
ABD Hazine Bakanlığı, ekim-aralık 2026 dönemine ilişkin özel sektörün elinde bulunan net piyasa borçlanması tahminini 10 milyar dolar aşağı yönlü revize ederek 618 milyar dolar olarak belirledi. Ağustos ayında açıklanan öngörünün 10 milyar dolar altında kalan bu rakam, çeyrek başındaki nakit bakiyesinin daha önce varsayılandan yüksek çıkmasıyla şekillendi. Bakanlık aynı açıklamada 2027 yılının ilk çeyreğine ilişkin borçlanma tahminini de 800 milyar dolar olarak kamuoyuyla paylaştı.
Revizyonun Arkasındaki Neden: Başlangıç Nakit Bakiyesi
Hazine Bakanlığı, dördüncü çeyreğe yönelik tahminini neden aşağı çektiğini de açıkladı. Bakanlığa göre aşağı yönlü revizyonun temel kaynağı, çeyrek başındaki nakit bakiyesinin önceki varsayımların üzerinde gerçekleşmesidir. Ancak bu olumlu etki, daha düşük öngörülen net nakit akışlarıyla kısmen dengelendi. Başlangıç nakit bakiyesinin sağladığı avantaj paranteze alındığında tablo farklılaşıyor: Söz konusu etki hariç tutulduğunda, dördüncü çeyrek borçlanma tahmini ağustos ayındaki öngörünün tam 24 milyar dolar üzerinde kalıyor.
Bakanlık, aralık ayı sonunda Hazine'nin nakit bakiyesinin 850 milyar dolar seviyesinde olacağını varsayıyor. Bu rakam, hem tahmin metodolojisi hem de piyasaların borçlanma programını değerlendirmesi açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor.
2027'nin İlk Çeyreği İçin 800 Milyar Dolarlık Öngörü
Ocak-Mart 2027 dönemine ilişkin net piyasa borçlanması tahmini 800 milyar dolar olarak açıklandı. Bakanlık bu tahmini, mart ayı sonunda Hazine nakit bakiyesinin 1 trilyon dolar düzeyinde bulunacağı varsayımına dayandırıyor. Söz konusu rakam, hem borçlanma ihtiyacının büyüklüğünü hem de yılın ilk çeyreğinde nakit yönetimine ilişkin planlamayı yansıtıyor.
Üçüncü Çeyrek Gerçekleşmeleri: Tahmin Tuttu, Nakit Bakiyesi Sürpriz Yaptı
Temmuz-Eylül 2026 dönemine ait veriler de açıklamada yer aldı. ABD Hazinesi, üçüncü çeyrekte 742 milyar dolarlık net piyasa borçlanması gerçekleştirdi ve çeyreği 984 milyar dolarlık nakit bakiyesiyle kapattı. Ağustos ayındaki tahminler ise 739 milyar dolarlık borçlanma ve eylül sonunda 950 milyar dolarlık nakit bakiyesi yönündeydi.
Gerçekleşen net borçlanma ile tahmin arasındaki yaklaşık 4 milyar dolarlık fark, Hazine'nin açıklamasına göre esas olarak dönem sonu nakit bakiyesinin beklenenden yüksek çıkmasından kaynaklandı. Bu etki de net nakit akışlarının öngörülenden fazla gerçekleşmesiyle kısmen dengelendi. Yüksek dönem sonu nakit bakiyesinin etkisi arındırıldığında ise üçüncü çeyrekteki fiili borçlanma, ağustos tahmininin 30 milyar dolar gerisinde kaldı.
4 Kasım'da Borçlanma Programı Açıklanacak
ABD Hazine Bakanlığı, üç aylık borçlanma ve yeniden finansman programına ilişkin ek ayrıntıları 4 Kasım Çarşamba günü Türkiye saatiyle 16.30'da kamuoyuyla paylaşacak. Piyasa katılımcıları bu açıklamayı yakından izleyecek; odak noktası ise gelecek çeyreklerde tahvil ihale büyüklüklerinde bir değişikliğe gidilip gidilmeyeceği olacak.
Hazine, ağustos ayındaki açıklamasında kupon ödemeli tahviller ile değişken faizli tahvillerin ihale büyüklüklerinde gelecekte yapılabilecek değişiklikleri değerlendirmeyi sürdürdüğünü ifade etmişti. Bu dil, mayıs ayındaki açıklamadan farklıydı; o dönemde tahvil satışlarında gelecekte olası artışlardan söz edilmişti. Söz konusu farklılaşma, piyasalarda Hazine'nin bazı uzun vadeli tahvil ihalelerini küçültebileceği ve finansman ihtiyacını karşılamak için Hazine bonoları ile kısa ve orta vadeli enstrümanlara daha fazla ağırlık verebileceği beklentisini doğurdu.
Analistler Uzun Vadeli Tahvillerin Küçültüleceğini Düşünüyor
Analistler, böyle bir değişikliğe gidilmesi halinde 20 ve 30 yıl vadeli tahvil ihalelerinin küçültülmesinin daha olası olduğunu değerlendiriyor. Kuponlu tahvil ihraçlarındaki olası artışların ise 2 ila 7 yıl vadeli enstrümanlarda yoğunlaşabileceği görüşü öne çıkıyor. Gösterge niteliğindeki 10 yıl vadeli tahvil ihalelerinin büyütülüp büyütülmeyeceği konusunda ise analistler arasında henüz bir görüş birliği bulunmuyor.
Piyasaların gündeminde bir diğer önemli başlık, Hazine'nin piyasa likiditesini desteklemeye yönelik tahvil geri alım programında olası değişiklikler. Hazine, uzun vadeli tahvillere yönelik geri alım işlemlerinde işlem başına üst limiti daha önce 2 milyar dolardan 6 milyar dolara yükseltmişti. 4 Kasım açıklamasında bu programa ilişkin yeni bir adım atılıp atılmayacağı da piyasa katılımcılarının merakla beklediği sorular arasında yer alıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
ABD Hazinesi 2026 dördüncü çeyrek borçlanma tahminini neden düşürdü?
Hazine Bakanlığı, tahminini 10 milyar dolar aşağı çekerek 618 milyar dolara indirdi. Bakanlık, bu revizyonun temel nedeninin çeyrek başındaki nakit bakiyesinin önceki varsayımların üzerinde gerçekleşmesi olduğunu açıkladı. Ancak bu olumlu etki, daha düşük öngörülen net nakit akışlarıyla kısmen dengelendi.
2027 yılının ilk çeyreğine ilişkin borçlanma tahmini ne kadar?
Hazine Bakanlığı, Ocak-Mart 2027 döneminde özel sektörün elinde bulunan net piyasa borçlanmasının 800 milyar dolar olmasını bekliyor. Bu tahmin, mart ayı sonunda Hazine nakit bakiyesinin 1 trilyon dolar seviyesinde bulunacağı varsayımına dayanıyor.
Üçüncü çeyrekte ABD Hazinesi ne kadar borçlandı?
ABD Hazinesi, Temmuz-Eylül 2026 döneminde 742 milyar dolarlık net piyasa borçlanması gerçekleştirdi ve çeyreği 984 milyar dolarlık nakit bakiyesiyle kapattı. Ağustos ayındaki tahmin 739 milyar dolarlık borçlanma ve 950 milyar dolarlık dönem sonu nakit bakiyesi yönündeydi.
4 Kasım'da açıklanacak borçlanma programında piyasalar neyi izleyecek?
Piyasa katılımcıları, gelecek çeyreklerde tahvil ihale büyüklüklerinde değişikliğe gidilip gidilmeyeceğine ilişkin sinyalleri takip edecek. Özellikle uzun vadeli tahvil ihalelerinin küçültülüp küçültülmeyeceği ve tahvil geri alım programında olası değişiklikler gündemin ön sıralarında yer alıyor.
Analistler tahvil ihalelerindeki olası değişiklikler hakkında ne düşünüyor?
Analistler, değişikliğe gidilmesi halinde 20 ve 30 yıl vadeli tahvil ihalelerinin küçültülmesinin daha olası olduğunu değerlendiriyor. Kuponlu tahvil ihraçlarındaki artışların 2 ila 7 yıl vadeli enstrümanlarda yoğunlaşabileceği görüşü öne çıkarken, 10 yıl vadeli tahvil ihalelerinin büyütülüp büyütülmeyeceği konusunda analistler arasında görüş ayrılığı bulunuyor.