
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Londra'da düzenlenen WTM Londra Turizm Fuarı'nda Türkiye standı önünde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ersoy, İngiltere pazarına yönelik beklentilerden 2027 sezonunun hazırlıklarına, etkinlik turizminden kültür varlıklarının iadesine kadar geniş bir gündemde açıklamalarda bulundu. Fuarda 909 metrekarelik ana stand, 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanıyla 78 alt katılımcıyla yer alan Türkiye, Ersoy'un deyimiyle "adeta bir Türkiye adası" oluşturdu.
Üçüncü çeyrekte rekor: 25,5 milyar dolar turizm geliri
Bakan Ersoy, turizm gelirlerinde tarihi bir eşiğin aşıldığını duyurdu. Türkiye'nin üçüncü çeyrek turizm geliri yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaşarak bugüne kadar kaydedilen en yüksek çeyreklik turizm geliri oldu. Ersoy, şubat ayı sonunda başlayan savaşın ikinci çeyreği olumsuz etkilediğini, ancak yoğun tanıtım kampanyalarıyla üçüncü çeyrekte öngörülen toparlanmanın gerçekleştiğini ve ikinci çeyrekteki kayıpların da telafi edildiğini belirtti. İlk dokuz aylık turizm geliri ise yüzde 2,4 artışla 51 milyar 278 milyon dolara ulaşırken aynı dönemde Türkiye 49 milyon 132 bin ziyaretçi ağırladı. Ersoy, "Ateş çemberinin ortasında tam bir istikrar adası olma pozisyonumuzu koruyoruz" diyerek bölgesel jeopolitik risklere rağmen sürecin başarıyla yönetildiğini vurguladı.
Formula 1 ve büyük etkinliklerle turizm çeşitleniyor
Ersoy'un en dikkat çekici açıklamalarından biri etkinlik turizmine ilişkindi. Bakan, 2027 itibarıyla Formula 1'in Türkiye'ye döneceğini açıkladı. Buna ek olarak uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük ölçekli etkinliklerin de bu alandaki önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin uluslararası zirvelere ev sahipliği yapma kapasitesinin geliştiğini ifade eden Ersoy, NATO ve Antalya'da düzenlenecek COP31 gibi organizasyonları bu kapasitenin somut göstergeleri olarak değerlendirdi.
Kongre ve toplantı turizmi alanında da önemli bir adım attıklarını açıklayan Ersoy, TGA bünyesinde toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan MICE alanına yönelik yeni bir birim kurduklarını duyurdu. Ersoy, bundan böyle yalnızca devletler arası kongrelere değil, uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vermeyi hedeflediklerini söyledi. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31'in gerçekleştirileceği alanın Bakanlığa devredilmesinin ardından bu iki mekanın küresel şirket organizasyonlarını Türkiye'ye çekmede kritik rol üstleneceğini belirtti.
İngiltere pazarı ve 2027 planlamasında ulaşım maliyetleri
Ersoy, İngiltere'nin Rusya ve Almanya'nın ardından Türkiye'nin üçüncü büyük kaynak pazarı konumunda olduğunu belirterek Birleşik Krallık pazarının güçlü performansını sürdürmesini beklediklerini söyledi. Ancak 2027 planlamasında ulaşım maliyetlerinin belirleyici bir etken olacağına dikkat çekti. Havacılık sektöründeki yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemleri nedeniyle maliyet artışlarının biletlere henüz tam olarak yansımadığını anlatan Ersoy, bu dönemlerin sona ermesiyle yükselen petrol fiyatlarının 2027'de uçak bileti fiyatları üzerinde daha belirgin bir etki yaratmasını beklediklerini ifade etti. Üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini de kaydetti.
Bu tablonun rezervasyon davranışlarını da dönüştürebileceğini vurgulayan Ersoy, erken rezervasyonun payının azaldığı, son dakika rezervasyonlarının ağırlığının arttığı bir döneme girilebileceğine işaret etti. Bu değişime uygun bir tanıtım ve satış stratejisi izleyeceklerini, yıl boyunca tur operatörleri, hava yolu şirketleri ve seyahat platformlarıyla kesintisiz kampanyalar yürüteceklerini belirtti. İngiliz ziyaretçilerin yaz aylarının yanı sıra düşük sezonda ve kışın da Türkiye'yi tercih ettiğini hatırlatan Ersoy, bu özelliğin İngiltere pazarını turizmi yıl geneline yaymak açısından değerli kıldığını söyledi.
60'tan fazla ürün ve gastronomi şehirleri hedefi
Türkiye'nin 2018'den itibaren turizm stratejisini köklü biçimde dönüştürdüğünü belirten Ersoy, geçmişte ağırlıklı olarak deniz, kum, güneş ve arkeoloji üzerine kurulu turizm anlayışının artık çok daha geniş bir ürün çeşitliliğine ulaştığını söyledi. "Şimdi 60'tan fazla ürünle biz pazara çıkmış durumdayız" diyen Ersoy, bu çeşitliliğin GoTürkiye platformu üzerinden yoğun biçimde tanıtıldığını aktardı. Tanıtım kampanyalarının hem destinasyon hem ürün temelinde yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, gastronominin bu yaklaşımda önemli bir yer tuttuğunu kaydetti.
Michelin Rehberi'nin Türkiye'ye gelmesinin gastronomi turizmine katkı sağladığını belirten Ersoy, Kültür Yolu Festivalleri kapsamında şehirlerin unutulmaya yüz tutmuş yöresel reçetelerini menülere dahil ettiklerini ve "Lezzet Noktaları" oluşturduklarını anlattı. Gastronomi alanındaki önceliklerinin şehirleri uluslararası çekim merkezine dönüştürmek olduğunu vurgulayan Ersoy, İstanbul'un bu doğrultuda yapılan yatırımların meyvelerini verdiğini ve dünyanın önde gelen gastronomi şehirlerinden biri haline geldiğini söyledi.
14 ülkeyle protokol, ABD'den 100 eser iade edildi
Ersoy, ABD'den 100 kültür varlığının Türkiye'ye iade edilmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Yurt dışına kaçırılan eserlerin tespit edilmesi ve ülkeye geri kazandırılmasının en hassas konular arasında yer aldığını belirten Bakan, son sekiz yılda kurumsal kapasiteyi güçlendirdiklerini, ilgili birimi daire başkanlığı seviyesine çıkardıklarını anlattı. Aralarında ABD'nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzalandığını ve bu iş birliklerinin iade süreçlerini hızlandırdığını vurgulayan Ersoy, geçmişte sekiz-dokuz yıl süren süreçlerin artık yedi-sekiz ayda sonuçlanabildiğini söyledi. Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi (HSI) ile sürdürülen iş birliğine dikkat çeken Ersoy, "Kaçak mal, ayıplı mal olarak kabul edilmeli; herkes tarafından dışlanmalı" diyerek uluslararası anlayışın değişmesi gerektiğini vurguladı. ABD'den getirilen eserlerin İstanbul Arkeoloji Müzelerinde sergilendiğini belirten Ersoy, ziyaretçileri bu kültür varlıklarını görmeye davet etti.
Uzak pazarlar ve deprem bölgesi öncelikte
2027 hedefleri kapsamında uzak pazarlara yönelik ulaşım kapasitesinin artırılacağını da açıklayan Ersoy, son sekiz yıldır kaynak pazar çeşitlendirme çalışmalarını sürdürdüklerini hatırlattı. ABD, Kanada ve Çin pazarlarına yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Çin'deki uçuş kapasitesinin 21'den 49'a çıkarılmasına ilişkin kararın ardından ek uçuş imkânlarının eylül itibarıyla devreye girmeye başladığını bildirdi. Türk Hava Yolları ile yakın çalıştıklarını ve uzun menzilli uçakların teslimatlarının uzak pazarlara erişimi güçlendireceğini belirten Ersoy, Yeni Zelanda gibi uzun mesafeli noktalara yönelik planlamaların da gündemde olduğunu aktardı.
Fuardaki son soruyu Kahramanmaraş'a yönelik çalışmalar üzerine yanıtlayan Ersoy, deprem bölgesinin öncelikleri arasında yer almayı sürdüreceğini vurguladı. Şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasının yanı sıra ticaretin ve ekonominin canlandırılmasında turizmin önemli bir katkı alanı olduğunu belirten Ersoy, "Biz de üzerimize düşeni en büyük fedakârlıkla yapacağız" dedi.
Sıkça Sorulan Sorular
Formula 1 Türkiye'ye ne zaman dönüyor?
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, WTM Londra Fuarı'ndaki açıklamalarında Formula 1'in 2027 itibarıyla Türkiye'ye döneceğini duyurdu.
Türkiye'nin 2025 yılı üçüncü çeyrek turizm geliri ne kadar oldu?
Bakan Ersoy'un açıkladığı verilere göre Türkiye'nin üçüncü çeyrek turizm geliri yüzde 5 artışla 25 milyar 526 milyon dolara ulaştı ve bu rakam bugüne kadar elde edilen en yüksek çeyreklik turizm geliri olarak kayıtlara geçti.
TGA bünyesinde kurulan MICE birimi ne yapacak?
Toplantı, teşvik seyahati, kongre ve fuar organizasyonlarını kapsayan bu birim, yalnızca devletler arası kongrelere değil uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vererek küresel etkinlikleri Türkiye'ye çekmeyi hedefliyor. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31 alanının Bakanlığa devredilmesi bu süreçte önemli rol üstlenecek.
Türkiye kaç ülkeyle kültür varlığı iadesi protokolü imzaladı?
Bakan Ersoy, aralarında ABD'nin de bulunduğu 14 ülkeyle ikili protokol imzalandığını açıkladı. Bu iş birlikleri sayesinde geçmişte sekiz-dokuz yıl süren iade süreçleri artık yedi-sekiz ayda sonuçlanabilmektedir.
Çin pazarında uçuş kapasitesi ne kadar artırıldı?
Ersoy'un aktardığı bilgilere göre Çin'deki uçuş kapasitesi 21'den 49'a çıkarıldı ve bu kararın ardından ek uçuş imkânları eylül itibarıyla devreye girmeye başladı.