
ABD Enerji Bakanlığı Afrika ve Orta Doğu İşleri Ofisi Direktör Yardımcısı Shiyana Gunasekara, Türkiye ile ABD arasındaki LPG ticaretini, küresel enerji arz güvenliğini ve temiz pişirme çözümlerine yönelik yatırımları değerlendirdi. İstanbul'da düzenlenen Liquid Gas Week 2026 etkinliğine katılan Gunasekara, Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'ye konuştu. ABD'li yetkili, Türkiye'nin küresel LPG piyasasındaki konumunu ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesi için mevcut fırsatları geniş bir perspektiften ele aldı.
Türkiye, LPG'de Bölgesel Süper Güç
Gunasekara, Türkiye'nin küresel LPG sahnesindeki ağırlığını açık bir dille ortaya koydu. "Türkiye'nin halihazırda dünyanın en büyük LPG pazarlarından biri olduğunu söyleyebilirim" diyen Gunasekara, ülkenin gelişmiş otogaz araç filosuna ve büyük hacimli LPG ithalatına dikkat çekti. Türkiye'nin bu LPG'yi yalnızca iç tüketim için kullanmadığını, aynı zamanda bölgesel ticarete de taşıdığını belirten Gunasekara, "Bu da Türkiye'yi bölgesel LPG piyasasında bir süper güç haline getiriyor" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin güvenilir enerji arzının önemini birçok ülkeden daha iyi kavradığını düşündüğünü de vurgulayan Gunasekara, bu çerçevede ülkenin LPG ticaretini daha da güçlendirebilecek üç temel fırsata işaret etti.
Üç Temel Fırsat: Ticaret, Altyapı ve Teknik Uzmanlık
Gunasekara'nın sıraladığı ilk fırsat, ticaretin artırılmasıydı. "ABD kaynaklı LPG arzı şu anda küresel piyasaya öncülük ediyor. Yalnızca güvenilir olmakla kalmayıp önümüzdeki birkaç yıl içinde daha da artacağını düşünüyorum" diyen Gunasekara, ABD'nin çeşitlendirilmiş ihracat pazarı sayesinde tedarikçilerinin ithalatçı ülkelerin piyasalarını güçlendirebilecek konumda olduğunu söyledi. Türkiye ile ticari ilişkilerin geliştirilmesinin ülkenin bölgesel enerji merkezi konumunu pekiştireceğini de sözlerine ekledi.
İkinci fırsat olarak altyapıyı öne çıkaran Gunasekara, Liquid Gas Week etkinliği kapsamında da terminal, depolama ve dağıtım altyapısının önemine değindiğini aktardı. "Terminaller, depolama ve dağıtım altyapısı; bunlar arzı yalnızca moleküllerden enerji güvenliğine dönüştüren unsurlardır" diyen Gunasekara, Türkiye'nin bölgesel merkez konumunun bu altyapıyı tüm bölge açısından kritik kıldığını vurguladı. "Günün sonunda hepimiz bölgesel güvenliğin küresel enerji güvenliğinin temel dayanaklarından biri olduğunun farkındayız" diye de ekledi.
Üçüncü fırsat olarak teknik uzmanlığı gösteren Gunasekara, bu konuda somut bir deneyimini paylaştı: "Dünyaca tanınan Türk mühendisliğini Aygaz'ın LPG tesisinde yakından ve bizzat görme ayrıcalığına sahip oldum." Türk şirketlerinin gelişmiş LPG piyasalarını destekleyen karmaşık ve güvenli altyapıların nasıl kurulacağını çok iyi bildiğini belirten Gunasekara, bu birikimin hem bölgesel hem de Türkiye'nin sınırlarının çok ötesindeki gelişmekte olan pazarlara önemli katkılar sağlayabileceğini ifade etti.
LPG, Temiz Pişirmede Öncü Rol Üstleniyor
Gunasekara, ABD'nin özellikle Afrika'da temiz pişirme çözümlerine erişimin artırılmasına yönelik çalışmalarına da geniş yer ayırdı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright'ın bu konudaki yaklaşımını hatırlatan Gunasekara, LPG'nin uygun fiyatlı ve güvenilir enerjiye erişimi sağlamanın en hızlı yollarından biri olduğunu söyledi. "2018'den bu yana, özellikle Sahra Altı Afrika'da temiz pişirme çözümlerine erişimde sağlanan ilerlemenin yaklaşık dörtte üçü LPG sayesinde gerçekleşti" diye konuştu.
Odun ve odun kömürüyle yemek pişiren ailelerin bu yakıtları toplamak için günde saatler harcadığını, kapalı alanlardaki zehirli hava kirliliğinin de yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürdüğünü anlatan Gunasekara, "LPG ise bu insanlara zamanlarını geri kazandırıyor. Yalnızca günlerinden saatleri değil, yaşamlarından günleri de geri veriyor" dedi. Enerji yoksulluğunun azaltılması ve hane halkı düzeyinde enerji güvenliğinin sağlanmasının büyük altyapı tartışmalarından bağımsız ele alınamayacağını da vurguladı.
G20'de Teknoloji Tarafsızlığı Kararı
ABD Enerji Bakanlığı'nın temiz pişirme alanındaki çalışmalarını üç başlık altında aktaran Gunasekara, bunların ilkinin LPG'nin bu alandaki önceliğini artırmak olduğunu söyledi. Houston'da düzenlenen G20 enerji bakanları toplantısında, temiz pişirme projelerinin finansmanında teknoloji tarafsızlığının benimsenmesi ve projelerin kendi niteliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldığını aktardı.
"Bakanlar, özellikle LPG projelerinin, keyfi veya ideolojik temelli bir sınıflandırmaya göre değil, hanelere ve kurumlara ne kadar iyi hizmet sunduklarına göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi" diyen Gunasekara, hidrokarbon içeren çözümlerin finansmanını engelleyen politikaların aslında yardım etmeyi amaçladığı insanlara zarar verdiğini de ekledi. İkinci çalışma alanı olarak enerji bakanlıklarıyla ikili işbirliğini belirten Gunasekara, ortaklarını ABD'li sektör paydaşları ve teknik uzmanlığa sahip ulusal laboratuvarlarla bir araya getirdiklerini anlattı.
Üçüncü ve en kritik alan olarak ise yatırım risklerini azaltacak finansmanı gösteren Gunasekara, bunu temiz pişirme çözümlerine erişimin artırılmasındaki temel darboğaz olarak nitelendirdi. Afrika kıtasında özel sermaye akışlarının güçlü olduğunu ancak risk azaltıcı finansman desteğine sahip yeterli sayıda yatırım yapılabilir proje bulunmadığını vurguladı. "Bu nedenle ABD hükümeti bünyesindeki ortaklarımızla birlikte, LPG piyasalarının ihtiyaç duyduğu terminallerin, depolama kapasitesinin ve dağıtım altyapısının nasıl finanse edilip desteklenebileceğini değerlendiriyoruz" dedi.
Tek Tedarikçiye Bağımlılık En Büyük Risk
Güncel jeopolitik gerilimlerin küresel enerji piyasalarına etkisini de değerlendiren Gunasekara, LPG arz güvenliğinde en büyük riskin belirli tedarik kaynaklarına aşırı yoğunlaşma olduğunu söyledi. "Özellikle son birkaç yılda gördüğümüz en büyük risk, enerji arzında tek bir tedarikçiye, tek bir güzergaha veya tek bir bölgeye bağımlı olmaktır" diyen Gunasekara, bu yıl yaşanan gelişmelerin söz konusu bağımlılığın risklerini gözler önüne serdiğini belirtti. En ağır etkilenen piyasaların tek bir ana tedarik kaynağına bağımlı olan ve sınırlı depolama kapasitesine sahip piyasalar olduğunu da vurguladı.
Ülkelerin kırılganlıklarını azaltmak için tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini söyleyen Gunasekara, "Her yeni tedarik kaynağı, bir sonraki arz şokunun daha küçük ve etkisinin daha sınırlı olmasını sağlar. ABD de bu ülkeler için böyle bir tedarik ortağı olmaya hazır" dedi. Yeterli depolama kapasitesine sahip ülkelerin arz şoklarını daha kolay atlattığını, altyapısı yetersiz piyasalarda ise risklerin doğrudan hane halklarına yansıdığını da hatırlattı.
Gunasekara, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Bu sorunu ele alabilecek çözümler bugün zaten elimizde. Dolayısıyla daha iyi bir çözüm ortaya çıkmasını beklemek için 10 veya 20 yıl daha kaybetmemize gerek yok. Yapmamız gereken, mevcut finansman araçlarını bugünün çözümlerine yönlendirmek."
Sıkça Sorulan Sorular
Shiyana Gunasekara Türkiye'yi neden bölgesel LPG süper gücü olarak tanımladı?
Gunasekara, Türkiye'nin gelişmiş otogaz araç filosuna sahip olmasını, büyük hacimde LPG ithal etmesini ve bu LPG'yi hem yurt içinde kullanmasını hem de bölgesel ticarete taşımasını bu nitelendirmenin gerekçesi olarak gösterdi.
ABD'nin Türkiye ile LPG ticaretini geliştirmeye yönelik öngördüğü üç temel fırsat nedir?
Gunasekara, bu fırsatları ticaretin artırılması, terminal-depolama-dağıtım altyapısına yatırım ve Türk mühendislik firmaları aracılığıyla teknik uzmanlığın yaygınlaştırılması olarak sıraladı.
Sahra Altı Afrika'da temiz pişirme çözümlerine erişimde LPG'nin payı ne kadar?
Gunasekara, 2018'den bu yana Sahra Altı Afrika'da temiz pişirme çözümlerine erişimde sağlanan ilerlemenin yaklaşık dörtte üçünün LPG sayesinde gerçekleştiğini belirtti.
Houston'daki G20 enerji bakanları toplantısında temiz pişirme konusunda hangi karara varıldı?
Toplantıda, temiz pişirme projelerinin finansmanında teknoloji tarafsızlığının benimsenmesi ve projelerin ideolojik bir sınıflandırmaya göre değil kendi niteliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği konusunda mutabakata varıldı.
Gunasekara'ya göre Afrika'da temiz pişirme yatırımlarının önündeki en büyük engel nedir?
Gunasekara, asıl darboğazın yatırım risklerini azaltacak finansman eksikliği olduğunu belirtti. Afrika'da özel sermaye akışlarının güçlü olduğunu, ancak risk azaltıcı finansman desteğine sahip yeterli sayıda yatırım yapılabilir projenin bulunmadığını vurguladı.