
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yıllarca süren kuraklığın ardından bu kez aşırı yağışlarla boğuşuyor. Diyarbakır'da iklim değişikliğinin tetiklediği düzensiz hava koşulları, bölge tarımını derinden sarstı. Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, kasım ayında hâlâ tarlada bekleyen pamuk ve mısır nedeniyle çiftçilerin büyük mağduriyet yaşadığını belirterek bölgenin doğal afet bölgesi ilan edilmesi gerektiğini söyledi.
Bir Ay Gecikmeli Hasat, Tarlada Kalan Ürünler
İskenderoğlu'nun aktardığına göre 2026 yılının ilkbahar mevsiminde bölgede normalin üzerinde yağış düşmesi, pamuk ve mısır üreticilerinin ekimi geciktirmesine yol açtı. Bu gecikme, hasat takvimini de olumsuz etkiledi. Normal koşullarda yaklaşık bir ay önce tamamlanmış olması gereken hasat, kasım ayında hâlâ sürdürülemiyor. İskenderoğlu, "Kasım ayında olmamıza rağmen mısır şu anda tarlada. Aslında bu mısırın yaklaşık bir ay önce hasat edilmesi gerekiyordu" dedi.
Ziraat Odası Başkanı, şu an itibarıyla Diyarbakır'da pamuğun yaklaşık yüzde 35-40'ının, mısırın ise yüzde 50'sinin hasat edilebildiğini açıkladı. Yağışların sürmesi nedeniyle kalan ürünlerin ne zaman tarladan kaldırılabileceği belirsizliğini koruyor.
Bölgede İlk Kez Görülen Yağış Sürekliliği
İskenderoğlu, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Batman'da art arda üç yıl yoğun kuraklık yaşandığını hatırlatarak bu yılki tablonun tam tersine döndüğünü vurguladı. Meteoroloji verilerini sürekli takip ettiğini belirten İskenderoğlu, kasım ayının 20'sine kadar yağış öngörüldüğünü söyledi ve "Yağışların bu kadar erken başlaması ve bir aydan fazladır aralıksız yağmasına ilk kez tanık oluyoruz. Bölgemizde ilk defa böyle bir şey gördük" ifadelerini kullandı. Hava tahminlerinin hafta hafta yağmur göstermeye devam etmesinin kendisini psikolojik olarak da etkilediğini dile getirdi.
Hasat Yapılamayan Çiftçi Borç Sarmalında
Ürününü satamayan çiftçinin borcunu ödeyemediğine dikkat çeken İskenderoğlu, durumun ciddi bir kısır döngüye dönüştüğünü anlattı. Çiftçilerin bankalar, Tarım Kredi Kooperatifleri ile mazot, gübre, tohum ve ilaç satıcılarına borçlu olduğunu aktaran İskenderoğlu, "Çiftçi mısır hasadını gerçekleştiremediği için de mısırını satamıyor. Mısırın karşılığını alamadığı için de şu anda çiftçi, bankalara, Tarım Kredi Kooperatiflerine, mazot, gübre, tohum, ilaç satıcılarına borçlu ve şu anda çiftçi kara kara düşünüyor" dedi.
Türkiye genelinde çiftçinin toplam borcunun 1 trilyon 300 milyara ulaştığını aktaran İskenderoğlu, bölgedeki üreticilerin hasat gerçekleşmeden bu yükün altından kalkmasının mümkün olmadığını vurguladı. Borçlarını ödeyemeyen çiftçinin yasal takibe gireceğini de sözlerine ekledi.
Fiyat Düşüşü ve Yükselen Girdi Maliyetleri Çiftçiyi İkiye Kıstı
İskenderoğlu, yağışların neden olduğu nem artışı yüzünden mısırda yüzde 20 verim kaybı yaşandığını ve Diyarbakır piyasasında kilogram fiyatının 14 liradan 11,5 liraya gerilediğini açıkladı. Buna karşın üretim maliyetinin ton başına 17 bin lira olduğunu belirten İskenderoğlu, girdi fiyatlarındaki artışa da dikkat çekti. Mazota tek yılda yüzde 80 ile yüzde 100 arasında, ilaçlara ise yüzde 70 zam geldiğini ifade etti.
Hükümetten gübre, tohum, mazot ve ilaç gibi tarımsal girdilere uygulanan zamlar oranında ürün alım fiyatlarına da zam yapılmasını talep eden İskenderoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın çiftçilere mazot desteği verdiğini hatırlatarak Türkiye'de de tarımda kullanılan mazottan Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) kaldırılması gerektiğini savundu.
Doğal Afet İlanı ve Borç Yapılandırması Talebi
İskenderoğlu, bölgenin bir an önce doğal afet bölgesi ilan edilmesini, çiftçilerin banka ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizsiz olarak yapılandırılmasını ve devlet tarafından acil destek sağlanmasını talep etti. "Mısır ve pamuk üreticisi devletimizden acil destek bekliyor ve bankalara olan borcu, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borcu yapılandırma getirilmesini talep ediyor" diyen İskenderoğlu, üreticilerin kendisine ilettiği talepleri doğrudan aktardığını belirtti.
Pamuk ekim alanlarının geçmişte 806 bin dönüm iken hükümetin destekleme, sulama ve hibe politikaları nedeniyle 350-400 bin dönüm bandına gerilediğini de vurgulayan İskenderoğlu, bölgenin pamuk ve mısır üretimine elverişli ve verimli bir coğrafya olduğunu hatırlattı. Silvan Barajı ve Devegeçidi Barajı gibi yarım kalan projelerin tamamlanması halinde 2 milyon 350 bin dönüm tarım arazisinin suya kavuşacağını, bunun 1 milyon dönümünde pamuk yetiştirilmesi durumunda 500 bin ton pamuk üretimi sağlanabileceğini belirtti. Türkiye'nin halihazırda yılda 1 milyon ton pamuk ithal ettiğini hatırlatan İskenderoğlu, bu projelerin hayata geçirilmesiyle ithalatın yarıya indirilebileceğini ifade etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Diyarbakır'da pamuk ve mısır hasadı neden yapılamıyor?
Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu'na göre 2026 ilkbaharında bölgede normalin üzerinde yağış düşmesi, ekimin gecikmesine yol açtı. Ardından kasım ayına kadar aralıksız süren yağışlar, tarlalara makine girişini engelledi ve hasat bir ay geride kaldı.
Şu an itibarıyla Diyarbakır'da ne kadar ürün hasat edilebildi?
İskenderoğlu'nun açıklamasına göre Diyarbakır'da pamuğun yaklaşık yüzde 35-40'ı, mısırın ise yüzde 50'si hasat edilebildi. Kalan ürünler hâlâ tarlada bulunuyor.
Çiftçilerin borç durumu nasıl?
Hasat yapamayan çiftçiler ürünlerini satamadığı için bankalar, Tarım Kredi Kooperatifleri ile mazot, gübre, tohum ve ilaç satıcılarına olan borçlarını ödeyemiyor. Türkiye genelinde çiftçinin toplam borcu 1 trilyon 300 milyara ulaşmış durumda.
Ziraat Odası Başkanı hükümetten ne talep ediyor?
İskenderoğlu; bölgenin doğal afet bölgesi ilan edilmesini, çiftçilerin banka ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizsiz yapılandırılmasını, mısır ve pamuk üreticilerine acil devlet desteği verilmesini ve tarımda kullanılan mazottan ÖTV kaldırılmasını talep ediyor.
Diyarbakır'da pamuk ekim alanları neden azaldı?
İskenderoğlu'na göre Diyarbakır'daki pamuk ekim alanları, hükümetin destekleme, sulama ve hibe politikaları nedeniyle 806 bin dönümden 350-400 bin dönüm bandına geriledi. Bu politikalar, çiftçileri pamuktan vazgeçip mısıra yönlendirdi.