
Türkiye İş Bankası 48'inci İstanbul Maratonu, halk koşusunun tamamlanmasıyla sona erdi. Binlerce kişinin katıldığı bu yıllık organizasyonda, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü adeta bir anı meydanına döndü. Kimi katılımcı İstanbul Boğazı'nın manzarasına bakıp fotoğraf çektirirken kimi de elindeki örgüyü bırakmadan köprüyü geçti. Maratonun bu renkli yüzü, etkinliğin yalnızca bir spor yarışması olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Örgüyle Köprüyü Geçen Katılımcı: "Öre Öre de Geçeceğiz"
Maratonun en dikkat çekici anlarından biri, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nü arkadaşlarıyla birlikte örgü örerek geçen Fatma Ceyhan'dan geldi. Ceyhan, yaşananları şu sözlerle anlattı: "Örgü örüyorduk bir baktık buradayız, öre öre de köprüyü geçeceğiz. Maraton çılgınca ve delice, örgü örüp sonuna kadar gitmeyi planlıyorum." Hem el işini bırakmayan hem de maratona katılan Ceyhan'ın bu hali, etrafındakilerin de ilgisini çekti.
Fizyoterapist ve Ergoterapist İkili: Hem Kayıt Hem Kıtalararası Deneyim
Maratona birlikte katılan Özge ve Melisa adlı iki arkadaş, etkinliği farklı bir amaçla değerlendirdi. Özge, "Çok güzel geçiyor, iyi ki katılmışız bence. Dolmabahçe'ye kadar gitmek bizim için yeterli bir ölçü olur" derken kendisini ergoterapist, arkadaşı Melisa'yı ise fizyoterapist olarak tanıttı. İkili, hem sosyal medya hesapları için video çekmek hem de kıtalararası bu organizasyona bizzat dahil olmak amacıyla geldiğini belirtti.
Köprünün Sonundan Geri Dönen Baba: "Yanlış Köprü"
Her katılımcı aynı kararlılıkla ilerlemedi. Ailesi ve çocuklarıyla birlikte halk koşusuna başlayan bir baba, köprünün sonuna geldiğinde geri dönmeye karar verdi. Yaşananları mizahi bir dille özetleyen baba, "Sistemi deldik, yapacak bir şey yok, yanlış yer, yanlış zaman, yanlış köprü" dedi. Bu yorum, maratonun rekabetçi olmayan, daha serbest ruhunu yansıtır nitelikteydi.
Lösemili Çocuklar İçin Koşan Genç Sporseverler
15 yaşındaki Su Süren ve Revna Yılmaz ise maratona katılım gerekçelerini daha anlamlı bir amaçla açıkladı. Dolmabahçe'ye kadar yaklaşık 6 kilometre koşmayı hedeflediklerini belirten genç sporseverler, lösemili çocuklar adına farkındalık yaratmak istediklerini söyledi. Revna Yılmaz, "Arkadaşım biraz geç geldi, biz de bu yüzden biraz geç başladık ama çok eğlenceli ve çok hırslı. Birazdan da koşmaya başlayacağız, yaklaşık 6 kilometre koşacağız" dedi.
İlk Kez Katılanlar: "Bir Kıtadan Bir Kıtaya Geçmek Güzel"
Maratona ilk kez katıldığını belirten Hüseyin Karasoy, organizasyonu şu sözlerle değerlendirdi: "Gayet güzel ve başarılı bir etkinlik. İnsan için bir anı, ilk defa geliyoruz. Bir kıtadan bir kıtaya geçebilmek güzel." Karasoy'un bu ifadesi, İstanbul Maratonu'nun yalnızca Türkiye'de değil, dünyanın iki kıtasını birbirine bağlayan özgün coğrafyasında koşulmasının katılımcılara verdiği ayrıcalık duygusunu yansıtıyordu. Binlerce kişinin bir arada yürüdüğü, koştuğu, fotoğraf çektirdiği ve hatta örgü ördüğü bu etkinlik, 48'inci kez İstanbul sokaklarını ve köprüsünü renklendirdi.
Sıkça Sorulan Sorular
48'inci İstanbul Maratonu hangi köprü üzerinden geçti?
48'inci İstanbul Maratonu parkuru, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nü kapsıyordu. Katılımcılar bu köprü üzerinden geçerek İstanbul Boğazı'nın manzarasını deneyimledi.
Maratonda örgü örerek köprüyü geçen katılımcı kimdi?
Fatma Ceyhan, arkadaşlarıyla birlikte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü bölümünü örgü örerek geçti. Ceyhan, maratonun sonuna kadar gitmeyi planladığını söyledi.
Su Süren ve Revna Yılmaz maratona neden katıldı?
15 yaşındaki Su Süren ve Revna Yılmaz, lösemili çocuklar adına farkındalık yaratmak amacıyla maratona katıldı. İkili, Dolmabahçe'ye kadar yaklaşık 6 kilometre koşmayı hedefledi.
Maratona katılan Özge ve Melisa kimlerdir ve neden geldiler?
Özge ergoterapist, Melisa ise fizyoterapisttir. İkili, sosyal medya hesapları için video çekmek ve kıtalararası bu organizasyona katılmak amacıyla maratona iştirak etti.
Ailesiyle maratona katılıp geri dönen katılımcı ne dedi?
Ailesi ve çocuklarıyla halk koşusuna başlayan bir baba, köprünün sonundan geri döndü ve yaşananları "Sistemi deldik, yapacak bir şey yok, yanlış yer, yanlış zaman, yanlış köprü" sözleriyle özetledi.