
ABD'de 3 Kasım Salı günü yapılacak ara seçimler, yalnızca Kongre'deki güç dengesini değil, belki de tarihin seyrini de belirleyecek. Michigan eyaletindeki anketler, Demokrat Parti adayı Abdul El-Sayed'in seçimi kazanması halinde ülkenin ilk Müslüman senatörü olacağına işaret ediyor. Daha önce hiç seçimle gelen bir göreve sahip olmamış, tıp kökenli bir ismin merkezinde yer aldığı bu yarış, kutuplaşmanın en yoğun biçimde hissedildiği seçim mücadelelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Doktorluktan politikaya: El-Sayed'in hikayesi
Abdul El-Sayed, 1984 yılında Detroit'in banliyölerinden Rochester Hills'te doğdu. Üç yaşındayken anne ve babasının boşanmasının ardından babası ve üvey annesi Jacqueline Johnson tarafından büyütüldü. Mısırlı göçmen bir ailenin oğlu olan El-Sayed, Michigan ve Columbia üniversitelerinde tıp eğitimi aldı; epidemiyoloji alanında uzmanlaştı.
Kariyerinin dönüm noktalarından biri 2015'te yaşandı. O yıl Detroit Sağlık Dairesi'nin başına getirilmesi ülke çapında yankı uyandırdı. Ardından üç yıl sonra Michigan valiliği için adaylığını açıkladı. Demokrat Parti ön seçimlerini ikinci sırada tamamladı; ancak daha sonra iki dönem valilik yapacak olan Gretchen Whitmer'ın 20 puandan fazla gerisinde kalarak yarıştan çekildi.
Kampanya içinde çatlak: Stevens'ın Rogers'a desteği
Seçim kampanyasının son günlerine damgasını vuran gelişme, Demokrat Parti ön seçimlerinde El-Sayed'e az farkla yenilen Haley Stevens'ın Cumhuriyetçi aday Mike Rogers'a destek açıklamasıyla geldi. Bu hamle, zaten gergin olan siyasi atmosferi daha da kızıştırdı.
El-Sayed, 1 Kasım Pazar günü gazetecilere verdiği yanıtta konuya doğrudan değindi: "Bu eyalette, kendilerini yönetenlerden çok daha iyisini hak eden 10 milyon insan yaşıyor. Ben daha çok, sizin sözünü ettiğiniz iki kişi dışındaki 9 milyon 999 bin 998 kişiye odaklanıyorum."
Whitmer, ön seçim sürecinde Stevens'ı desteklemişti. Ancak El-Sayed'in adaylığı kazanmasının ardından seçim kampanyasına açıkça destek verdi. El-Sayed, Senatör Bernie Sanders ve Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez gibi partinin ilerici kanadından önemli isimlerin yanı sıra eski Başkan Barack Obama dahil daha ılımlı Demokratların da desteğini aldı. Michigan'daki yarışın Demokratların Senato'da çoğunluk elde etme planları açısından kritik önem taşıması, bu geniş desteğin ardındaki temel etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sol politikalar ve İsrail eleştirisi
El-Sayed'in kampanyası sol politikalar üzerine kurulu. Herkesin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için milyarderlere vergi getirilmesi önerileri programının merkezinde yer alıyor. Öte yandan ABD'nin İsrail'e askeri yardımını açıkça eleştiriyor.
29 Ekim Perşembe günü düzenlenen bir seçim mitinginde destekçilerine şöyle seslendi: "Vergilerinizi öderken o paranın başkalarının ve çocuklarının üzerine bomba atmak yerine sizin ve çocuklarınız için harcanacağını bilmek bu kadar zor olmamalı."
El-Sayed, İsrail'in Gazze'de yürüttüğü operasyonu soykırım olarak nitelendirdi; İsrail bu suçlamayı kesin bir dille reddediyor. El-Sayed ayrıca İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da apartheid uyguladığını da öne sürdü. Askeri yardımlara karşı çıkışı yalnızca İsrail'le sınırlı değil; 28 Ekim'de yaptığı açıklamada "Genel olarak başka ülkelerin ordularını finanse etmemiz gerektiğini düşünmüyorum. Buna İsrail de dahil. Mısır da. Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri de" dedi.
Trump ve Vance'ten sert sözler, Rogers'tan suçlamalar
Cumhuriyetçi cepheden gelen tepkiler sert oldu. ABD Başkanı Donald Trump, El-Sayed'i "teröristlerin tarafında olmakla" suçladı. Başkan Yardımcısı JD Vance ise 15 Ekim'de Rogers'ın bir seçim mitinginde şu sözleri sarf etti: "Siz, çenesini kapatıp kendisine her şeyi veren ülkeye biraz minnet göstermesi gereken bu küçük sinsi adamdan daha iyisini hak ediyorsunuz."
Rogers, Trump'ın söylemine mesafe koysa da El-Sayed'in kampanyasının radikal ve aşırılıkçı örgütlerle bağlantılı bağışçılardan maddi destek kabul ettiğini ileri sürdü. Cumhuriyetçiler ayrıca El-Sayed'i Mısır'ın en büyük ve en eski İslamcı örgütü Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olmakla suçladı. 2011'deki Arap Baharı'nın ardından kısa süreliğine iktidara gelen bu örgütle herhangi bir bağı olduğunu El-Sayed reddediyor. Ancak rakipleri, 2012'de İslamcı Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye "medya ve polisi mümkün olduğunca hızlı bir şekilde tasfiye etme" çağrısı yapan açık bir mektuba imza atmış olmasını gündemde tutmaya devam ediyor.
El-Sayed ayrıca ABD'nin 11 Eylül saldırılarını "hak ettiğini" söyleyen sol görüşlü yorumcu Hasan Piker ile ilişkileri nedeniyle de eleştiri aldı. Geçen ağustosta ise Arap kökenli bir Amerikalının Detroit'teki bir sinagoga düzenlediği şiddet içerikli saldırının ardındaki nedenler hakkındaki sözleri nedeniyle Michigan'daki Yahudi toplumundan özür diledi.
Yahudi seçmenler ve kimlik tartışması
Jewish Insider'ın değerlendirmesine göre El-Sayed'in adaylığı, Michigan'da geleneksel olarak Demokratları destekleyen Yahudi seçmenler arasında bölünmeye yol açtı. Haber sitesi, toplumun önde gelen isimlerinin görüşlerine dayanarak oyların bir bölümünün Cumhuriyetçi adaya kayabileceğini öngördü.
El-Sayed ise kampanya boyunca ABD Anayasası'na bağlılığını vurguladı ve seçmenlerden kendisini kökenine göre değil politikalarına göre değerlendirmelerini istedi. "İnsanların benzin ya da gıda masraflarını karşılayamamasının, doktora gidememesinin veya soludukları hava ve içtikleri su için kaygılanmasının nedeni benim adım ya da inancım değil" dedi. Kampanya süresince sık sık dile getirdiği bir diğer söz şuydu: "Ortalama bir Amerikalıdan biraz farklı ibadet ediyor olabilirim ama aynı şeyler için dua ediyoruz."
Sıkça Sorulan Sorular
Abdul El-Sayed kim, hangi eyaletten senatörlüğe aday?
Abdul El-Sayed, Michigan eyaletinden ABD Senatosu'na aday olan 42 yaşında bir doktor ve Demokrat Parti temsilcisi. 1984'te Rochester Hills'te doğan El-Sayed, Michigan ve Columbia üniversitelerinde tıp eğitimi alarak epidemiyoloji alanında uzmanlaştı. Daha önce seçimle gelen bir göreve sahip olmamış olması, bu adaylığını özellikle dikkat çekici kılıyor.
El-Sayed seçimi kazanırsa ne açıdan tarihî bir ilk olur?
Michigan eyaletindeki anketler El-Sayed'in seçimi kazanması halinde ABD'nin ilk Müslüman senatörü olacağına işaret ediyor. Kaynak bu bilgiyi anket verilerine dayandırarak aktarıyor; seçim sonucu henüz belli değil.
El-Sayed'in seçim kampanyasındaki ana politika önerileri neler?
El-Sayed'in kampanyası sol politikalar ekseninde şekilleniyor. Herkesin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için milyarderlere vergi getirilmesini savunuyor. Bunun yanı sıra ABD'nin İsrail başta olmak üzere yabancı ülkelerin ordularına askeri yardım yapmasına karşı çıkıyor ve vergi gelirlerinin yurt içinde okul ve fırsat yaratmak için kullanılması gerektiğini öne sürüyor.
Cumhuriyetçiler El-Sayed hakkında ne gibi suçlamalarda bulundu?
Cumhuriyetçiler El-Sayed'i Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olmakla suçladı; El-Sayed bu iddiayı reddediyor. Rakipleri ayrıca 2012'de dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye yönelik açık bir mektuba imza atmış olmasını gündeme taşıdı. Başkan Trump onu "teröristlerin tarafında olmakla" itham ederken Başkan Yardımcısı Vance de bir seçim mitinginde sert bir dil kullandı. Rogers ise kampanyasının aşırılıkçı örgütlerle bağlantılı bağışçılardan destek aldığını ileri sürdü.
Demokrat Parti içinde El-Sayed'e destek veren isimler kimler?
El-Sayed, partinin ilerici kanadından Senatör Bernie Sanders ve Temsilciler Meclisi üyesi Alexandria Ocasio-Cortez'in desteğini alıyor. Eski Başkan Barack Obama dahil daha ılımlı Demokratlar da kampanyasının arkasında yer aldı. Michigan Valisi Gretchen Whitmer, ön seçimde rakip Stevens'ı desteklemiş olsa da El-Sayed'in adaylığı kesinleşince ona açıkça destek verdi.