
İzmir'in Kemalpaşa ilçesinden 3 Ekim'de motosikletlerine atlayan Onur Şafak Çelik ve oğlu Özgür Ulaş Çelik, 18 Ekim'de yolculuklarını tamamladı. Gidiş-dönüş yaklaşık 7 bin kilometreyi bulan bu seyahat, sıradan bir umre ziyaretinin çok ötesine geçerek baba ile oğul arasında derin izler bırakan bir maceraya dönüştü. Güzergah boyunca birden fazla ülkenin tarihi ve turistik noktalarını da ziyaret eden ikili, kutsal mekânların manevi atmosferini de bizzat yaşadı.
Yola Çıkış: Sorumluluk ve Kararlılık
38 yaşındaki Onur Şafak Çelik, bu yolculuğun kendisi için ne anlam ifade ettiğini açıkça ortaya koydu. Gidiş-dönüş 7 bin kilometre yol katetmenin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini belirten Çelik, daha önce de oğluyla uzun mesafeli motosiklet yolculukları yaptıklarını hatırlattı. Kutsal toprakları ziyaret etme isteğiyle fazla tereddüt etmeden yola çıktıklarını söyleyen Çelik, bu kararın arkasında hem manevi bir istek hem de oğluyla anı biriktirme arzusunun yattığını vurguladı.
Çelik, yolculuğa çıkma nedenini şu sözlerle anlattı: "Vardığımız yerin kutsal olması ve güzergah boyunca karşılaştığımız güzellikler, yolculuğumuzu çok daha anlamlı hale getirdi. Bu düşünceyle yola çıkmaya karar verdik." Yalnızca mesafe katetmek için değil, farklı ülkelerdeki kardeşliği, sabrı ve insanlara güvenmeyi oğluna göstermek amacıyla da bu seyahate çıktığını dile getiren Çelik, önceliğinin her zaman oğlunun güvenliği olduğunu ekledi. Oğlunun uykusu geldiğinde daha fazla mola verdiklerini belirten Çelik, yolculuk boyunca güzergah üzerinde güvenlik açısından herhangi bir sorunla karşılaşmadıklarını da sözlerine ekledi.
Suriye ve Ürdün: Tarihin İzinde Duraklar
Baba-oğul, yalnızca kutsal topraklara ulaşmakla yetinmedi; güzergah üzerindeki tarihi mekânları da yakından görme fırsatı buldu. Onur Şafak Çelik, Suriye'de Emevi Camisi ile Selahaddin Eyyubi'nin kabrini ziyaret ettiklerini aktardı. Ürdün'de ise dünyanın en tanınan arkeolojik alanlarından biri olan Petra Antik Kenti'ni gezdiklerini belirtti. Çelik, oğlunun bu tarihi ve kültürel mekânları görmesini özellikle istediğini vurgulayarak kitaplarda okunanları ve anlatılanları yerinde görmenin farklı bir bakış açısı kazandırdığını ifade etti.
Bu ziyaretlerin yalnızca turistik bir deneyim olmadığını da belirten Çelik, tarihi ve dini mekânları birlikte keşfetmenin oğluyla arasındaki bağı güçlendirdiğini söyledi. Yolculuk boyunca farklı duygular yaşadıklarını ve yeni insanlarla tanıştıklarını da paylaşan Çelik, seyahatin kendileri için çok boyutlu bir deneyime dönüştüğünü aktardı.
Kâbe ve Mescid-i Nebevi: Manevi Doruk Noktası
Yolculuğun en özel bölümü elbette kutsal topraklardaki günlerdi. Onur Şafak Çelik, bu konudaki duygularını açık yüreklilikle paylaştı: "Amacımız, umre yolculuğumuzu unutulmaz bir anıya dönüştürmekti. Özellikle Kâbe ve Mescid-i Nebevi'de oğlumun kalbine kutsal mekânlara yönelik aşk yerleşmesini istedim. Bu da fazlasıyla oldu." Oğlu Özgür Ulaş Çelik ise Hz. Muhammed'in kabrini ziyaret ettiğini belirtti. Umre ibadeti sırasında Kâbe'yi tavaf ettikten sonra sa'y yaparken yeşil ışıklarla belirtilen bölümde koşmaktan keyif aldığını da dile getirdi.
Özgür Ulaş Çelik, bu yolculuğa babasıyla gitmeyi bizzat kendisinin istediğini vurguladı. Ağabeyinin başlangıçta yolculuğa katılmak istemediğini, ancak umre seyahatinin ardından konuya ilgi duymaya başladığını söyledi. Babasıyla motosikletle yaptıkları seyahatin macera dolu geçtiğini ifade eden genç Çelik, yaşadıklarını şu sözlerle özetledi: "Oraya parası olan değil, nasibi olan gider. Allah bu yaşımda bana nasip etti. Çok mutlu oldum. Orada bulunduğum süre boyunca çok güzel duygular yaşadım. Kendimi çok şanslı hissediyorum."
'Fülfül Hac Yolunda' Benzerliği Sosyal Medyada Gündem Oldu
Baba-oğulun bu yolculuğu, kamuoyunda ilginç bir çağrışım yarattı. Onur Şafak Çelik, seyahatlerinin TRT Diyanet Çocuk kanalında yayınlanan ve baba-oğulun motosikletle hac yolculuğunu konu alan "Fülfül Hac Yolunda" animasyon dizisini hatırlattığını aktardı. Bu benzerliğin sosyal medyada da fark edildiğini ve kullanıcıların yorumlarında bu noktaya dikkat çektiğini belirten Çelik, söz konusu ilgiden duyduğu memnuniyeti gizlemedi. Çelik, benzer bir seyahat yapmak isteyenlere de motosikletle umre yolculuğunu tavsiye ettiğini sözlerine ekledi.
İzmir'de Coşkulu Karşılama
Yaklaşık iki haftalık bu zorlu ve anlamlı yolculuğun ardından baba-oğul, İzmir'e döndüğünde sıcak bir karşılamayla buluştu. Özgür Ulaş Çelik, arkadaşlarının kendisini sevinçle karşıladığını, özlediklerini ve dönüşünden mutluluk duyduklarını belirtti. Kemalpaşa'dan başlayıp Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ı kapsayan bu uzun soluklu yolculuk, hem dini bir vecibe hem de bir baba-oğul hikâyesi olarak çevresindekilerin gönlünde özel bir yer edindi.
Sıkça Sorulan Sorular
Baba-oğul umre yolculuğuna nereden ve ne zaman çıktı?
Onur Şafak Çelik ve oğlu Özgür Ulaş Çelik, İzmir'in Kemalpaşa ilçesinden 3 Ekim'de yola çıktı ve 18 Ekim'de yolculuklarını tamamladı.
Motosikletle kat ettikleri toplam mesafe ne kadardı?
Gidiş-dönüş toplam yaklaşık 7 bin kilometre yol kat ettiler.
Yolculuk sırasında hangi tarihi ve turistik mekânları ziyaret ettiler?
Suriye'de Emevi Camisi ile Selahaddin Eyyubi'nin kabrini, Ürdün'de ise Petra Antik Kenti'ni ziyaret ettiler. Bunların yanı sıra Kâbe ve Mescid-i Nebevi'de de bulundular.
Yolculukları hangi animasyon dizisiyle kıyaslandı?
Seyahatleri, TRT Diyanet Çocuk kanalında yayınlanan ve baba-oğulun motosikletle hac yolculuğunu konu alan "Fülfül Hac Yolunda" animasyon dizisiyle kıyaslandı. Bu benzerlik sosyal medyada da yorumlara yansıdı.
Özgür Ulaş Çelik umre deneyimini nasıl anlattı?
Özgür Ulaş Çelik, babasıyla kutsal topraklara gitmeyi bizzat kendisinin istediğini belirtti. Kâbe'yi tavaf ettikten sonra sa'y sırasında yeşil ışıklarla belirtilen bölümde koşmaktan keyif aldığını söyleyen Çelik, "Oraya parası olan değil, nasibi olan gider. Allah bu yaşımda bana nasip etti. Çok mutlu oldum." dedi.