
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2027 bütçesinde emeklilerin durumunun iyileştirilmesine yönelik düzenleme yapılacağını açıklamasının ardından, AK Parti Grubu'nda emekli maaşlarına normal yıllık zammın yanı sıra 'refah payı' veya 'seyyanen zam' seçeneklerinin değerlendirildiği belirtildi. Ekonomist Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı değerlendirmede emeklilere yönelik tamamlayıcı gelir modelinin uzun süredir gündemde olduğunu ve bu yılın başından beri yürütme içinde çalışmaların sürdürüldüğünü aktardı.
Emekli aylıklarında tıkanma noktası
Yılmaz, söz konusu düzenlemeye ilişkin çalışmaları yaklaşık yedi-sekiz gün önce kamuoyunun gündemine taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Aslında bu çalışmaların bu yılın başından beri yürütüldüğünü biliyorum. Yürütmede emekli aylıklarının geldiği bu tıkanma noktasında burada bir açılım geliştirme, özellikle tamamlayıcı gelir açısından bir açılım geliştirilmesi üzerinde çalışılıyor ve bu planlanmıştır. Uzmanlar çeşitli raporları hazırlayıp veriyorlar. Bu, yürütme içerisinde olan bir şeydi."
Emekli aylıklarının mevcut tablosunu da aktaran Yılmaz, "Emekli aylıklarının yüzde 60'ı asgari ücretin altında yığılmış durumda. En düşük emekli aylığı 23 bin 552 lira civarında. Bu da günün koşullarında çok yetersiz" dedi. Yapısal sorunun ise en düşük emekli aylığının sosyal destek niteliğinde verilmesinden kaynaklandığını vurgulayan Yılmaz, emeklilerin yaşam koşullarının birbirinden önemli ölçüde farklılaştığına dikkat çekti.
Hanenin ihtiyaç seviyesi belirleyici olmalı
Yılmaz, en düşük emekli aylığının aslında bir aylık olmaktan çok sosyal destek niteliği taşıdığını ve bu nedenle değerlendirmenin bireysel değil hane bazında yapılması gerektiğini ifade etti: "Şimdi biz en düşük emekli aylığını verirken bir sosyal destek olarak veriyoruz değil mi? Yani 16-17 bin liradan 23 bin liraya çıkartıyoruz ve bunun maliyetini de bütçeden ödüyoruz, vergi mükellefi ödüyor. Fakat biz bunu yaparken buna konu olan emeklilerin gelirleri, geçimlik maliyetleri aynı değil. Dolayısıyla evi olan var, evi kirada olan var, ilave gelirleri olanlar var, bakmakla yükümlü oldukları olan var. Birçok faktör var. Bu bir aylık değil de sosyal destek niteliğinde bir ödeme olduğu için hanenin yoksulluk ya da ihtiyaç seviyesine bakmak gerekiyor."
Bu çerçevede emekli aylığına ilişkin sosyal destek ödemesinin farklılaştırılabileceğini de belirten Yılmaz, "Her sene biliyorsunuz Meclis'ten kanun çıkıyor bununla ilgili. Sürekli olan bir şey değil. Dolayısıyla burada bir iyileşme çabası var. İyileşme çabası da bu tamamlayıcı gelir dediğimiz bir modeldir aslında" diye konuştu.
Tamamlayıcı gelir modeli: Daha yoksul olana daha fazla destek
Tamamlayıcı gelir modelinin işleyişini anlatan Yılmaz, emekli aylığının belirli bir yaşam maliyetinin altında kalması durumunda hanelere ve emeklilere göre farklılaştırılmış ödeme yapılabileceğini açıkladı: "Ben emekli aylığını veriyorum haneye, kişilere. Daha sonra bunun belli bir yaşam maliyetinin altında olduğunu gördüğümden dolayı hanelere göre, emeklilere göre farklılaştırarak bunu vereceğim. Dolayısıyla buradaki temel espri de emekliler arasında mevcut gelir farklılaşmasını ya da yaşam maliyeti, geçimlik maliyetinin farklılaşmasını dikkate alan bir sistem. O yüzden de daha yoksul olanlara, daha ihtiyacı olanlara biraz daha fazla ödeme şeklinde bir şey olacak."
Emekliler arasındaki yoksulluk boyutuna da dikkat çeken Yılmaz, "Emeklilerin, özellikle emeklilerin içinde çok yoksul olan var, derin yoksul olan var, tek başına yaşayan haneler var. Bugün 1 milyona yakın, 800-900 bine yakın emekli derin yoksul. TÜİK'in rakamlarına göre 2,2 milyon yaşlı yoksulu var, 65 yaş üzeri. TÜİK'e göre bu rakam 3,5 milyona çıkıyor. Ama yoksul olanlar çok daha kırılgan, normal emekli olmayanlara göre" dedi.
Ocak artışı yüzde 10-11 arasında, yeterli olmayacak
Emekli maaşlarında ocak ayında beklenen artışa ilişkin de tahminini paylaşan Yılmaz, "Eğer ekim, kasım ve aralık ayı enflasyonları beklendiği gibi gelirse, biraz yüksek gelecek. Ama ona rağmen emeklinin ocak ayında alacağı ortalama artış yüzde 10-11 arası. Ben yüzde 10,5'te tahmin ettim. Çalışanların alacağı zam da yüzde 8,5" dedi.
Bu oranların hane geçimini karşılamaktan uzak olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Şimdi bu yüzde 8,5 ve yüzde 10'luk artışlar, 100 bin lira maaş alsanız 10 bin lira, 50 bin lira maaş alsanız 5 bin lira oluyor. Dolayısıyla böyle bir dönemde bu artışlarla insanların hanelerini geçindirmeleri mümkün değil" ifadelerini kullandı. Mevcut sistemin tıkanması nedeniyle emeklilere yönelik sosyal tamamlayıcı ödeneğinin gündeme geldiğini de belirten Yılmaz, "Bu sistem böyle tıkandığı için ve bundan da en fazla mağduriyeti emekliler gördüğü için onlara sosyal tamamlayıcı ödeneği, gelir tamamlayıcı ödeneği yapılıyor" dedi.
Kira, ek gelir ve yaşanılan bölge formüle dahil edilmeli
Yapılacak düzenlemede tek tip artış yerine farklı ihtiyaçları dikkate alan bir formül oluşturulması gerektiğini savunan Yılmaz, "Bu emeklilerin evleri kira mı, başka gelirleri var mı, bakmakla yükümlü oldukları, tek başına yaşayıp yaşamadıkları, yaşadıkları bölge, oradaki satın alma gücü. Bunları dikkate alan bir tamamlayıcı ödenek formülü yapılmalı" dedi. Yılmaz, sözlerini "Ama mevcut koşullarda bu artışlar yeterli olur mu diyorsanız, şüphesiz ki yeterli olmayacaktır" değerlendirmesiyle noktaladı.
Yılmaz ayrıca emeklilere yönelik tamamlayıcı gelir modelinin yanı sıra asgari ücret seviyesinde gelir elde eden çalışanlara da sosyal destek sağlanması gerektiğini dile getirdi. "Yoksul, asgari ücret seviyesinde bir gelir elde edip evi kira olan, çocukları okuyan ya da asgari ücret seviyesinde gelir elde edip tek başına yaşayan kadın, düzenli geliri olmayan kadın gibi aileler. Bunlara da negatif gelir vergisi dediğim bir sosyal destek verilmeli istihdam üzerinden. Yani kişinin evi, kirası var, bir kadın tek başına yaşıyor ya da dört çocuk var o hanede, onlara Batı'da olduğu gibi negatif gelir vergisi uygulamalı" önerisinde bulundu.
Sıkça Sorulan Sorular
Emekli maaşlarına ocak ayında ne kadar zam yapılması bekleniyor?
Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, ekim, kasım ve aralık ayı enflasyonlarının beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi halinde emeklilerin ocak ayında alacağı ortalama artışın yüzde 10-11 arasında kalacağını öngördü. Yılmaz kendi tahminini yüzde 10,5 olarak açıklarken çalışanların alacağı zammın ise yüzde 8,5 düzeyinde olmasını beklediğini belirtti.
Tamamlayıcı gelir modeli nasıl işleyecek?
Modele göre emekli aylığı belirli bir yaşam maliyetinin altında kaldığında emeklilere ve hanelere göre farklılaştırılmış ek ödeme yapılması öngörülüyor. Yılmaz'a göre bu modelin temel mantığı, emekliler arasındaki gelir ve geçimlik maliyet farklılıklarını dikkate alarak daha yoksul ve daha fazla ihtiyaç sahibi olanlara daha yüksek destek sağlamaktır.
En düşük emekli aylığı ne kadar, mevcut tablo nasıl?
Prof. Dr. Yılmaz'ın aktardığı verilere göre emekli aylıklarının yüzde 60'ı asgari ücretin altında yoğunlaşmış durumda. En düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira civarında seyrediyor. Yılmaz bu rakamın günün koşullarında çok yetersiz olduğunu vurguladı.
Emekliler arasındaki yoksulluk ne boyutlarda?
Yılmaz, TÜİK verilerine dayanarak 800-900 bine yakın emeklinin derin yoksulluk içinde olduğunu belirtti. Yine TÜİK rakamlarına göre 65 yaş üzeri yaşlı yoksulu sayısının 2,2 milyon olduğunu, farklı bir hesaplamayla bu rakamın 3,5 milyona ulaştığını aktardı.
Çalışan yoksullara yönelik ne tür bir destek öneriliyor?
Yılmaz, asgari ücret düzeyinde gelir elde eden, evi kirada olan, çocukları okuyan ya da tek başına yaşayan bireyler için istihdam üzerinden "negatif gelir vergisi" adını verdiği bir sosyal destek mekanizmasının hayata geçirilmesi gerektiğini önerdi. Bu modelin Batı ülkelerinde uygulandığını da sözlerine ekledi.