
Eski bir paraşütçü olan Karl Bushby, 1998 yılında 29 yaşındayken Şili'nin Punta Arenas kentinden başlattığı dünya yürüyüşünü tamamlamak üzere. 28 yıl boyunca dört kıtayı geride bırakan ve 58 bin kilometre yol kat eden Bushby, şu anda memleketi Hull'a giden son birkaç kilometreyi yürüyor. Bugün 57 yaşında olan gezgin, yolculuğu boyunca kendine iki temel kural koymuştu: Yolculuğunu tamamlayana kadar İngiltere'ye dönmemek ve ilerlemek için herhangi bir ulaşım aracı kullanmamak.
Darien'den Bering'e, Manş'tan Hull'a Uzanan Bir Ömür
Bushby'nin rotası, sıradan bir gezginin hayal bile edemeyeceği coğrafyaları kapsıyor. Güney Amerika'nın sık ve geçilmez ormanlarıyla ünlü Darien Geçidi'ni aşan Bushby, 2006 yılında donmuş Bering Boğazı'nı da geçmeyi başardı. Yolculuğunun son halkalarından birini oluşturan Manş Denizi'ni ise yalnızca birkaç hafta önce yüzerek kat etti. İngiltere'nin Lincolnshire kırsalında kendisiyle konuşan bir BBC muhabirine, "Kesinlikle bilinmeyen sulardayız ya da çok yakında öyle olacağız" diyen Bushby, şunları ekledi: "Şu anda rahatım çünkü alıştığım şeyi yapıyorum. Ama çok yakında bu yolculuk ani bir şekilde duracak."
Türkiye güzergahında da dikkat çekici bir yol izleyen Bushby, geçen yıl İstanbul Boğazı'nı özel izinle yürüyerek geçti. Gürcistan üzerinden Türkiye'ye şubat ayında ulaşan gezgin, eylül ayında Kapıkule Sınır Kapısı'ndan geçerek Bulgaristan'a devam etti.
Son Kilometrelerde Bile Zorluklar Bitmedi
Yolculuğun son etabında bile Bushby'yi zorluklar bırakmadı. Lincolnshire'da yalnızca birkaç kilometre ilerlemişken, temel ihtiyaçlarını taşıdığı ve "The Beast" adını verdiği el arabasının lastiği patladı. Yol kenarında tamir yaparken yüzünde beliren gülümsemeyle durumu özetledi: "Bunu uzun zamandır yaşamamıştık. Can sıkıcı olabilir. Kahretsin." Ardından ekledi: "Eğer yağmur yağıyor olsaydı muhtemelen biraz daha fazla söyleniyor olurdum." Dover'a ilk vardığında yağmuru yakaladığını, ancak Manş'ı yüzmek için üç mükemmel hava gününü denk getirmeyi başardıklarını da anlattı.
Manş Denizi'ni yüzerek geçtikten sonra Dover'da karaya çıkan Bushby'ye bu son etapta Amerikalı uzun mesafe yürüyüşçüsü Angela Maxwell eşlik etti. Maxwell, Bushby hakkında şunları söyledi: "Bence Karl, yolda olmayı ne kadar özleyeceğine şaşırabilir. Bazen kendi aramızda Karl'ın yürümeyi sevmediği konusunda şakalaşıyoruz. Ama o görevini seviyor. O tutkuyu, o amacı seviyor."
Aile: 28 Yılın Bedeli
Yolculuğun sonunda Bushby'yi 36 yaşındaki oğlu Adam, daha önce hiç tanışmadığı 12 yaşındaki torunu, babası ve erkek kardeşleri karşılayacak. Annesi ise 28 yıl önce ayrıldığı çocukluk evinde onu bekliyor olacak. Bushby, yolculuğu için koyduğu kurallar gereği bu süre boyunca ailesini görmek için İngiltere'ye dönemedi; nadiren de olsa oğluyla ve boşanmış olan anne babasıyla başka ülkelerde bir araya geldi.
Aile ilişkilerindeki yıpranmayı dürüstçe kabul eden Bushby, "Aile ailedir, değil mi? Her zaman hayatınızda olacaklardır. Ama bir yıpranma yaşanıyor. Araya mesafe giriyor. Hatta öyle bir noktaya geliyor ki bir ölçüde birbirinizden uzaklaşıyorsunuz. Artık birbirinizi gerçekten tanımıyorsunuz" dedi. Aşk hayatı konusunda ise çok daha sert bir değerlendirme yaptı: "Aşk hayatına gelince hazırlıklı ol. Sert bir darbe yiyeceksin. İşler senin için iyi gitmeyecek." Bushby'nin "yürüme fırsatının" evliliğinin sona ermesinin ardından eşinin oğullarıyla birlikte Kuzey İrlanda'ya dönmesiyle belirdiğini de belirtmek gerekiyor.
28 Yılın Yalnızca 15'i Yürüyerek Geçti
Bushby, geçen 28 yılın yalnızca yaklaşık 15 yılını fiilen yürüyerek geçirdiğini söylüyor. Yolculuğun farklı etapları arasında, yaşam maliyetlerinin düşük olduğu Meksika'ya sık sık çekilmiş. Geri kalan zamanı ise vize başvuruları yapmak ve kendi deyimiyle "jeopolitikle uğraşmakla" geçmiş. Covid-19 pandemisi sırasında uygulanan seyahat kısıtlamaları da yolculuğa ciddi gecikmeler yaşatmış.
Yolun ihtişamlı göründüğü kadar kolay olmadığını da vurgulayan Bushby, gündelik gerçeği şöyle aktardı: "Ben günlük meselelerle uğraşıyorum. Patlak lastikler, iç çamaşırlarınızı yıkayabileceğiniz bir yer bulmaya çalışmak. Benim hayatım bu. Sıradan şeyler bunlar; yağmur altında yürümek, bitmek bilmeyen kilometreler. Göründüğü kadar ihtişamlı değil." Başlangıçta sponsorluk anlaşmaları ve kitap kontratı olmadan yola çıkan Bushby, o dönemde yardımlarla ve yol kenarına atılmış yiyeceklerle hayatta kaldığını da belirtti.
Kimlik Krizi ve Geleceğin Belirsizliği
Yolculuğun sona ermesi Bushby'de derin bir varoluşsal sorgulamaya yol açıyor. "Tüm benliğim ve kendimle ilgili bildiğim her şey ortadan kalkacak. Ve bu bir sorun olacak. Klasik kimlik krizini yaşayacak çünkü Karl, bu kişi, bir maceracı ve hayatının yarısında da öyleydi" diyen Bushby, sorularını sıralıyor: "Kim olduğumu yeniden keşfetmem gerekecek. Bütün bunların anlamı ne? O anlamı ve amacı nasıl bulacağım? Bir anda kendimi içinde bulacağım o boşluğu nasıl dolduracağım? Varlığımın her zerresi, her gün, şu anda yaptığım şey oldu. Hayatımın amacı buydu."
Bununla birlikte Bushby, İngiltere'ye dönüşünde gördüğü ilgiden şaşkınlık duyduğunu da dile getirdi. Bir araç yol kenarına çekilerek sürücüsü onun Karl Bushby olup olmadığını sordu ve birlikte selfie çektirdiler. "Neredeyse bunaltıcı bir şey oldu. Yol boyunca beni tanıyan insanların sayısı inanılmaz" diyen Bushby, yine de alçakgönüllülüğünü koruyor: "Ben sadece yürüyen bir adamım." Yolculuğunun dünya çapında bu denli ilgi görmesini ise insanların içindeki keşfetme ve seyahat etme arzusuna bağlıyor: "Milyonlarca kişinin hayal ettiği şeyi yaşadım. Pek çok insan evinden çıkıp bir daha dönmeden yürümeye devam etmeyi isterdi."
Benzer bir maceraya atılmak isteyenlere şu tavsiyeyi veriyor: "Karşınıza çıkan fırsatları değerlendirin. Aslında hayal ettiğinizden çok daha fazlasını yapabilirsiniz. Biraz özgüven sizi çok uzun bir yola götürür. Hiçbir şey yapmayarak hiçbir şey başaramazsınız." Peki Şili'ye yola çıkmak üzere olan genç haline bugün ne söylerdi? "Duymak istemezdi. Ona hiçbir şey söylemezsin. Sadece gülümser ve yoluna devam etmesine izin verirsin."
Sıkça Sorulan Sorular
Karl Bushby yürüyüşüne ne zaman ve nereden başladı?
Karl Bushby, 1998 yılında 29 yaşındayken Şili'nin Punta Arenas kentinden yola çıktı. Amacı, memleketi İngiltere'nin Hull kentine kesintisiz bir rota üzerinden yürüyerek ulaşmaktı.
Bushby yolculuğu boyunca hangi kurallara uydu?
Bushby kendine iki temel kural koydu: Yolculuğunu tamamlayana kadar İngiltere'ye dönmemek ve ilerlemek için herhangi bir ulaşım aracı kullanmamak. Bu kurallar gereği 28 yıl boyunca ailesini görmek için ülkesine dönemedi.
28 yılın tamamı yürüyerek mi geçti?
Hayır. Bushby, geçen 28 yılın yalnızca yaklaşık 15 yılını fiilen yürüyerek geçirdiğini belirtiyor. Geri kalan süre vize başvuruları, jeopolitik engellerle uğraşmak, yaşam maliyetlerinin düşük olduğu Meksika'ya çekilmek ve Covid-19 pandemisi nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamaları gibi nedenlerle geçti.
Bushby yolculuğu boyunca hangi zorlu güzergahları aştı?
Bushby, Güney Amerika'daki Darien Geçidi'nin sık ormanlarını geçti, 2006 yılında donmuş Bering Boğazı'nı kat etti ve yolculuğunun son aşamalarında Manş Denizi'ni yüzerek geçti. Ayrıca geçen yıl İstanbul Boğazı'nı özel izinle yürüyerek geçti; Gürcistan üzerinden Türkiye'ye şubat ayında ulaştı, eylül ayında ise Kapıkule Sınır Kapısı'ndan Bulgaristan'a devam etti.
Yolculuğun sona ermesi Bushby'yi nasıl etkiliyor?
Bushby, yolculuğun bitmesinin kendisinde derin bir kimlik krizi yaratacağını öngörüyor. Hayatının yarısını maceracı kimliğiyle geçiren Bushby, "Kim olduğumu yeniden keşfetmem gerekecek" diyor ve yolculuğun sona ermesiyle oluşacak boşluğu nasıl dolduracağını sorguluyor. Bununla birlikte "O macera duygusuna hâlâ sahibim" diyerek içindeki ateşin sönmediğini de vurguluyor.