
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) aldığı yeni tarife kararına ilişkin sert bir açıklama yaptı. EPDK'nın 1 Ocak 2027'den itibaren konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırını 4 bin kilovatsaatten (kWh) 3 bin kilovatsaate indirmesiyle birlikte yaklaşık 6,5 milyon konut abonesinin daha yüksek ve değişken elektrik faturalarıyla karşı karşıya kalabileceği belirtildi.
Yeni sınır, temel ihtiyaçları karşılamaya yetmiyor mu?
TÜKODER'in açıklamasında, Elektrik Mühendisleri Odası'nın (EMO) tespitlerine özellikle dikkat çekildi. EMO verilerine göre dört kişilik bir ailenin asgari elektrik ihtiyacı aylık yaklaşık 230 kilovatsaat olarak hesaplanmaktadır; üstelik bu rakama ısınma, soğutma ve sıcak su ihtiyacı dahil edilmemektedir. EPDK'nın belirlediği yeni yıllık 3 bin kilovatsaat sınırı ise aylık ortalama 250 kilovatsaate karşılık gelmektedir. Dernek açıklamasında bu tabloya ilişkin şu soruyu yöneltti: "Bir ailenin temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığı elektrik ne zamandan beri lüks tüketim sayılmaktadır?"
Açıklamada ayrıca, yıllık 3 bin kilovatsaat sınırını aşan konut abonelerinin ticari faaliyetlerin fiyatlandırılmasında esas alınan piyasa maliyetlerine bağlı tarife anlayışıyla yüz yüze bırakılacağı vurgulandı. "Evinde ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için elektrik kullanan yurttaş ile ticari kazanç amacıyla elektrik tüketen işletme aynı anlayışla değerlendirilemez. Tüketiciyi tüccar gibi gören, temel yaşam ihtiyaçlarını piyasa koşullarına terk eden bu anlayıştan vazgeçilmelidir" ifadeleri kullanıldı.
Kimler etkilenecek?
TÜKODER, bu düzenlemenin yalnızca yüksek tüketimli aboneleri değil çok daha geniş bir kesimi doğrudan etkileyeceğine dikkat çekti. Kalabalık aileler, dar gelirliler, emekliler, elektrikle ısınan haneler ve sağlık nedeniyle elektrikli cihaz kullanmak zorunda olan yurttaşlar bu grupların başında sayıldı. Derneğe göre söz konusu kesimler, tüketim alışkanlıklarını değiştirme imkânı sınırlı olduğundan yeni tarife anlayışından orantısız biçimde etkilenecek.
Açıklamada ayrıca kararın zamanlaması da eleştiri konusu yapıldı. 2027 yılı tarifesinin belirlenmesinde 2026 yılı tüketiminin esas alınması ve kararın yılın bitimine iki ay kala kamuoyuyla paylaşılması, tüketicilerin önceden bilgilendirilmesi ile hukuki öngörülebilirlik açısından ciddi sorunlar yarattığı gerekçesiyle eleştirildi.
"Elektrik tüketimini azaltmak her zaman tasarruf değildir"
Açıklamanın dikkat çeken bölümlerinden biri enerji yoksulluğuna ilişkin değerlendirmeydi. Milyonlarca yurttaşın gıda, kira, ulaşım, sağlık ve enerji giderleri arasında tercih yapmak zorunda kaldığı vurgulanan açıklamada, elektrik faturalarına yeni yükler eklenmesinin yoksulluğu daha da derinleştireceği ifade edildi.
Enerji yoksulluğunun yalnızca faturayı ödeyememekle sınırlı olmadığını belirten TÜKODER, bu kavramı şöyle tanımladı: "Fatura korkusuyla evini ısıtamamak, yazın serinleyememek ve temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalmaktır. Elektrik tüketimini azaltmak her zaman tasarruf değildir; kimi zaman yoksulluğun dayattığı zorunlu bir vazgeçiştir."
Özelleştirme politikasına da itiraz
Dernek, elektrik dağıtım hizmetlerinin özel şirketlerin kâr beklentilerine göre yürütülmesine de karşı çıktı. Üretim ve dağıtım maliyetleri, kayıp-kaçaklar, şirketlerin kârları ve piyasa koşulları yeterince sorgulanmadan artan maliyetlerin tüm sorumluluğunun tüketiciye yüklenemeyeceği belirtildi. Açıklamada elektrik dağıtımında özelleştirme politikalarından vazgeçilmesi ve hizmetlerin doğrudan kamu eliyle yürütülmesi talep edildi.
TÜKODER'in talepleri
TÜKODER, açıklamasını somut taleplerle noktaladı. Dernek, konut aboneleri için yıllık 3 bin kilovatsaat olarak belirlenen Son Kaynak Tedarik Tarifesi sınırının geri çekilmesini ve konut tüketicilerinin ticari piyasa fiyatlandırmasının dışında tutulmasını istedi.
Bunların yanı sıra dernek; hane geliri, ailede yaşayan kişi sayısı, iklim koşulları ve zorunlu enerji ihtiyaçları dikkate alınarak sosyal tarife uygulanmasını da gündeme taşıdı. Tüketicilerin yıllık elektrik tüketimlerinin faturalarında açıkça gösterilmesi ve tarife değişikliklerinden önceden haberdar edilmesi de talep listesinde yer aldı.
Sıkça Sorulan Sorular
EPDK'nın yeni düzenlemesiyle konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırı ne oldu?
EPDK, 1 Ocak 2027'den itibaren konut aboneleri için yıllık elektrik tüketim sınırını 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate düşürdü.
Bu değişiklikten kaç konut abonesi etkilenecek?
TÜKODER'in açıklamasına göre yaklaşık 6,5 milyon konut abonesi daha yüksek ve değişken elektrik faturalarıyla karşı karşıya kalabilecek.
Elektrik Mühendisleri Odası'na göre dört kişilik bir ailenin aylık asgari elektrik ihtiyacı ne kadar?
EMO'nun tespitlerine göre dört kişilik bir ailenin asgari elektrik ihtiyacı aylık yaklaşık 230 kilovatsaattir; bu hesaba ısınma, soğutma ve sıcak su ihtiyacı dahil değildir.
Yeni düzenleme hangi kesimleri etkiliyor?
TÜKODER'e göre düzenleme yalnızca yüksek tüketimli aboneleri değil; kalabalık aileleri, dar gelirlileri, emeklileri, elektrikle ısınan haneleri ve sağlık nedeniyle elektrikli cihaz kullanmak zorunda olan yurttaşları da etkiliyor.
TÜKODER bu konuda ne talep ediyor?
TÜKODER, 3 bin kilovatsaat olarak belirlenen Son Kaynak Tedarik Tarifesi sınırının geri çekilmesini, konut tüketicilerinin ticari piyasa fiyatlandırmasının dışında tutulmasını, sosyal tarife uygulanmasını ve tüketicilerin tarife değişikliklerinden önceden haberdar edilmesini talep ediyor.