
Ankara'da yaşayan M.S., 7 Ağustos'ta bebeğini muayeneye götürdüğü hastaneden ayrılırken hiç farkında olmadan takibe alındı. Hastane çıkışında gizlice çekilen fotoğrafları kısa süre sonra yabancı bir hat üzerinden kendisine mesaj olarak iletildi; mesajda hem kendisine hem de bebeğine ölüm tehdidi yöneltildi. M.S., yaşadığı bu olayı polise taşıdı. Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ve Gölbaşı 44. Asliye Mahkemesi'nce kabul edilen iddianame, olayın tüm boyutlarını gözler önüne serdi.
Güvenlik Kameraları Failleri Ele Verdi
Şikâyet üzerine harekete geçen emniyet ekipleri, hastanenin güvenlik kamerası kayıtlarını ayrıntılı biçimde inceledi. Kayıtlar, M.S.'yi adım adım takip ederek fotoğrafını çeken kişinin Büşra K. olduğunu ortaya koydu. Kamera görüntülerinde Büşra K.'nin fotoğraf çekiminin ardından hastaneden ayrılarak köşede bekleyen bir araca bindiği de tespit edildi. Yapılan soruşturma sonucunda olayı organize ettiği belirlenen Benhur B. ile Büşra K. gözaltına alınarak tutuklandı.
Sanıkların İddianame Kapsamındaki İfadeleri
İddianamede ifadelerine yer verilen sanıklardan Benhur B., mağduru babasının sevgilisi olduğu için tanıdığını öne sürdü. Olay günü kardeşiyle birlikte kuzeni Büşra K.'yi hastanenin önüne bıraktığını iddia eden Benhur B., "Bebeğin babamdan olup olmadığını merak ediyordum. Büşra'yı arayıp 'Melike'yi bul ve yanındaki bebeğin babamdan olup olmadığını öğren' dedim. Fotoğrafı çektikten sonra bana teyit ettirdi. Ancak kimseye tehdit mesajı göndermedim" diyerek suçlamaları kabul etmedi.
Diğer sanık Büşra K. ise kuzeninin yönlendirmesiyle hareket ettiğini belirterek, "Kuzenim olduğu için durumu sorgulamadım. Hastanede kadının fotoğrafını çekip teyit amacıyla Benhur'a gönderdim. Aralarında gönül ilişkisi olduğunu düşündüm, tehdit amacıyla kullanılacağını tahmin etmedim" savunmasını yaptı ve suçlamaları reddetti.
İddianame: Zincirleme Tehdit Eylemi
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, kamera analiz raporlarının sanıkların suç ortaklığını tescillediği vurgulandı. İddianameye göre Büşra K., hastanede çektiği fotoğrafı dışarıda bekleyen Benhur B.'ye onaylattı; hemen ardından fotoğraflar yabancı hatlar üzerinden mağdureye gönderilerek tehdit eylemleri zincirleme biçimde gerçekleştirildi. Savcılık, iki sanığın fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğini değerlendirdi.
Üç Ayrı Suçtan 13'er Yıla Kadar Hapis Talebi
İddianamede Benhur B. ve Büşra K. hakkında "tehdit", "ısrarlı takip" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlarından her biri için 13'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Dava, Gölbaşı 44. Asliye Mahkemesi'nde görülmeye devam edecek.
Sıkça Sorulan Sorular
Olay nerede ve ne zaman yaşandı?
Olay, Ankara'da 7 Ağustos'ta M.S.'nin bebeğini muayeneye götürdüğü bir hastanede ve hastane çıkışında yaşandı.
Mağdureye nasıl tehdit gönderildi?
Mağdure M.S.'ye, gizlice çekilen fotoğrafları içeren mesaj yabancı bir hat üzerinden iletildi; mesajda hem kendisi hem de bebeği ölümle tehdit edildi.
Sanıklar nasıl tespit edildi?
Emniyet ekipleri hastanenin güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Görüntüler, M.S.'yi takip ederek fotoğrafını çeken kişinin Büşra K. olduğunu ve ardından köşede bekleyen bir araca bindiğini ortaya koydu.
Sanıklar hangi suçlardan yargılanıyor?
Benhur B. ve Büşra K., iddianamede "tehdit", "ısrarlı takip" ve "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçlamalarıyla karşı karşıya; her iki sanık için 13'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Sanıklar suçlamaları kabul etti mi?
Her iki sanık da suçlamaları reddetti. Benhur B. tehdit mesajı göndermediğini savunurken, Büşra K. fotoğrafın tehdit amacıyla kullanılacağını bilmediğini öne sürdü.