
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bir araç sahibinin Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi'ndeki (SİSBİS) hatalı kaza kaydının silinmesini talep ettiği davada önemli bir içtihat kararı verdi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil, tüketici mahkemesi olduğu hüküm altına alındı.
Dava Nasıl Başladı?
Olayın arka planına bakıldığında, bir araç sahibinin 2019 yılında kendi adına kayıtlı aracın 2010'da bir trafik kazasına karıştığına dair kaza tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu bilginin SİSBİS'e işlendiğini fark ettiği görülmektedir. Araç sahibi, söz konusu kazaya karışmadığını öne sürerek kaydın silinmesi amacıyla ilgili sigorta şirketine birden fazla kez başvuruda bulundu. Ancak talebi karşılık bulmayınca İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açtı.
Yerel Mahkeme Kaydın Silinmesine Hükmetti
Davayı inceleyen yerel mahkeme, araç sahibi lehine karar verdi. Mahkeme kararında çeşitli gerekçelere dayanıldı: Kaza tespit tutanağında araç sahibinin imzasının bulunmaması, tutanakta sürücü olarak başka bir kişinin adının yer alması, aracın kazalı fotoğrafının tutanakta bulunmaması ve teyide muhtaç çeşitli hususların varlığı bu gerekçelerin başında geliyordu. Tüm bu tespitler ışığında yerel mahkeme davanın kabulüne ve SİSBİS kaydının silinmesine karar verdi.
Adalet Bakanlığı Kanun Yararına Bozma İstedi
Yerel mahkeme kararı kesinleştikten sonra süreç farklı bir boyut kazandı. Adalet Bakanlığı, verilen kararın esasına değil görevli mahkeme meselesine ilişkin hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulundu. Bu başvuru üzerine dava Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin önüne taşındı.
Yargıtay'ın Gerekçesi: Tüketici Mahkemesi Görevlidir
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesinin ardından yerel mahkeme kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu. Dairenin kararında hukuki çerçeve ayrıntılı biçimde ortaya konuldu.
Kararda, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca davalı sigorta şirketinin hizmet sağlayıcı, davacı araç sahibinin ise tüketici konumunda olduğu vurgulandı. Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda sigorta hukukuna dair düzenlemelerin yer aldığı hatırlatıldı; ancak bu durumun tek başına yeterli olmadığı belirtildi.
Kararda ayrıca 6502 sayılı Kanun'un ilgili hükmüne özellikle dikkat çekildi. Bu hükme göre, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." Daire, bu düzenleme çerçevesinde dava konusu olayda Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanamayacağına hükmetti.
Kararın sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi: "Açıklanan nedenlerle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesi gereğince işbu davaya bakma görevi tüketici mahkemesine aittir."
Kararın Önemi
Yargıtay'ın bu kararı, sigorta şirketlerine karşı açılacak davalarda hangi mahkemenin görevli olduğu konusunda belirleyici bir içtihat niteliği taşımaktadır. Kararın kanun yararına bozma niteliğinde olması, alt mahkemelere yol gösterici bir işlev üstlenmesi bakımından da ayrıca önem taşımaktadır. Sigorta şirketinin hizmet sağlayıcı, bireyin ise tüketici sayıldığı bu tür uyuşmazlıklarda artık tüketici mahkemelerinin görevli olduğu Yargıtay kararıyla netlik kazanmış bulunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
SİSBİS nedir ve bu sistemdeki kayıtlar neden önem taşır?
SİSBİS, Sigorta Suistimalleri Bilgi Paylaşım Sistemi'nin kısaltmasıdır. Davaya konu olayda, bir araç sahibinin aracına ait kaza bilgisinin bu sisteme işlendiği ve araç sahibinin bunu 2019 yılında fark ettiği görülmektedir. Sistemdeki kayıtların sigorta süreçlerini doğrudan etkileyebildiği anlaşılmaktadır.
Yerel mahkeme SİSBİS kaydının silinmesine neden karar verdi?
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi; kaza tespit tutanağında araç sahibinin imzasının bulunmaması, tutanakta sürücü olarak başka birinin adının yer alması, aracın kazalı fotoğrafının bulunmaması ve teyide muhtaç durumların varlığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve SİSBİS kaydının silinmesine hükmetti.
Adalet Bakanlığı neden kanun yararına bozma isteminde bulundu?
Adalet Bakanlığı, yerel mahkeme kararının esasına ilişkin değil, davaya bakan mahkemenin görev alanına ilişkin hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulundu. Bakanlığa göre dava, asliye ticaret mahkemesinde değil tüketici mahkemesinde görülmeliydi.
Yargıtay hangi kanun maddesine dayanarak tüketici mahkemesinin görevli olduğuna hükmetti?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesine dayanarak bu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğuna hükmetti. Kararda ayrıca aynı kanunun, ilgili başka kanunlarda düzenleme bulunmasının tüketici mahkemesinin görevini ortadan kaldırmayacağını açıkça düzenlediği vurgulandı.
Kanun yararına bozma kararı, dava sonucunu değiştirir mi?
Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere bozma işlemi "sonuca etkili olmamak üzere" yapılmıştır. Bu durum, yerel mahkemenin SİSBİS kaydının silinmesine ilişkin verdiği kararın değişmediği anlamına gelmektedir. Bozma yalnızca görevli mahkemenin tespitine yönelik bir içtihat kararı niteliği taşımaktadır.