denetçiliği Kurumu hangi gerekçeyle İŞKUR'a tavsiyede bulundu?
KDK, birden fazla işyerinden bildirilen kazançların ortalamasının alınmasının işsizlik maaşını sigortalı aleyhine azalttığını tespit etti. İşsizlik ödeneğinin bir sosyal sigorta unsuru olduğunu ve sigortalının gelir kaybının gözetilmesi gerektiğini vurgulayan kurum, kazançların toplanarak birlikte değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
İşsizlik maaşı almak için hangi koşullar aranıyor?
Noyan Doğan'ın aktardığı bilgilere göre kendi istek ve kusuru dışında işten çıkarılan bir çalışanın işsizlik ödeneğinden yararlanabilmesi için işten ayrılmadan önceki son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş ve son 120 gün boyunca sigortalı çalışmış olması gerekiyor.
İşsizlik maaşı ne kadar süre ödeniyor?
Ödeme süresi, son üç yılda biriktirilen prim gün sayısına göre değişiyor. 600 gün prim ödeyenler 180 gün (6 ay), 900 gün ödeyenler 240 gün (8 ay), 1.080 gün ödeyenler ise 300 gün (10 ay) boyunca işsizlik maaşı alabiliyor.