
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçe görüşmeleri devam ederken, EMEK Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan kürsüden Bakan Vedat Işıkhan'a yönelik sert bir eleştiri yöneltti. AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında sürdürülen komisyon toplantısında söz alan Bayhan, Bakanlığın sunumunun işçi gerçekliğini yansıtmadığını öne sürerek bir dizi somut eksikliği sıraladı.
22 Sayfalık Sunumda 'Emek' Kavramı Yalnızca Bir Kez Geçiyor
Bayhan, konuşmasına Bakanlık sunumundaki kavramsal bir tespitle başladı. "Çalışma demek emek demektir, Sayın Bakan. Biraz Türkçe bilen herkes bunu da bilir. Ama sizin 22 sayfalık sunumunuzda tek bir yerde emek kavramı geçiyor" diyen milletvekili, bunun başlı başına bir tutum ilanı olduğunu savundu. Bayhan'a göre sunum, ucuz emek sömürüsünün yoğunlaşacağını, MESEM'lerin çoğalacağını, çocuk emeği ve genç iş gücü sömürüsünün artacağını, fabrikalarda baskı ve mobbingin süreceğini ve iş cinayetlerinin çoğalacağını örtük biçimde kabul eden bir belge niteliği taşıyor.
875 Müfettişle 1 Milyon Tehlikeli İşyeri Denetlenemez
Bayhan, Bakanlık sunumunda yer alan iş yeri ve denetim rakamlarını birbiriyle çelişkili bulduğunu vurguladı. Sunuma göre Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon iş yeri bulunuyor ve bunların 1 milyonu tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfta yer alıyor. Milletvekili, iş müfettişi sayısının bu tabloya karşın 875'e düşürüldüğüne dikkat çekti. "Hem bu iş yerlerinin bilfiil denetlenmesinin mümkün olmadığını söylüyorsunuz hem de iş müfettişlerinin sayısını sürekli düşürüyorsunuz" diye konuşan Bayhan, raporlarda 5 bin 573 denetim yapıldığının, bunların 1.549'unda ceza yazıldığının belirtildiğini hatırlattı. Bu orana bakıldığında bile mevcut iş yerlerinin yaklaşık üçte birinde suç işlendiği sonucuna varıldığını kaydeden Bayhan, büyük holding ve tekellerin ise denetim kapsamına hiç girmediğini ileri sürdü.
Sunumda Olmayan Başlıklar: İş Cinayetleri, Grev Hakkı, Açlık Sınırı
Bayhan'ın en sert vurgularından biri, Bakanlık belgesinde yer almayan veriler üzerineydi. Milletvekili, sunumda iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilere ve bu davalara ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığını, sendika yetkilerine yönelik itiraz davalarının kayıt dışı bırakıldığını, grev ve toplu sözleşme haklarından yararlanabilen işçi sayısına yer verilmediğini ve açlık ile yoksulluk sınırı istatistiklerinin tamamen dışarıda tutulduğunu tek tek sıraladı. Bayhan bu eksiklikleri "sermaye terörü belgesi" olarak nitelendirdiği sunumun temel zaafiyetleri olarak değerlendirdi.
Sendikalaşma Verilerinde Referans Yılı Tartışması
Bayhan, Bakanlığın istatistiksel tercihlerine de itiraz etti. Çeşitli göstergeler için 2002 yılının referans alındığını, ancak sendikalaşma oranı söz konusu olduğunda 2013'ün temel yıl olarak seçildiğini belirten milletvekili, bunun nedenini şöyle yorumladı: 2002 baz alındığında sendikalaşma oranı yüzde 59 düzeyinde görünüyor. Oysa Bakanlık'ın kendi kayıtlarına göre sendikalaşma oranı üç yıldır gerilmekte ve yüzde 15,2'den yüzde 13,8'e düşmüş durumda. Bayhan bu tabloyu özetlemek için "Gerçek şu ki 100 kişiden 94'ü sendikasız" ifadesini kullandı.
Geçen Yılki Kanun Teklifini Hatırlattı: 'Masanızın Üstünde Bırakın' Yanıtı
Bayhan, sosyal diyalog kavramını da eleştirdi. Bakanın bu kavramı sıklıkla dile getirdiğini ancak bakanlık kapısına gelen işçi ailelerini, sendikalı oldukları için işten çıkarılanları ve grev alanlarındaki işçileri muhatap almadığını öne sürdü. "Kapınıza kadar gelip eylem yapıyorlar, randevu bile vermiyorsunuz" diyen milletvekili, kademeli emeklilik talep edenlerle, çırak ve staj mağdurlarıyla ve "Mezarda emeklilik istemiyoruz" diyenlerin temsilcileriyle neden görüşülmediğini sordu. Bayhan ayrıca bir önceki yıl aynı komisyona on binlerce işçinin imzasıyla barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş taleplerini içeren bir kanun teklifi sunduklarını, Bakan Işıkhan'ın ise o dönemde "Bize sunmayın, kendi masanızın üstünde bırakın" dediğini ve bunun Meclis kayıtlarına geçtiğini hatırlattı. Konuşmasını "Emeğin kanını emen, adına sermaye denen vampirin borusunu öttürmekten vazgeçin" sözleriyle kapatan Bayhan, bakanın bu konuda bir kez daha düşünmesi gerektiğini vurguladı.
Sıkça Sorulan Sorular
İskender Bayhan kimdir ve bu konuşmayı nerede yaptı?
İskender Bayhan, EMEK Partisi İstanbul Milletvekili'dir. Konuşmasını TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçe görüşmeleri sırasında yaptı. Komisyon, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı.
Bayhan, Bakanlık sunumunda hangi verilerin eksik olduğunu söyledi?
Bayhan'a göre sunumda iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilere ve bu davalara ilişkin bilgi, sendika yetkilerine itiraz davalarının verileri, grev ve toplu sözleşme haklarından yararlanan işçi sayısı ile açlık ve yoksulluk sınırı istatistikleri yer almıyordu.
Türkiye'deki iş müfettişi sayısı ve denetim rakamları ne düzeyde?
Bayhan'ın aktardığı verilere göre iş müfettişi sayısı 875'e düşürülmüş durumda. Bakanlık raporlarında 5 bin 573 denetim yapıldığı, bunların 1.549'unda ceza yazıldığı belirtiliyor. Türkiye'de yaklaşık 2,5 milyon iş yeri bulunduğu ve bunların 1 milyonunun tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfta olduğu ise Bakanlık sunumuna dayanıyor.
Sendikalaşma oranına ilişkin ne söylendi?
Bayhan, Bakanlık'ın kendi kayıtlarına göre sendikalaşma oranının üç yıldır gerildiğini ve yüzde 15,2'den yüzde 13,8'e düştüğünü belirtti. Milletvekili, gerçek tablonun "100 kişiden 94'ünün sendikasız" olduğu şeklinde özetlenebileceğini söyledi.
Bayhan geçen yılki kanun teklifine ilişkin ne anlattı?
Bayhan, bir önceki yıl aynı komisyona on binlerce işçinin imzasıyla barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli işi kapsayan bir kanun teklifi sunduklarını aktardı. Bakan Işıkhan'ın o dönemde bu teklife "Bize sunmayın, kendi masanızın üstünde bırakın" yanıtını verdiğini ve bu yanıtın Meclis kayıtlarına geçtiğini belirtti.