
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, beraberindeki komisyon heyetiyle birlikte Almanya Federal Meclisi'nde bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Almanya Federal Meclis Başkan Yardımcısı Andrea Lindholz ve Federal Meclis Dışişleri Komisyonu üyeleriyle yapılan temasların ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Oktay, Türkiye-Almanya ikili ilişkilerinden Schengen vizesine, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinden Türkiye-AB ilişkilerine kadar geniş bir gündemin masaya yatırıldığını açıkladı.
Görüşmelerde Neler Konuşuldu?
Oktay, görüşmelerin kapsamını aktarırken parlamenter diplomasi kanallarının daha etkin biçimde kullanılmasının önemine dikkat çekti. İkili ilişkilerin güçlendirilmesi için Türkiye ile Almanya arasındaki parlamentolar arası temasların artırılması gerektiğini vurgulayan Oktay, Avrupa Parlamentosu'ndaki tartışmaların ve siyasi atmosferin Almanya'ya da yansıdığını gözlemlediklerini kaydetti. Gerçekleştirilen temasların verimli geçtiğini belirten Oktay, özellikle dışişleri komisyonları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve Türkiye'nin tezlerinin daha yakın temaslarla anlatılması konusunda ortak bir çalışma zemininin önem kazandığını ifade etti.
"Made in Europe" Düzenlemesi İçin Destek Talebi
Görüşmelerde Avrupa'nın sanayi politikaları bakımından kritik bir başlık olan "Made in Europe" düzenlemesinin de ele alındığını aktaran Oktay, özellikle otomotiv sektörünün bu düzenlemenin kapsamına alınması yönündeki Türkiye'nin beklentilerini Alman muhataplarına ilettiklerini söyledi. Almanya'daki parlamenterlerden ve ilgili siyasi muhataplardan bu konuda destek talep ettiklerini belirten Oktay, parlamenter diplomasinin Türkiye'nin görüşlerinin Avrupa'da daha güçlü biçimde dile getirilmesi açısından önemli bir araç olduğunu vurguladı.
Almanya'daki Türk Toplumunun Sorunları Gündeme Taşındı
Almanya'da yaşayan 3 milyondan fazla Türk ve Türk kökenli vatandaşın karşılaştığı sorunların da görüşmelerde gündeme getirildiğini belirten Oktay, bazı sivil toplum kuruluşlarının, siyasi parti temsilciliklerinin ve vakıfların faaliyetlerine ilişkin yaşanan sıkıntılara dikkat çekti. Türkiye'de faaliyet gösteren Alman vakıflarının, derneklerinin ve siyasi parti temsilciliklerinin çalışmalarını rahatlıkla sürdürebildiğini ifade eden Oktay, Almanya'daki Türk kuruluşlarına da benzer imkânların tanınması gerektiğini dile getirdi. Bu bağlamda mütekabiliyet ilkesinin önemine işaret eden Oktay, sivil toplum kuruluşlarının özgür ve rahat bir ortamda faaliyet gösterebilmesinin ikili ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağını vurguladı.
Vize Sorununda Kalıcı Çözüm Talebi
Schengen vizesi meselesini de değerlendiren Oktay, Alman muhataplarından vize süreçlerinin hızlandırılması ve iyileştirilmesine yönelik bazı öneriler aldıklarını aktardı. Ancak Türkiye'nin asıl beklentisinin vize işlemlerinin hızlandırılmasının çok ötesinde olduğunu vurgulayan Oktay, sorunun kalıcı biçimde ortadan kaldırılması gerektiğini açıkça ifade etti. Schengen başvurularındaki gecikmelerin giderilmesinin önemli bir adım olduğunu kabul etmekle birlikte, temel hedefin vize meselesinin tamamen çözüme kavuşturulması olduğunu belirtti. Türkiye-AB ilişkilerinde uzun süredir gündemde bulunan ve Türkiye'nin yerine getirmesi beklenen altı kriterin yeniden değerlendirilebileceğine işaret eden Oktay, mevcut koşulların sorunun çözümü için yeni bir fırsat oluşturabileceğini ve Avrupa tarafında yeni bir açılım gerçekleşmesini umut ettiklerini vurguladı.
AB İlişkilerinde Yapısal Dönüşüm Çağrısı
Türkiye-AB ilişkilerinde yıllardır aynı başlıkların tekrar tekrar gündeme gelmesinin somut bir sonuç üretmediğini belirten Oktay, ilişkilerin daha yapısal ve somut bir zeminde ele alınması gerektiğini söyledi. AB ile yürütülen bazı görüşmelerde Türkiye'nin beklentilerinin yeterince karşılık bulmadığını, buna karşın ikili temaslarda daha olumlu ve sıcak bir atmosferin oluşabildiğini aktaran Oktay, mevcut yaklaşımın değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi. Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde tüm başlıkları ele almaya hazır olduğunu vurgulayan Oktay şu değerlendirmede bulundu: "70 yıldır konuştuğumuz konuları aynı şekilde konuşmanın anlamı yok. Bunun fasıllar çerçevesinde daha formal boyutta, daha yapısal boyutta görüşülmesi gerekiyor. Hangi konu olursa olsun Türkiye olarak bu konuları görüşmeye hazırız. Fasılları açalım, her konuyu görüşelim ve yapısal olarak çözüm bularak ilerleyelim."
Türkiye'nin AB'ye yönelik stratejik vizyonunu koruduğunu belirten Oktay, Avrupa'nın ise kendi içindeki stratejik körlüğünü sürdürdüğünü savundu. Müzakere fasıllarının yeniden açılmasının Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir açılım için önemli bir adım olacağını ifade eden Oktay, Almanya ve Türkiye'nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan bölgelerinde önemli aktörler olduğuna dikkat çekerek iki ülkenin bölgesel güvenlik, istikrar ve ikili ilişkiler alanlarında daha yakın iş birliği geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Fuat Oktay Almanya'da kimlerle görüştü?
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Almanya Federal Meclis Başkan Yardımcısı Andrea Lindholz ve Federal Meclis Dışişleri Komisyonu üyeleriyle görüşmeler gerçekleştirdi.
Görüşmelerde hangi konular ele alındı?
Görüşmelerde Türkiye-Almanya ikili ilişkileri, Schengen vizesi sorunu, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, Türkiye-AB ilişkileri, "Made in Europe" düzenlemesi ve Almanya'daki Türk toplumunun sorunları gündeme taşındı.
Oktay'ın Schengen vizesi konusundaki talebi nedir?
Oktay, Türkiye'nin vize süreçlerinin yalnızca hızlandırılmasını değil, sorunun kalıcı olarak ortadan kaldırılmasını istediğini vurguladı. Temel hedefin vize meselesinin tamamen çözüme kavuşturulması olduğunu açıkladı.
Almanya'daki Türk kuruluşlarına ilişkin ne talep edildi?
Oktay, Türkiye'de faaliyet gösteren Alman vakıf, dernek ve siyasi parti temsilciliklerinin çalışmalarını rahatlıkla sürdürebildiğini belirterek mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde Almanya'daki Türk kuruluşlarına da benzer imkânların sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin AB müzakerelerinde tutumu nedir?
Oktay, Türkiye'nin AB ile müzakere sürecinde tüm başlıkları ele almaya hazır olduğunu vurgulayarak müzakere fasıllarının yeniden açılması ve ilişkilerin daha yapısal bir zeminde sürdürülmesi çağrısında bulundu. Türkiye'nin AB'ye yönelik stratejik vizyonunu koruduğunu da ifade etti.