
Son yıllarda hızla yaygınlaşan ve sosyal medyada "mucize zayıflama iğnesi" olarak tanıtılan GLP-1 grubu ilaçlar, sağlık uzmanlarının gündeminde önemli bir yer tutmaya devam ediyor. Tip-2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan bu ilaçlar, hızlı kilo verme etkisi nedeniyle tıbbi gereklilik olmaksızın da kullanılmaya başlandı. Bu tablonun yarattığı sağlık risklerine dikkat çekmek amacıyla İstanbul Kongre Merkezi'nde Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği (PGED) tarafından düzenlenen Geleceğin E Hali 2026 Kongresi'nde zayıflama iğneleri ayrı bir oturumda ele alındı.
"Mucize ilaç" algısı denetimsiz kullanımın önünü açıyor
PGED Başkanı Eczacı Şule Dilek Yağcı Tüysüz, GLP-1 grubu ilaçların toplumda "mucize zayıflama iğnesi" olarak algılanmaya başlamasının ciddi bir sorun yarattığının altını çizdi. Bu algının, ilaçların reçetesiz ve denetimsiz yollardan temin edilmesine, sahte ürünlerin ise sosyal medya ve internet üzerinden satılmasına zemin hazırladığını vurgulayan Tüysüz, söz konusu ilaçların aslında bir güzellik ya da hızlı zayıflama ürünü olmadığını, hekim kontrolünde kullanılması gereken bir tedavi aracı olduğunu açıkça ifade etti.
Kongreye katılan eczacılar da bu ilaçların kullanımında yaşanan ve yaşanabilecek sorunlara dikkat çekerek, reçetesiz erişimin önüne geçilmesi gerektiği mesajını iletti.
Hekim önerisi olmadan kullanımda hangi riskler var?
Tüysüz, GLP-1 grubu ilaçların hekim önerisi olmadan kullanıldığında karşılaşılabilecek sağlık sorunlarını tek tek sıraladı. Bulantı, kusma ve ishal gibi gastrointestinal belirtilerin yanı sıra pankreatit, safra kesesi sorunları ve mide boşalmasında yavaşlama yani halk arasında "mide felci" olarak da bilinen durum bu riskler arasında yer alıyor.
Bunların yanı sıra kilo kaybı sürecinde ilacın bırakılmasıyla birlikte kilonun geri alınması da sık görülen bir durum olarak öne çıkıyor. Kas kaybı, beslenme yetersizliği ve ilacın yanlış dozlanması ise bu tabloyu daha da ağırlaştıran etkenler olarak değerlendiriliyor.
"Düğünüm var, tatile gidiyorum" diyenler de kullanıyor
Tüysüz, dünyada ve Türkiye'de artık pek çok insanın tıbbi bir gereklilik olmaksızın, "bir beden zayıflayayım", "düğünüm var" veya "tatile gidiyorum" gibi gerekçelerle bu ilaçlara başvurduğuna dikkat çekti. Bu kullanıcıların ilaç sayesinde hızla kilo verdiklerini ancak bir ya da iki beden küçüldükten sonra ilacı bıraktıklarında kilonun çok hızlı bir şekilde geri döndüğünü belirtti.
"İnsanların ihtiyacı olmadığı halde bu ürünleri kullanmaya başladığını ve çok hızlı kilo verdiklerini görüyoruz. Ama bir iki beden küçülüp ilacı bıraktıklarında geri dönüş çok çok hızlı oluyor" diyen Tüysüz, bu nedenle ilacın doğru kullanımının kritik önem taşıdığını vurguladı. Doktor kontrolünde başlanan bu ilacın yine doktor kontrolünde ve kademeli biçimde bırakılması gerektiğini de ekledi.
Reçetesiz satış ve eczacıdan gizli temin ciddi risk
Tüysüz, reçetesiz satış ya da eczacıdan gizli biçimde temin edilmek istenen her ürünün hastayı doğrudan risk altına soktuğunu söyledi. Eczacının bu süreçte yalnızca ilaç veren bir kişi olmadığını; ilacın doğru saklanmasından kaleme kullanımına, yan etkilerin tanınmasından beslenme ve yaşam tarzı önerilerine kadar pek çok konuda rehberlik eden bir sağlık profesyoneli olduğunu hatırlattı.
"Reçetesiz satış ya da 'eczacıdan gizli' temin edilmek istenen her ürün, hastayı risk altında bırakıyor. Eczacı; ilacın doğru saklanmasından kalemin kullanımına, yan etkilerin tanınmasından beslenme ve yaşam tarzı önerilerine kadar süreci yakından takip eden sağlık profesyoneli olarak devrede" ifadelerini kullanan Tüysüz, eczacının süreçteki rolünün göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Yanlış kullanım karaciğer, pankreas ve kas sağlığını tehdit ediyor
Tüysüz'ün dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise ilacın kısa aralıklarla kullanılıp bırakılmasının yarattığı kümülatif zarar. Kısa sürede ilacı kullanıp bırakmak ve ardından yeniden başlamak; karaciğeri ve pankrası yoruyor, kas kaybına yol açıyor ve zamanla tolerans gelişimine neden oluyor. Bu durumda hasta ilacı tekrar kullandığında ilaç yetersiz hale gelebiliyor.
Tüysüz ayrıca ilacın doğru kullanılmaması halinde vücudun yağdan değil kastan zayıflayabileceğini ve bunun metabolik hastalıkların ilerlemesine zemin hazırlayabileceğini de vurgulayarak uyarılarını tamamladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Zayıflama iğneleri hangi hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilmiştir?
Kaynak içeriğe göre GLP-1 grubu zayıflama iğneleri, tip-2 diyabet ve obezite tedavisinde kullanılmak üzere geliştirilmiş ilaçlardır. Hızlı kilo verme etkisi nedeniyle sonradan "mucize zayıflama iğnesi" olarak anılmaya başlanmıştır.
Hekim önerisi olmadan kullanıldığında hangi yan etkiler görülebilir?
PGED Başkanı Eczacı Şule Dilek Yağcı Tüysüz'ün aktardığına göre hekim önerisi olmaksızın kullanıldığında bulantı, kusma ve ishal gibi belirtilerin yanı sıra pankreatit, safra kesesi sorunları ve mide boşalmasında yavaşlama (mide felci) gibi ciddi sağlık riskleriyle karşılaşılabilmektedir. Kas kaybı ve beslenme yetersizliği de bu tabloya eşlik edebilmektedir.
İlacı bıraktıktan sonra kilo geri alınır mı?
Evet, kaynakta bu durum özellikle vurgulanmaktadır. Tüysüz, kilo kaybı sürecinde ilacın bırakılmasıyla birlikte kilonun çok hızlı biçimde geri alındığını belirterek bu nedenle ilacın doktor kontrolünde kademeli olarak bırakılması gerektiğini ifade etmiştir.
İlacı kullanıp bırakmak ve tekrar başlamak ne gibi sorunlara yol açar?
Tüysüz'e göre kısa sürede ilacı kullanıp bırakmak ve ardından yeniden başlamak; karaciğeri ve pankrası yorar, kas kaybına neden olur ve tolerans gelişimine yol açar. Bu durumda hasta ilacı yeniden kullandığında ilaç yetersiz hale gelebilir.
Eczacının bu ilaçların kullanım sürecindeki rolü nedir?
Tüysüz, eczacının bu süreçte ilacın doğru saklanmasından kalemin kullanımına, yan etkilerin tanınmasından beslenme ve yaşam tarzı önerilerine kadar pek çok konuda rehberlik eden bir sağlık profesyoneli olduğunu belirtmiştir. Reçetesiz ya da eczacıdan gizli temin edilen her ürünün hastayı risk altında bıraktığının da altını çizmiştir.