
TBMM'de AK Parti Grubu tarafından hazırlanan 13. Yargı Paketi son aşamasına geldi. Aile hukuku, boşanma ve yargılamaların hızlandırılmasına ilişkin düzenlemeleri kapsayan paketin kanun teklifi üzerindeki çalışmaların iki haftaya kadar tamamlanması ve bu ay içinde TBMM'ye sunulması planlanıyor. Paketin en tartışmalı başlıklarından birini ise Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği "süresiz nafaka" hükmünün yerine getirilecek düzenleme oluşturuyor.
AYM Kararı Yeni Bir Düzenlemeyi Zorunlu Kıldı
Sürecin yasal arka planına bakıldığında, Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusuyla başlayan bir dizi hukuki gelişme belirleyici oldu. Söz konusu mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" hükmündeki "süresiz olarak" ibaresinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. AYM bu ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. İptal kararı 4 Haziran 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararın yayımlanmasıyla birlikte yasama organının, AYM'nin iptal gerekçeleri doğrultusunda yeniden bir düzenleme yapması zorunlu hale geldi.
Pakette Yer Alıp Almayacağı Henüz Netleşmedi
AYM kararının ardından 13. Yargı Paketi'nin gündemine giren süresiz nafaka meselesi, hazırlık sürecinde belirsizliğini korumaya devam ediyor. AK Partili yetkililer, alternatifler üzerinde çalışmaların sürdüğünü, bu çalışmaların zamanında tamamlanması halinde düzenlemenin pakette yer alacağını, yetişmemesi durumunda ise başka bir kanun teklifiyle Meclis'e getirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Dolayısıyla süresiz nafakaya ilişkin hükmün 13. Yargı Paketi'nde yer alıp almayacağı henüz kesinleşmiş değil.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Tüm Taraflardan Görüş İstedi
Konunun kamuoyundaki yankısı da çalışmaların seyrini etkiledi. AK Parti'nin Merkez Yürütme Kurulu toplantısında süresiz nafaka konusunda sunum yapıldığı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konunun tüm taraflarından görüş alınmasını ve ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasını istediği yönündeki haberlerin kamuoyuna yansımasının ardından alternatifler üzerindeki çalışmalar yoğunlaştırıldı. Bu gelişme, meselenin salt teknik bir hukuki düzenlemenin ötesinde siyasi bir ağırlık taşıdığını da gözler önüne seriyor.
Geniş Bir Paydaş Kesimiyle İstişare Yürütülüyor
Hazırlık sürecinde yalnızca hukuki teknik çalışmayla yetinilmediği, geniş bir paydaş kitlesinin görüşlerine başvurulduğu anlaşılıyor. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu ile kadın dernekleri, ilgili platformlar ve sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerileri derleniyor. Bunların yanı sıra özellikle aile hâkimleri ve bölge istinaf mahkemelerinin tecrübe, bilgi ve gözlemlerinden de yararlanılıyor. Yetkililer, boşanma davalarında aile hâkimlerinin kadınların sosyal ve ekonomik durumlarını göz önünde bulundurarak yoksulluk nafakasına hükmettiğine dikkat çekerek her iki tarafın haklarını gözetecek bir denge kurulması için arayışların sürdüğünü vurguladı. Düzenlemenin kadınların mağduriyetine yol açmayacak biçimde şekillendirilmesi ise temel öncelikler arasında gösteriliyor.
Masadaki Alternatifler: Evlilik Süresi ve Yaş Belirleyici Olabilir
Çalışmalarda öne çıkan iki temel alternatif şekilleniyor. Bunlardan ilki, uzun evlilik süreleri ile kişinin yaş durumunun esas alınarak yine süresiz nafaka bağlanmasına imkân tanıyan bir model. Bu yaklaşım, evliliğin uzunluğu ve bireyin yaşı gözetildiğinde nafakanın süresiz olarak devam edebileceğini öngörüyor.
İkinci alternatif ise daha esnek ve periyodik bir yapı öneriyor: Evlilik süresiyle orantılı olarak belirlenecek dönemler için yoksulluk nafakası bağlanması ve bu sürenin dolmasının ardından başvuru imkânı tanınarak yeniden değerlendirme yapılması. Böylece nafaka otomatik olarak sona ermeyecek; ancak devam edip etmeyeceği periyodik olarak yeniden ele alınacak. Çok kısa süreli evliliklerin ise her iki alternatifte de bu değerlendirme kapsamı dışında tutulması öngörülüyor.
Hangi alternatifin benimseneceği ya da farklı unsurların bir arada kullanılıp kullanılmayacağı, çalışmaların tamamlanmasına bağlı olarak netlik kazanacak. Paketin bu ay içinde Meclis'e sunulması hedeflense de süresiz nafaka düzenlemesinin aynı takvime yetişip yetişmeyeceği belirsizliğini korumaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka hükmünü neden iptal etti?
Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusu üzerine AYM, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. İptal kararı 4 Haziran 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandı. İptal gerekçelerinin ayrıntıları kaynakta yer almamaktadır.
13. Yargı Paketi ne zaman TBMM'ye sunulacak?
Kanun teklifi üzerindeki çalışmaların iki haftaya kadar tamamlanması ve paketin bu ay içinde TBMM'ye sunulması planlanıyor. Ancak süresiz nafakaya ilişkin düzenlemenin bu takvime yetişip yetişmeyeceği henüz kesinleşmedi.
Süresiz nafaka düzenlemesi 13. Yargı Paketi'nde kesinlikle yer alacak mı?
Hayır, bu konu henüz netleşmedi. AK Partili yetkililer, alternatiflerin zamanında tamamlanması halinde düzenlemenin pakette yer alacağını, yetişmemesi durumunda ise ayrı bir kanun teklifiyle Meclis'e getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Yeni nafaka düzenlemesinde hangi kriterler belirleyici olacak?
Masadaki alternatifler arasında evlilik süresinin uzunluğu ve kişinin yaş durumu öne çıkıyor. Uzun evliliklerde ve ileri yaşlarda süresiz nafaka bağlanması ya da evlilik süresiyle orantılı dönemler için nafaka belirlenerek süre sonunda yeniden değerlendirme yapılması seçenekleri üzerinde duruluyor. Çok kısa süreli evliliklerin bu değerlendirme dışında tutulması öngörülüyor.
Hazırlık sürecinde hangi kurumların görüşlerine başvuruluyor?
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, kadın dernekleri, ilgili platformlar ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınıyor. Bunların yanı sıra aile hâkimleri ve bölge istinaf mahkemelerinin tecrübe ve gözlemlerinden de yararlanılıyor.