
Avrupa'da onlarca yıldır devlet güvencesiyle işletilen emeklilik sistemleri, yaşlanan nüfus ve kabaran kamu borçlarının çift yönlü baskısı altında ciddi bir kırılma noktasına yaklaşıyor. Wall Street Journal'ın haberine dayanan analizler, özellikle Fransa başta olmak üzere kıtanın güney ülkelerinde emeklilik harcamalarının bütçeleri giderek daha fazla sıkıştırdığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, çalışan nüfusun emeklilere oranla azalmasının kamu borçlanmasını yukarı çektiğini ve savunma, altyapı ile eğitim gibi alanlara aktarılabilecek kaynakları daralttığını vurguluyor.
Fransa'da 3,6 trilyon euroluk borç yükü
Fransa'nın kamu borcu bu yıl 3,6 trilyon euroya ulaştı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un göreve başladığı 2017 yılında söz konusu rakam 2,2 trilyon euro düzeyindeydi. Hükümetin yakın tarihli raporuna göre Eğitim Bakanlığı bütçesinin yaklaşık üçte biri, emekli kamu görevlilerinin aylıklarının finansmanına ayrılıyor. İçişleri Bakanlığı'nda ise emeklilik ödemeleri toplam harcamaların yüzde 30'unu oluşturuyor.
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Jacob Kirkegaard, Fransa'nın emeklilik sistemindeki büyüyen açığı ele almadan bütçe konsolidasyonunu gerçekleştiremeyeceğini belirtiyor. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure ise yasal emeklilik yaşının yükseltilmesinin matematiksel olarak kaçınılmaz olduğunu açıkça ifade etti.
Fransa'da yasal emeklilik yaşı hâlihazırda 62 ile 64 arasında değişiyor. Macron'un 2023 yılında emeklilik yaşını kademeli biçimde 62'den 64'e çıkarmayı hedefleyen reformu geniş çaplı protestolara yol açmış ve ardından askıya alınmıştı. Aralık ayında finans sektöründeki işini kaybeden 61 yaşındaki Marie Caron, emekli aylığı almaya 63 yaşında başlayabileceğini, ancak tam emeklilik hakkı için 66 yaşına kadar beklemesi gerektiğini söyledi. Caron, yıl boyunca katıldığı yedi iş görüşmesinden sonuç alamadığını da ekledi.
Güney Avrupa'da yüksek prim, yüksek ödeme modeli
Avrupa'da emeklilik sistemleri üç temel model çerçevesinde şekilleniyor. Fransa, İtalya ve İspanya'da çalışanların ödediği primler doğrudan mevcut emeklilerin aylıklarını finanse eden dağıtım sistemine dayanıyor. Bu ülkelerde devlet emeklilik ödemeleri, çalışanların önceki kazançlarının yüzde 74 ila yüzde 82'sini karşılıyor; bu oran Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde.
Prim yükü de bir o kadar ağır: Emeklilik sigortası primleri Fransa'da brüt ücretlerin yüzde 27'sini, İtalya'da ise yüzde 33'ünü aşıyor. 2010-2015 yılları arasında yaşanan Euro Bölgesi borç krizi döneminde İtalya, İspanya, Yunanistan ve Portekiz emeklilik sistemlerinde köklü değişikliklere gitmişti. İtalya 2011'de emeklilik yaşını 67'ye yükseltirken, Yunanistan emekli aylıklarında yüzde 40'a varan kesintiler uygulamıştı.
Kuzey Avrupa'nın farklı yolu: Fon birikimine dayalı model
Danimarka, Hollanda ve İsveç ise tamamen farklı bir yapı üzerine kurulu. Bu ülkelerde temel devlet emekliliği, iş yeri emeklilik fonlarıyla destekleniyor ve emeklilik fonlarının toplam varlıkları gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 100 ila yüzde 200'ü arasında seyrediyor. Danimarka'da emeklilik yaşı yasal olarak yaşam beklentisine bağlanmış durumda; bu bağlantı, genç kuşaklar için emeklilik yaşının 2070 civarında 74'ün üzerine çıkmasını öngörüyor.
Almanya federal bütçesinin beşte birini emekliliğe ayırıyor
Almanya ve İngiltere ise bu iki model arasında konumlanıyor. İngiltere'de görece düşük tutarlı sabit devlet emekliliği, otomatik katılımlı özel emeklilik fonlarıyla destekleniyor. Almanya'da sistem çalışanların primlerine dayanıyor; ancak aylık ödemelere üst sınır uygulanıyor ve çalışan-emekli oranı kötüleştikçe emekli aylıklarındaki artışı otomatik olarak yavaşlatan bir mekanizma devreye giriyor.
Emeklilik yaşı 67 olmasına karşın Almanya, sistemdeki finansman açığını kapatabilmek için yılda 110 milyar euronun üzerinde kaynak aktarıyor. Bu tutar federal bütçenin yaklaşık beşte birine denk geliyor.
Fransa ve İtalya'da finansman kapasitesi 2030'a kadar tükenebilir
Ekonomistler Burkhard Heer, Vito Polito ve Michael R. Wickens'ın 2023 yılında gerçekleştirdiği araştırma, tablonun ciddiyetini rakamlarla gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre hükümetlerin vergi gelirlerini olumsuz etkilemeden emeklilik sistemini finanse etmek için kullanabilecekleri ek kapasite, ABD ve İngiltere'de yüzde 40'ın üzerindeyken Fransa ve İtalya'da yüzde 10'un altında kalıyor. Üstelik araştırma, bu kapasitenin 2030 yılına kadar sıfıra gerileyebileceğini öngörüyor.
Mevcut sistemi fon birikimine dayalı bir modele dönüştürmek de kolay bir çıkış yolu sunmuyor. Fransa'da çalışanların primlerinin yeni yatırım fonlarına yönlendirilmesi, bugünkü emeklilere yapılan ödemelerin finansmanını sekteye uğratarak on milyarlarca euroluk ek borçlanma ihtiyacı doğurabilir. Başka bir deyişle, her iki yönde de ciddi maliyetler söz konusu.
Sıkça Sorulan Sorular
Fransa'nın kamu borcu ne kadar ve emeklilik sistemiyle bağlantısı nedir?
Fransa'nın kamu borcu bu yıl 3,6 trilyon euroya yükseldi. 2017'de 2,2 trilyon euro olan bu rakamın artışında emeklilik harcamalarının bütçe üzerindeki ağırlığı önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Hükümet raporuna göre Eğitim Bakanlığı bütçesinin üçte biri ve İçişleri Bakanlığı harcamalarının yüzde 30'u emeklilik ödemelerine gidiyor.
Fransa'da emeklilik yaşı kaç ve reform girişimleri nasıl sonuçlandı?
Fransa'da yasal emeklilik yaşı 62 ile 64 arasında değişiyor. Cumhurbaşkanı Macron'un 2023'te emeklilik yaşını kademeli olarak 64'e yükseltmeyi hedefleyen reformu geniş çaplı protestolara yol açtı ve daha sonra askıya alındı. Maliye Bakanı Roland Lescure ise emeklilik yaşının yükseltilmesinin matematiksel olarak kaçınılmaz olduğunu söyledi.
Kuzey Avrupa ülkeleri emeklilik sistemini nasıl yönetiyor?
Danimarka, Hollanda ve İsveç'te temel devlet emekliliği iş yeri emeklilik fonlarıyla destekleniyor. Bu ülkelerde emeklilik fonu varlıkları GSYİH'nin yüzde 100 ila yüzde 200'ü arasında seyrediyor. Danimarka'da emeklilik yaşı yaşam beklentisine yasal olarak bağlanmış olup genç kuşaklar için 2070 civarında 74'ün üzerine çıkması öngörülüyor.
Almanya emeklilik sistemine ne kadar kaynak aktarıyor?
Almanya, emeklilik sistemindeki finansman açığını kapatmak amacıyla yılda 110 milyar euronun üzerinde kaynak ayırıyor. Bu tutar federal bütçenin yaklaşık beşte birine karşılık geliyor. Emeklilik yaşı 67 olmakla birlikte çalışan-emekli oranının kötüleşmesiyle birlikte aylık artışları otomatik olarak yavaşlatan bir mekanizma da sistemde yer alıyor.
Fransa ve İtalya'da emeklilik finansman kapasitesi ne zaman tükenebilir?
Ekonomistler Burkhard Heer, Vito Polito ve Michael R. Wickens'ın 2023 tarihli araştırmasına göre Fransa ve İtalya'da hükümetlerin vergi gelirlerini olumsuz etkilemeden kullanabileceği ek finansman kapasitesi yüzde 10'un altında bulunuyor ve 2030 yılına kadar sıfıra gerileyebileceği öngörülüyor. ABD ve İngiltere'de bu kapasite yüzde 40'ın üzerinde seyrediyor.