
ABD Senatosu, tarihinde bir ilke imza attı. Michigan eyaletinden Demokrat aday Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers'ı geride bırakarak ABD Senatosu'na seçilen ilk Müslüman üye oldu. 42 yaşındaki doktor ve siyasetçinin zaferi, yalnızca Senato'daki güç dengesi açısından değil, ülkedeki siyasi temsil tarihi bakımından da önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Daha önce Demokrat Parti'nin Senato adaylığı için yapılan ön seçimleri kazanarak bu göreve aday gösterilen ilk Müslüman unvanını taşıyan El-Sayed, genel seçim zaferinin ardından bu kez Senato'nun ilk Müslüman üyesi unvanını da elde etti.
Abdul El-Sayed kimdir?
Abdul El-Sayed, 31 Ekim 1984'te Michigan eyaletinin Rochester Hills kentinde dünyaya geldi. Mısır kökenli Amerikalı doktor, epidemiyolog, akademisyen ve siyasetçi olan El-Sayed, çocukluk ve gençlik yıllarını Michigan'da geçirdi. Mısırlı göçmen Muhamed El-Sayed ile üvey annesi Jacqueline'in yanında büyüyen El-Sayed, Michigan'daki devlet okullarında eğitim gördü. Lise yıllarında Amerikan futbolu, güreş ve lakros takımlarında kaptanlık yapan El-Sayed, üniversite eğitimini Michigan Üniversitesi'nde biyoloji ve siyaset bilimi alanlarında tamamladı. Üniversitenin lakros takımında da forma giyen El-Sayed, 2007 yılında yüksek dereceyle mezun oldu.
Akademik kariyerini Oxford Üniversitesi'nde sürdüren El-Sayed, Rhodes bursuyla kabul edildiği bu kurumda halk sağlığı alanında doktora yaptı. Ardından Columbia Üniversitesi Vagelos Doktorlar ve Cerrahlar Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak 2014 yılında tıp doktoru derecesini aldı. Kariyerini klinik hekimlikten çok halk sağlığı, araştırma ve kamu politikaları üzerine şekillendiren El-Sayed, bu alanlarda öne çıkan isimler arasına girdi.
Detroit'ten başlayan kamu hizmeti kariyeri
El-Sayed'in kamu hizmetindeki yolculuğu, Detroit kentinin sağlık altyapısının yeniden yapılandırılması sürecinde başladı. Detroit'in 2013 yılında iflas başvurusunda bulunmasının ardından sağlık departmanının yeniden yapılandırılması için görevlendirilen El-Sayed, 2015 yılında kentin sağlık direktörlüğünü üstlendi. 2017 yılına kadar bu görevde kalan El-Sayed, halk sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesi ve sağlık hizmetlerine erişimin artırılması üzerine çalıştı.
2018 yılında Michigan valiliği için Demokrat Parti ön seçimlerine katılan El-Sayed, bu yarışta Gretchen Whitmer'ın gerisinde kalarak seçimi kazanamadı. 2022 yılının sonunda ise Wayne County Sağlık, İnsan ve Gaziler Hizmetleri Departmanı'nın direktörlüğünü devralan El-Sayed, Aralık 2022'den Nisan 2025'e kadar yaklaşık 1,8 milyon kişiye hizmet veren bu kurumun yönetiminde görev yaptı.
El-Sayed'in seçim kampanyası tarafından paylaşılan bilgilere göre, görev yaptığı kurumlarda çocuklara ücretsiz gözlük sağlanması, Detroit'teki ilkokullarda kurşun kaynaklarının ortadan kaldırılması ve hayat kurtarıcı opioid karşıtı ilaç Narcan'a erişimin yaygınlaştırılması gibi projelerde rol aldı. Ayrıca Michigan'da yaklaşık 300 bin kişinin sağlık borcunun iki yıl içinde 700 milyon dolara kadar silinmesini hedefleyen programın hazırlanmasına öncülük etti. Halk sağlığı alanındaki bu çalışmaları nedeniyle Michigan Çevre Koruma Seçmenleri Birliği tarafından "Yılın Kamu Görevlisi" seçilen El-Sayed, Crain's Detroit Business'ın 40 Yaş Altı 40 listesinde de yer aldı.
Siyasi çizgisi ve seçim vaatleri
El-Sayed, Demokrat Parti içinde ilerici kanatta yer alan siyasetçiler arasında gösterildi. Siyasi yaklaşımının merkezinde sağlık hizmetlerinin herkes için erişilebilir hale getirilmesi, ekonomik eşitsizliklerin azaltılması ve büyük şirketlerin siyasi karar alma süreçlerindeki etkisinin sınırlandırılması yer aldı. ABD sağlık sistemine ilişkin görüşlerini Medicare for All: A Citizen's Guide adlı kitabında ele alan El-Sayed, tüm Amerikalıların nitelikli ve karşılanabilir sağlık hizmetlerine erişebileceği bir sistem kurulmasını savundu. 2020 yılında dönemin başkan adayı Joe Biden'ın sağlık politikalarını geliştirmek üzere oluşturduğu Unity Task Force'ta görev alan El-Sayed, reçeteli ilaç fiyatlarının düşürülmesine yönelik politika çalışmalarına da katkı sağladı.
2026 Senato seçim kampanyasında öne çıkardığı başlıca politikalar arasında Medicare for All sistemiyle sağlık hizmetlerinin tüm vatandaşlar için erişilebilir hale getirilmesi, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu'nun (ICE) lağvedilmesi, ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri desteğin kesilmesi, hayat pahalılığının azaltılması ve şirketlerin siyasi kararlar üzerindeki etkisinin sınırlandırılması yer aldı. Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın da desteklediği El-Sayed, kampanyasında kamu hizmetlerinin güçlendirilmesini ve hükümetin milyarderlerin ya da büyük şirketlerin değil, vatandaşların ihtiyaçlarına göre çalışmasını savundu.
Trump'ın hedef aldığı aday
Michigan'daki Senato yarışı, seçim kampanyasının son döneminde ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarıyla ülke gündeminde daha fazla yer bulmaya başladı. Cumhuriyetçi aday Mike Rogers'ı destekleyen Trump, El-Sayed'i Müslüman kimliği üzerinden hedef alan açıklamalarda bulundu. Michigan'ın Port Huron kentindeki seçim mitinginde Demokrat adayı defalarca "cihatçı" olarak nitelendiren Trump, El-Sayed'in eyalette şeriat hukukunu uygulamak istediğini ve Müslüman Kardeşler üyesi olduğunu öne sürdü; ancak bu iddialarına ilişkin herhangi bir kanıt sunmadı. Başka bir seçim etkinliğinde ise El-Sayed'in Senato'ya seçilmesi halinde ulusal güvenlik sırlarına erişiminin tehlike oluşturabileceğini savunan Trump, sosyal medya paylaşımlarında da Demokrat adayı "radikal aşırılıkçı" ve "terör destekçisi" olarak nitelendirdi.
El-Sayed, Trump'ın bu açıklamalarına karşılık ABD Başkanı'nın kendi adını ve dini kimliğini gündeme getirerek vatandaşların ekonomik sorunlarını tartışmaktan kaçındığını savundu. "Adımın Abdul olduğunu biliyor. Her gün söylüyor. Ama sadece bana saldırmıyor. Hepimize saldırıyor" diyen El-Sayed, benzin, market alışverişi ve sağlık hizmetlerinin maliyetine dikkat çekti. Trump'ın kendisini ve eşini hedef alan sosyal medya paylaşımına da yanıt veren El-Sayed, kendisi ve eşinin birbirini seven, çocuklarını birlikte büyütmek ve daha iyi bir gelecek kurmak isteyen iki insan olduğunu ifade etti.
Demokratlar arasındaki derin ayrışma
El-Sayed'in seçim sürecindeki önemli gelişmelerden biri de Demokrat Parti içindeki görüş ayrılığıydı. 4 Ağustos 2026'da yapılan Demokrat Parti ön seçimlerinde Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens ve Mallory McMorrow ile yarışan El-Sayed, Stevens'ı geride bırakarak partisinin Senato adayı oldu. Ön seçim sürecinde İsrail'e yönelik politikalar ve Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi (AIPAC) ile bağlantılı grupların kampanya harcamaları yarışın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. El-Sayed'in adaylığını engellemek amacıyla Stevens lehine milyonlarca dolarlık harcama yapıldığı bildirildi.
Ön seçim yenilgisinin ardından Stevens, El-Sayed'e yönelik desteğini sınırlı tuttu. İki siyasetçi arasındaki anlaşmazlık, İsrail'e yönelik Amerikan askeri yardımları ve Gazze'deki savaş konusunda daha da belirginleşti. Seçimden hemen önce Stevens, Demokrat adayla birlikte kampanya etkinliğine katılmak yerine Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers'ı desteklediğini açıkladı. Bu karar Demokrat Parti içerisinde tepkiyle karşılandı; Senatör Bernie Sanders Stevens'ın kararını eleştirerek Demokratları El-Sayed'in arkasında birleşmeye çağırırken, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani de bu tutumu eleştiren isimler arasında yer aldı. Diğer Demokrat rakip Mallory McMorrow ise ön seçim sonrasında El-Sayed'e destek verdi. Tüm bu ayrışmalara rağmen El-Sayed genel seçimi kazanarak Senato koltuğunu elde etti.
Eşi Sarah Jukaku kimdir?
Sarah Jukaku, Amerikalı psikiyatrist ve Abdul El-Sayed'in eşidir. Michigan'da Hint göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Jukaku, Michigan Üniversitesi'nde sosyoloji ve Yakın Doğu çalışmaları alanlarında iki ayrı lisans eğitimi aldı; ardından Oxford Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptı. Columbia Üniversitesi Vagelos Doktorlar ve Cerrahlar Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayan Jukaku, bir süre Michigan Üniversitesi Sağlık Sistemi'nde psikiyatri alanında üst düzey görevlerde bulundu; daha sonra Ann Arbor kentinde Mind Work Psychiatry adlı özel muayenehanesini açtı.
Jukaku'nun babası Tayeb Jukaku, böbrek hastalıkları uzmanı olarak görev yapan bir doktordur. Hindistan'ın Karnataka eyaletindeki Bhatkal kentinden gelen Tayeb Jukaku, Michigan'daki Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi'nin (CAIR) yönetim kurulunda görev aldı; ayrıca Kuzey Amerika İslam Toplumu'nun (ISNA) kurucular komitesinde yer aldı. El-Sayed ile Jukaku, Michigan Üniversitesi'nde öğrenciyken tanıştı. Üniversitenin Müslüman Öğrenciler Birliği'nde birlikte yer alan çift, üniversite yıllarında başlayan ilişkilerini evlilikle taçlandırdı. Sarah Jukaku, henüz 19 yaşındayken El-Sayed ile Mayıs 2006'da evlendi. Çiftin Emmalee ve Serene adında iki kız çocuğu bulunuyor; aile, Michigan'ın Ann Arbor kentinde yaşıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Abdul El-Sayed ne zaman ve nerede doğdu?
Abdul El-Sayed, 31 Ekim 1984'te Michigan eyaletinin Rochester Hills kentinde dünyaya geldi.
El-Sayed hangi üniversitelerde eğitim gördü?
El-Sayed, lisans eğitimini Michigan Üniversitesi'nde biyoloji ve siyaset bilimi alanlarında tamamladı. Ardından Oxford Üniversitesi'nde Rhodes bursuyla halk sağlığı alanında doktora yaptı ve Columbia Üniversitesi Vagelos Doktorlar ve Cerrahlar Fakültesi'nde 2014 yılında tıp doktoru derecesini aldı.
El-Sayed daha önce hangi kamu görevlerinde bulundu?
El-Sayed, 2015-2017 yılları arasında Detroit Sağlık Departmanı direktörlüğü görevini üstlendi. Aralık 2022'den Nisan 2025'e kadar ise Wayne County Sağlık, İnsan ve Gaziler Hizmetleri Departmanı'nın direktörlüğünü yürüttü. 2018 yılında Michigan valiliği için girdiği Demokrat Parti ön seçiminde Gretchen Whitmer'a yenildi.
Sarah Jukaku kimdir ve El-Sayed ile nasıl tanıştı?
Sarah Jukaku, Michigan'da Hint göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Amerikalı psikiyatristtir. El-Sayed ile Michigan Üniversitesi'nde öğrenciyken, üniversitenin Müslüman Öğrenciler Birliği aracılığıyla tanışan çift, Mayıs 2006'da evlendi. Çiftin Emmalee ve Serene adında iki kız çocukları bulunuyor.
El-Sayed'in seçim sürecinde Demokrat Parti içinde yaşanan ayrışma ne anlama geliyordu?
Ön seçimde El-Sayed'e yenilen Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens, genel seçim öncesinde Demokrat adayı desteklemek yerine Cumhuriyetçi aday Mike Rogers'ı desteklediğini açıkladı. Bu karar Demokrat Parti içinde tepkiyle karşılandı; Senatör Bernie Sanders ve New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani Stevens'ın tutumunu eleştirdi. Ayrışmanın temelinde İsrail'e yönelik Amerikan askeri yardımları ve Gazze'deki savaşa ilişkin görüş farklılıkları yatıyordu.