
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke İttifakı Anlaşması'nın onaylanması için hazırlanan kanun teklifi, 27 Ekim'de TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un Çarşamba günü komisyona sevk ettiği teklifin ardından anlaşma, onay sürecinin son aşaması olan TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye hazır hale geldi. Anayasa gereği uluslararası anlaşmaların yürürlüğe girebilmesi için Genel Kurul onayı zorunlu.
Anlaşma nasıl imzalandı?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman, 7 Ağustos'ta Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı. Türkiye, bu anlaşma kapsamında Riyad yönetimine sağlanacak askeri desteğin kapsamını ve yasal çerçevesini değerlendiriyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın kapsamına ilişkin tartışmalar üzerine daha önce yaptığı açıklamada, "Türkiye başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 13 Ekim'de Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
Meclis onayının ardından ne olacak?
Reuters haber ajansına konuşan, isminin açıklanmasını istemeyen AKP'li bir yetkili, anlaşmanın Meclis'te onaylanmasının ardından Suudi Arabistan'a askeri personel konuşlandırılmasına olanak tanıyan bir tezkereyi parlamentoya sunacaklarını söyledi. Aynı yetkili, Türk birliklerinin taarruz operasyonlarında yer almayacağını vurgulayarak başlangıç aşamasında hava savunma ve elektronik harp teknolojileri konusunda destek sağlamak üzere teknik personel ve uzmanların gönderileceğini belirtti.
Milli Savunma Bakanlığı da daha önce yaptığı açıklamada, anlaşma çerçevesinde verilebilecek askeri destek seçeneklerinin Meclis onayı ve anayasal süreçlerin tamamlanmasının ardından sahadaki ihtiyaçlara göre belirleneceğini duyurmuştu.
16 maddelik anlaşma neleri kapsıyor?
BBC Türkçe'nin ulaştığı metne göre 16 maddelik anlaşma, üç ülkeyi "çekirdek taraflar" olarak tanımlıyor ve aralarında NATO benzeri bir karşılıklı savunma ile güvenlik işbirliği mekanizması kurulmasını öngörüyor.
Anlaşmanın 1. maddesi, taraflardan herhangi birinin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin veya uluslararası alanda tanınan sınırlarının tehdit altına girmesi durumunda tüm tarafların "gerekli tüm yöntemleri kullanacağını" hükme bağlıyor. 2. madde ise "taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini" ve saldırıya uğrayan tarafın yanında diğerlerinin "karşılıklı yardım imkanlarının tamamını" kullanarak derhal harekete geçeceğini düzenliyor.
Savunma sanayii alanında da kapsamlı bir çerçeve çiziliyor: 3. ve 7. maddeler teknoloji transferi, ortak Ar-Ge projeleri ve ortak üretimi kapsıyor. 6. madde ortak tatbikatlar, personel değişimi ve birlikte çalışabilirlik faaliyetlerini güvence altına alıyor. Terörle mücadele başlığı altında ise 4. ve 5. maddeler, tarafların uluslararası güvenlik konularında düzenli istişare yapacağını ve "terörizmin tüm türlerine karşı operasyonel düzeyde işbirliğini artıracağını" belirtiyor.
- madde istihbarat ve güvenlik bilgisi paylaşımının önünü açarken, 10. madde savaş, barış veya olağanüstü durumlarda silah, mühimmat, yakıt, yedek parça ve diğer askeri teçhizat desteği sağlanmasını öngörüyor.
Kurumsal yapı ve üyelik koşulları
Anlaşmanın 8. maddesi, Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulmasını hükme bağlıyor. Bu komitenin merkezi Suudi Arabistan'da olacak bir sekretarya tarafından destekleneceği ve ilk genel sekreterin Pakistanlı olacağı belirtiliyor. Komite anlaşmanın uygulanmasını yönetecek ve yeni üyelerin katılımını değerlendirecek.
Anlaşma metninde ayrıca "tarafların daha önce akdetmiş oldukları uluslararası anlaşmalardan doğan hak ve yükümlülüklere halel getirilmeyeceği" vurgulanıyor. Anlaşma, tüm tarafların onay sürecini tamamlamasının ardından yürürlüğe girecek; üç ülke ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan çekilemeyecek. Bu sürenin bitiminde ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.
Arka plan: Husiler ve bölgesel gerilim
Suudi Arabistan, bir süredir Yemen merkezli Husiler'in artan saldırılarıyla karşı karşıya. İran'ın desteklediği Husiler'in bu saldırıları Türkiye ve Pakistan başta olmak üzere birçok ülkenin tepkisini çekti. Türkiye, özellikle Mekke İttifakı çerçevesinde Suudi Arabistan'a askeri destek vermeyi gündemine alırken Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Fidan, Ankara'da bu yönde güçlü bir siyasi irade bulunduğunu açıklamalarıyla ortaya koydu.
ABD Başkanı Donald Trump da 7 Ekim'de Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken, iki ülkenin Suudi Arabistan'a askeri destek verme kararına ilişkin bir soruya "Sanırım Suudi Arabistan'a yardım etmek istiyorlar ve bence bu iyi bir şey" yanıtını verdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Mekke İttifakı Anlaşması ne zaman ve kimler tarafından imzalandı?
Anlaşma, 7 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Prens Muhammed bin Selman tarafından imzalandı.
Kanun teklifinin TBMM'deki bir sonraki adımı ne olacak?
Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilen kanun teklifi bundan sonra TBMM Genel Kurulu'nda görüşülecek. Anayasaya göre uluslararası bir anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Genel Kurul onayı zorunlu.
Anlaşma kapsamında Türkiye Suudi Arabistan'a hangi tür destek gönderecek?
İsminin açıklanmasını istemeyen AKP'li bir yetkili, başlangıç aşamasında hava savunma ve elektronik harp teknolojileri konusunda destek sağlamak üzere teknik personel ve uzmanların gönderileceğini belirtti. Aynı yetkili Türk birliklerinin taarruz operasyonlarında yer almayacağını da vurguladı.
Anlaşmadan çekilmek mümkün mü, koşulları neler?
Üç ülke, anlaşmanın yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. 10 yılın ardından ise en az üç ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.
Anlaşmanın kurumsal yapısı nasıl işleyecek?
Anlaşmanın 8. maddesi uyarınca Dışişleri ve Savunma Bakanları ile Genelkurmay Başkanlarından oluşan bir Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi kurulacak. Merkezi Suudi Arabistan'da olacak bir sekretarya tarafından desteklenecek komitenin ilk genel sekreteri Pakistanlı olacak.