
Mısır Temsilciler Meclisi, Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi'nin Suudi Arabistan'a askeri destek sağlamak amacıyla gerekli eylem ve tedbirleri alma yetkisi verilmesi yönündeki talebini üçte iki çoğunlukla kabul etti. Özel haber sitesi Youm7'nin 26 Ekim'de aktardığına göre karar, Sisi'nin talebinin oylanması için toplanan üçüncü kapalı oturumda alındı.
Üç Oturumluk Süreç
Kararın çıktığı üçüncü kapalı oturumdan önce parlamentoda 18 ve 19 Ekim tarihlerinde iki toplantı daha gerçekleştirilmişti. Bu toplantılardaki kapsamlı görüşmelerin ardından siyasi partilerin ve parlamentodaki koalisyonların büyük çoğunluğu talep edilen yetkinin verilmesine destek verdi. Nihai oturumda ise yerleşik usullere uygun olarak üyelerin isimleri tek tek okunarak oylama yapıldı.
Ulusal Savunma Konseyi'nin Taahhüdü
Oylama sürecinden önce, Sisi başkanlığındaki Ulusal Savunma Konseyi 18 Ekim'de önemli bir karar almıştı. Konsey, Suudi Arabistan'ın güvenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü, kaynaklarını ve İslam dünyası için kutsal sayılan mekânlarını korumaya yardımcı olmak amacıyla ülkeye "gerekli ve mümkün olan her türlü desteği" sağlama taahhüdünde bulundu. Konsey aynı zamanda Mısır'ın Suudi Arabistan ile "tam bir dayanışma" içinde olduğunu da vurguladı. Açıklamada Suudi Arabistan'ın ulusal güvenliğinin Mısır'ın ve genel olarak Arap dünyasının ulusal güvenliğinden ayrı düşünülemeyeceği ifade edildi.
Anayasal Çerçeve
Mısır anayasasına göre, Mısır birliklerinin yurtdışında muharebe görevlerinde konuşlandırılabilmesi için iki koşulun birlikte sağlanması gerekiyor: Ulusal Savunma Konseyi'ne danışılması ve parlamentoda üçte iki çoğunluğun onayının alınması. Gerçekleştirilen oylama bu anayasal zorunluluğu karşılamak amacıyla yapıldı.
Mısır'ın Bölgedeki Tutumu ve Geçmişi
Mısır, bugüne kadar İran'ın ve İran destekli unsurların Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını sık sık kınamış; ancak doğrudan çatışmalara girmemişti. Ülke, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasında ağustos ayında imzalanan Mekke Paktı'na da taraf olmadı. Reuters haber ajansına göre Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, ekim ayında yaptığı açıklamada Mısır'ın söz konusu pakta katılımının "ciddi bir şekilde değerlendirilmeye" devam ettiğini söyledi.
Arap dünyasının en kalabalık ülkesi ve bölgenin en büyük ordularından birine sahip olan Mısır, Mart 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona katılmıştı. O dönemde Mısır, Kızıldeniz'deki deniz yollarını güvence altına almak için savaş gemileri göndermiş ve hava desteği sağlama taahhüdünde bulunmuştu. Yaklaşık 800 kişilik kara birliğini de bölgeye sevk etmişti; ancak bu birlikler çatışmalarda sınırlı bir rol oynamıştı.
Daha geride bakıldığında, Mısır'ın 1960'larda Yemen'de maliyeti yüksek bir askeri müdahalede bulunduğu görülüyor. 1991 Körfez Savaşı'ndan bu yana ise ülke yurtdışında büyük ölçekli bir kara gücü konuşlandırmadı.
Sıkça Sorulan Sorular
Mısır Temsilciler Meclisi kararı hangi çoğunlukla aldı?
Karar, Mısır Temsilciler Meclisi'nde üçte iki çoğunlukla onaylandı.
Oylama kaç oturumda tamamlandı ve bu oturumlar ne zaman yapıldı?
Süreç toplamda üç oturumda tamamlandı. İlk iki toplantı 18 ve 19 Ekim tarihlerinde gerçekleştirildi; nihai karar ise üçüncü kapalı oturumda alındı ve Youm7 tarafından 26 Ekim'de duyuruldu.
Ulusal Savunma Konseyi bu süreçte ne zaman ve ne kararı aldı?
Ulusal Savunma Konseyi 18 Ekim'de toplandı ve Suudi Arabistan'ın güvenliğini, istikrarını, toprak bütünlüğünü, kaynaklarını ve İslam dünyası için kutsal mekânlarını korumaya yardımcı olmak amacıyla ülkeye "gerekli ve mümkün olan her türlü desteği" sağlama taahhüdünde bulundu.
Mısır anayasası yurt dışına asker gönderilmesi için hangi koşulları öngörüyor?
Mısır anayasasına göre birliklerin yurt dışında muharebe görevinde konuşlandırılabilmesi için Ulusal Savunma Konseyi'ne danışılması ve parlamentoda üçte iki çoğunluğun onayının alınması zorunlu.
Mısır daha önce Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona katılmış mıydı?
Evet. Mısır Mart 2015'te Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona katılmış; Kızıldeniz'deki deniz yollarını güvence altına almak için savaş gemileri göndermiş, hava desteği taahhüdünde bulunmuş ve yaklaşık 800 kişilik kara birliği sevk etmişti. Ancak bu birlikler çatışmalarda sınırlı bir rol oynamıştı.