
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde İstanbul'da iki ayrı kritik toplantı gerçekleştirildi. Bölgesel Dörtlü olarak da bilinen R4 formatı kapsamında Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları bir araya gelirken, ardından Avrupa Üçlüsü E3'ü oluşturan İngiltere, Almanya ve Fransa dışişleri bakanlarıyla ortak görüşme yapıldı. Bu ülkelerin R4+E3 formatında ilk kez bir arada toplanması, Türkiye'nin inisiyatifiyle hayata geçti.
Kimler Katıldı?
Toplantılara Almanya Dışişleri Bakanı Johann David Wadephul, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishaq Dar ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan katıldı. Bunların yanı sıra İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de görüşmelerde yer aldı. Bakan Fidan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu buluşma, hem Avrupalı hem de başlıca İslam ülkelerini aynı masada bir araya getirmesi bakımından dikkat çekici bir format olarak öne çıktı.
Gündemin Odağında İki Savaş Alanı
Bakan Fidan, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında görüşmelerin içeriğine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Fidan'ın aktardığına göre, bugünkü toplantı bölgesel dörtlünün 7. toplantısıydı. Gündemin başında ise iki kritik savaş alanı geldi.
Fidan, bu iki başlığı şöyle özetledi: Körfez'deki çatışma nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı ve Babü'l-Mendeb ile zaman zaman gemilerin hedef alındığı bu su yollarındaki durum; öte yandan Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğinin neredeyse tamamen ortadan kalkmış olması. Fidan'a göre bu iki sorun, dünyanın enerji ihtiyacını, gıda ihtiyacını ve serbest ticaret rejimini derinden etkiliyor. Coğrafi ayrım gözetmeksizin tüm hükümetlere vatandaşları, piyasaları ve finansman kanalları üzerinden ciddi bir baskı ve yük bindiriyor.
Masaya Yatırılan Konular: Ukrayna'dan İsrail'e Geniş Bir Yelpaze
Görüşmelerde yalnızca deniz güvenliği değil, çok daha geniş bir çatışma coğrafyası ele alındı. Bakan Fidan'ın aktarımına göre Ukrayna'daki savaş, İran meselesi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ve İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı potansiyel rolü de müzakerelerin gündemine girdi. Bölgenin ötesindeki diğer sorunlu konular da görüşmelerde yer buldu.
Fidan, tüm bu başlıkların ayrıntılı biçimde masaya yatırıldığını ve sorumlu devletlerin bu sorunlara mümkün olduğunca barışçıl çözümler araması gerektiğini vurguladı.
İran'a Yönelik Olası Saldırıya Ortak Karşı Duruş
Toplantıda öne çıkan en kritik mesajlardan biri İran'a ilişkindi. Bakan Fidan, masanın etrafındaki tüm ülkelerin savaşın daha da yaygınlaşmasını istemediğini belirterek şu tespiti paylaştı: Hem Körfez'deki hem de Ukrayna'daki savaşın bir an önce sona ermesi ve ateşkes sağlanması konusunda tüm taraflar aynı görüşte. Diplomasinin ve diyaloğun tek yol olduğu konusunda da tam bir fikir birliği var.
Fidan özellikle şu noktanın altını çizdi: İran'a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının bölgedeki çatışmayı tekrar alevlendireceği konusunda tüm katılımcı ülkeler hemfikir. Bu çerçevede diyalog ve diplomasinin tercih edilmesinin en doğru yol olduğu konusunda mutabakat sağlandı. Fidan, bu mesajın tüm taraflara aynı şekilde iletilmesi kararının alındığını da açıkladı.
Arabuluculuk Konferansı'nda Diyalog Vurgusu
Bakan Fidan, İstanbul'daki yoğun diplomasi trafiğinin bir parçası olarak 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda da söz aldı. Uluslararası katılımcılara seslenen Fidan, arabuluculuğun temel ilkesini şu sözlerle özetledi: "Bir anlaşmazlığı eğer ilgili taraflarla görüşemezseniz çözemezsiniz. Dolayısıyla süreç angajmanla başlıyor. Kanalların mutlaka açık olması gerekiyor ve diyaloğun da bu konuda yavaş bile olsa, kırılgan bile olsa devam etmesi gerekiyor."
Fidan bu yaklaşımı somutlaştırmak için Türkiye'nin daha önce üstlendiği arabuluculuk rollerine atıfta bulundu: Rusya-Ukrayna arasındaki görüşmeler, Karadeniz Tahıl Anlaşması ve Somali ile Etiyopya arasındaki Ankara süreci. Bu örneklerin, sürdürülebilir arabuluculuğun müzakereyi canlı tutmak açısından ne denli önemli olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
Sıkça Sorulan Sorular
R4+E3 toplantısı nedir ve neden önemlidir?
R4+E3, Bölgesel Dörtlü (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ile Avrupa Üçlüsü'nün (İngiltere, Almanya, Fransa) bir arada toplandığı diplomasi formatıdır. Bu ülkelerin söz konusu formatta ilk kez bir araya gelmesi, Türkiye'nin inisiyatifiyle gerçekleşti ve hem Avrupalı hem de başlıca İslam ülkelerini aynı masada buluşturması bakımından önem taşıdı.
İstanbul toplantısında hangi konular ele alındı?
Toplantıda Hürmüz Boğazı ve Babü'l-Mendeb'deki deniz güvenliği, Karadeniz'deki seyrüsefer sorunları, Ukrayna'daki savaş, İran meselesi, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ve İsrail'in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı potansiyel rolü ele alınan başlıca konular arasında yer aldı.
Toplantıya katılan dışişleri bakanları kimlerdir?
Toplantıya Türkiye'den Hakan Fidan (ev sahibi), Almanya'dan Johann David Wadephul, İngiltere'den Ed Miliband, Fransa'dan Jean-Noel Barrot, Mısır'dan Bedir Abdulati, Pakistan'dan Muhammad Ishaq Dar, Suudi Arabistan'dan Faysal bin Ferhan ve İtalya'dan Antonio Tajani katıldı.
İran'a yönelik olası saldırı konusunda ne tür bir mutabakat sağlandı?
Bakan Fidan'ın aktardığına göre, toplantıya katılan tüm ülkeler İran'a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının bölgedeki çatışmayı tekrar yaygınlaştıracağı konusunda hemfikir oldu. Tüm taraflar diyalog ve diplomasinin tercih edilmesi gerektiği yönünde mutabık kaldı ve bu mesajın ilgili tüm taraflara iletilmesi kararı alındı.
Bakan Fidan İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda ne söyledi?
Fidan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda bir anlaşmazlığın ilgili taraflarla görüşülmeden çözülemeyeceğini belirterek sürecin angajmanla başladığını, kanalların açık tutulması ve diyaloğun yavaş ya da kırılgan da olsa sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Anlaşması ve Ankara süreci gibi deneyimlerini sürdürülebilir arabuluculuğun somut örnekleri olarak aktardı.