
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nın açılış oturumunda kapsamlı bir konuşma yaptı. Fidan, küresel güvenlik ortamının giderek daha kırılgan bir hal aldığını vurgulayarak arabuluculuk çalışmalarının bu ortamda her zamankinden daha kritik bir işlev üstlendiğini belirtti. İstanbul'un tarihsel süreç içinde diyalog ve diplomasiye ev sahipliği yapan bir kent olduğunu hatırlatan Fidan, kentin farklılıklar arasında köprü kurma kapasitesini ve sorunlara çözüm üretme geleneğini ön plana çıkardı.
Konferansın ortaklıklar kurmak, barışın unsurlarını ortaya çıkarmak ve kalıcı çözümler geliştirmek amacıyla katılımcıları bir araya getirdiğini kaydeden Fidan, uluslararası toplumun bugün silahlı çatışmaların somut gerçekliğiyle yüz yüze olduğunu söyledi. Ülkelerin ve bölgelerin uzun yıllar boyunca barışı adeta garantilenmiş bir olgu olarak değerlendirdiğini, ancak mevcut tablonun bu algıyı köklü biçimde sarstığını ifade etti.
Uluslararası Sisteme Güven Sarsıldı
Bakan Fidan, arabuluculuk süreçlerinin işlevselliğinin karşılıklı güvene dayandığını vurgulayarak bu güvenin küresel ölçekte ciddi biçimde zedelendiğini dile getirdi. İsrail kuvvetlerinin ateşkesi her gün ihlal etmesinin uluslararası sisteme duyulan güveni aşındırdığını belirten Fidan, "Gazze'de ve Batı Şeria'da yaşananlar bunun açık bir örneğidir. Arabuluculuk çalışmalarımız karşılıklı güvene bağlı" dedi.
Fidan, her çatışmanın kendine özgü bir tarihe, aktörlere ve dinamiklere dayandığını, bu nedenle bölgesel dinamiklerin bir çatışmayı anlamlandırmak açısından belirleyici olduğunu söyledi. Krizlerin kurumların yanıt verme kapasitesinden çok daha hızlı ilerlediğini de vurgulayan Fidan, "İstikrar ithal edilebilecek bir kavram değildir; kalıcı çözümler dışarıdan empoze edilemez" diye konuştu.
Mekke İttifakı ve Balkan Barış Platformu Örnek Gösterildi
Bölgesel sahiplik ilkesinin pratikte nasıl işleyebileceğini örneklendiren Fidan, Mekke Savunma İttifakı ile Balkan Barış Platformu'na dikkat çekti. Fidan'a göre bu iki yapı, bölgesel dinamiklerin çatışmaların çözümünde nasıl belirleyici bir rol oynayabileceğini somut biçimde ortaya koymaktadır. Mekke İttifakı'nın bölgesel güvenliği, barışı ve refahı koruma amacıyla kurulduğunu ve bu kuruluşun bölgesel sahiplik duygusuyla hayata geçirildiğini vurgulayan Fidan, istikrarın ancak bölge içinden gelen bir irade ve sorumlulukla sürdürülebilir olduğunu savundu.
Konuşmasında Filistin meselesine de değinen Fidan, Filistin'deki soykırımın sürdüğünü ve bu durumun cezasızlıkla karşılandığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve İran Meselesi
Fidan, bölgedeki gerilimin deniz yolları üzerindeki yansımalarına da değindi. "Masanın etrafındaki bütün ülkeler savaşın daha fazla yaygınlaşmasını istemiyor. Hürmüz Boğazı bir an önce açılmalı, savaşın yayılması engellenmelidir" diyen Fidan, İran'a yönelik olası bir askeri müdahalenin hiçbir şekilde çözüm olmadığını ve bunun kimse tarafından onaylanmadığını vurguladı.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Karadeniz Güvenliği
Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğü Karadeniz bölgesindeki duruma da değinen Fidan, bu konudaki Türkiye'nin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. "Ya savaş dursun; durmuyorsa enerji ve tahıl konusunda taraflarca bir istisna getirilsin" diyen Fidan, insani ve ekonomik sonuçlar açısından kritik öneme sahip bu iki alanda tarafların uzlaşı zemini araması gerektiğini belirtti.
Libya'da Kalıcı Çözüme Yakın
Konuşmasının Libya bölümünde Fidan, 2019 yılında imzalanan mutabakat zaptına ilişkin son gelişmelere değindi. "7 yıldır hukuken yürürlükte olan bir anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmesinin siyasi gürültüye dönüştürülmesini yadırgıyoruz" diyen Fidan, Yunanistan'ın Avrupa Birliği nezdindeki girişimlerinin de farkında olduklarını ancak bu girişimlerin anlaşılabilir olmadığını söyledi.
Fidan, söz konusu anlaşmanın Mısır ile de görüşüldüğünü ve bu sürecin oldukça yapıcı bir noktada ilerlediğini aktardı. Libya'nın doğusu ile batısı arasındaki birleşme için gerekli olgunluğa erişildiğini belirten Fidan, "İnşallah yakında Türkiye olarak çok iyi bir haber vereceğiz" dedi.
İsrail Seçimlerinde Türkiye'nin Kullanılması Reddedildi
Fidan, İsrail'deki seçim sürecinde Türkiye'nin bazı siyasi çevrelerce hedef gösterilmesine de tepki gösterdi. "Seçimlere giderken İsrail'de yapılan retoriklerde Türkiye'nin kullanılması meselesini kategorik olarak reddediyoruz. Türkiye'yi yerip şeytanlaştırarak siyasal radikal partilerin tabanından oy toplamayı ucuz bir siyasi hamle olarak görüyoruz" diye konuştu.
Sıkça Sorulan Sorular
Mekke Savunma İttifakı hangi amaçla kuruldu?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın açıklamalarına göre Mekke Savunma İttifakı, bölgesel güvenliği, barışı ve refahı korumak amacıyla kurulmuştur. Fidan, ittifakın kuruluşunun bölgesel sahiplik duygusuyla gerçekleştiğini vurguladı.
Fidan, Hürmüz Boğazı konusunda ne söyledi?
Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'nın bir an önce açılması gerektiğini ve savaşın yayılmasının engellenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca İran'a yapılacak askeri müdahalenin hiçbir şekilde çözüm olmadığını ve kimse tarafından onaylanmadığını ifade etti.
Türkiye'nin Libya politikasında son durum nedir?
Fidan, Libya ile mutabakat zaptının 2019'da imzalandığını ve 7 yıldır hukuken yürürlükte olduğunu belirtti. Anlaşmanın Mısır ile de görüşüldüğünü, yapıcı bir sürecin yürütüldüğünü ve Libya'nın doğusu ile batısının birleşmesi için uygun zamanın geldiğini söyleyen Fidan, yakında iyi bir haber verileceğini açıkladı.
Fidan, Rusya-Ukrayna savaşı hakkında ne dedi?
Dışişleri Bakanı Fidan, savaşın durması gerektiğini, durmuyorsa taraflarca enerji ve tahıl konusunda bir istisna getirilmesi gerektiğini söyledi.
Fidan, İsrail'deki seçim sürecinde Türkiye'ye yönelik söylemlere nasıl yanıt verdi?
Fidan, İsrail'deki seçim sürecinde bazı siyasi çevrelerin Türkiye'yi hedef alan söylemlere başvurmasını kategorik olarak reddettiklerini belirtti. Bu tutumu, radikal partilerin kendi tabanlarından oy toplama amacıyla başvurduğu ucuz bir siyasi hamle olarak nitelendirdi.