
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ve kamuoyunda "Mekke Antlaşması" olarak bilinen Mekke Ortak Savunma Antlaşması'na karşı Kadıköy İskele Meydanı'nda bir araya geldi. Eylemde antlaşmanın Türkiye'yi bölgesel çatışmaların tarafı haline getirebileceği öne sürüldü, olası askeri yükümlülüklerin ülke ekonomisine ve emekçilere olumsuz yansıyabileceği vurgulandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) antlaşmayı reddetme ve savaş tezkeresine ret oyu verme çağrısı yapıldı.
Antlaşma 7 Ağustos'ta imzalandı, Meclis gündemine taşınıyor
Basın metnini okuyan Emekçi Hareket Partisi'nden Ulaş Deniz Ülküseven, antlaşmanın 7 Ağustos'ta halka danışılmadan ve kapalı kapılar ardında imzalandığını belirtti. Ülküseven'e göre metin Dışişleri Komisyonu'ndan geçirilmiş ve Meclis Genel Kurulu'na getirilmeye hazırlanmaktadır. Meclis onayı beklenmeksizin 5 Ekim'de Riyad'da Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin toplandığını, savaş ittifakının kurumlarının fiilen işletilmeye başlandığını ve Suudi Arabistan'a askeri kuvvet gönderme kararı alındığını aktaran Ülküseven, bu kararın şimdi bir tezkere ile Meclis'e onaylatılmak istendiğini söyledi.
"Halkın egemenliğini böylesine hiçe sayan bu anlayış, savunma iddiasının ardına gizlenmiş bir savaş hevesinden başka bir şey değildir" diyen Ülküseven, antlaşma onaylanırsa çıkış hakkının on yıl boyunca askıya alınmış olacağını da vurguladı.
DİSK İstanbul Temsilcisi Arslanoğlu: 'Evlatlarımızı emperyalizme asker göndermek istiyorlar'
Eylemde söz alan DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu, antlaşmanın Türkiye'nin gençlerini başka ülkelerin çıkarları için savaşa göndermeye zemin hazırladığını savundu. Arslanoğlu, "Suudi emperyalizminin başı sıkıştığı zaman, ki bu Amerikan emperyalizminin başının sıkışması anlamına gelir, hemen Türkiye'den ve Pakistan'dan bir el uzatıldı" dedi. Antlaşmanın adının dinsel çağrışım yaratmak amacıyla seçildiğini ileri süren Arslanoğlu, şunları kaydetti: "Biz çocuklarımızın en az Amerika'daki, en az İngiliz ve Fransız yurttaşlarının çocukları kadar, insan oldukları için asla emperyalizme askerlik yapmasını istemiyoruz."
Cumhurbaşkanı tarafından imzalanmış olan antlaşmanın büyük ihtimalle ertesi gün Meclis'e getirileceğini belirten Arslanoğlu, Filistin'de yaşanan gelişmelere değinerek Türkiye'nin üç yıldır göstermelik hareketlerin ötesine geçmediğini öne sürdü ve "Suudilerin başı belaya girdiği zaman derhal aynı refleksi gösteriyorlar" diye konuştu.
Yemen savaşı ve bölgesel gerilim vurgusu
Ülküseven, antlaşmanın taraflardan birine yönelen saldırıyı tümüne yönelmiş saydığını hatırlatarak bunun pratik sonuçlarını sıraladı: Suudi Arabistan'ın Yemen'de yürüttüğü savaş, Pakistan'ın Hindistan ve Afganistan ile yaşadığı süregelen gerilim ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik tutumunun antlaşma çerçevesinde Türkiye'nin de sorumluluk alanına gireceğini ileri sürdü. "Suudi monarşisi 2015'ten bu yana Yemen halkını hem bombalıyor hem de ambargo ile açlığa mahkûm ediyor" diyen Ülküseven, kıtlık, salgın hastalıklar ve yerinden edilmenin milyonlarca insanın hayatını yıktığını belirtti.
Konuşmacılar, "Adı Yemen'dir, gülü çimendir, gideni gelmiyor, acep nedendir?" türküsünü anarak 1950'de NATO üyeliği için Kore'ye asker gönderilmesini de hatırlattı ve benzer bir sürecin yeniden yaşandığını öne sürdü.
Ekonomik kaygılar: Asgari ücret açlık sınırının altında
Basın metninde savaş harcamalarının emekçilere yansıması da ele alındı. Silahlanma harcamaları ve genişleyen askeri bütçelerin eğitim, sağlık, barınma ve ücretlerden kesilerek savaş ittifaklarına aktarıldığı vurgulandı. Açıklamada net asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu, açlık sınırının ise 37 bin 388 liraya ulaştığı belirtildi ve asgari ücretlinin 29 aydır açlık sınırının altında yaşadığı ifade edildi. "Savaş hâli gerekçesiyle ücretlerin bastırılmasına, grev ve eylem yasaklarının artırılmasına, baskıların sürdürülmesine asla izin vermeyeceğiz" denildi.
Avrupa'daki liman işçisi eylemleriyle dayanışma mesajı
Açıklamada Avrupa'daki gelişmelere de yer verildi. Geçen cuma günü yüzü aşkın limanda işçilerin silah sevkiyatına ve limanların militarizasyonuna karşı bir araya geldiği aktarıldı. Fransa'da liman işçilerinin greve çıktığı, İtalya'da ise on binlerin genel grevle sokağa döküldüğü belirtildi. Türkiye'de Haydarpaşa, Mersin ve Gemlik'teki liman işçilerinin de "Soykırıma liman yok" diyerek bu çağrıya katıldığı vurgulandı. "Liman işçileri savaş için çalışmaz" sözünün ortak bir paydada buluştuğu ifade edildi.
Eylem, TBMM'ye yönelik açık bir çağrıyla sona erdi: "Mekke Antlaşması'nı reddedin, savaş tezkeresine ret oyu verin! Bu savaş ittifakına el kaldıranlar, emekçi halkın vicdanında ve tarihin önünde hesap verecektir."
Sıkça Sorulan Sorular
Mekke Ortak Savunma Antlaşması nedir ve kimler arasında imzalandı?
Mekke Ortak Savunma Antlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan bir savunma iş birliği antlaşmasıdır. Basın açıklamasına göre metin 7 Ağustos'ta imzalanmış olup Dışişleri Komisyonu'ndan geçirilerek Meclis Genel Kurulu'na getirilmeye hazırlanmaktadır.
Eylemi kim düzenledi ve nerede gerçekleşti?
Eylemi İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri düzenledi. Eylem Kadıköy İskele Meydanı'nda gerçekleşti.
Eylemciler antlaşmaya neden karşı çıkıyor?
Eylemciler antlaşmanın Türkiye'yi bölgesel çatışmaların tarafı haline getirebileceğini, askeri yükümlülüklerin ekonomiye ve emekçilere olumsuz yansıyabileceğini öne sürdü. Ayrıca antlaşmanın taraflardan birine yönelen saldırıyı tümüne yönelmiş sayması nedeniyle Suudi Arabistan'ın Yemen savaşı ve bölgedeki diğer gerilimlerin Türkiye'nin sorumluluk alanına gireceğini savundular.
Eylemde antlaşmayla ilgili hangi tarihler öne çıktı?
Basın metninde antlaşmanın 7 Ağustos'ta imzalandığı, Meclis onayı beklenmeksizin 5 Ekim'de Riyad'da Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin toplandığı ve Suudi Arabistan'a askeri kuvvet gönderme kararının alındığı belirtildi.
TBMM'ye ne tür bir çağrıda bulunuldu?
Eylemciler TBMM'ye antlaşmayı reddetme ve savaş tezkeresine ret oyu verme çağrısında bulundu. Açıklamada antlaşma onaylanırsa çıkış hakkının on yıl boyunca askıya alınmış olacağı da vurgulandı.