
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, yaz aylarında Avrupa'yı derinden etkileyen aşırı sıcaklık dalgaları, kuraklık ve orman yangınlarının ekonomik sonuçlarını kapsamlı bir değerlendirmeyle ele aldı. "Avrupa'nın sıcak yazından bir uyarı" başlıklı yazısında Lagarde, bu yaz yaşanan olayların kısa vadeli ekonomik etkisinin şimdilik sınırlı ve geçici kaldığını, ancak iklim değişikliğinin yarattığı maliyetlerin her geçen yıl büyüdüğünü ve gelecekte bu şokların yönetiminin çok daha güçleşeceğini belirtti.
30 Binden Fazla Beklenmedik Ölüm, 400 Bin Hektar Yanan Orman
Lagarde, bu yaz Avrupa genelinde sıcak hava dalgaları sırasında 30 binden fazla beklenmedik ölüm kaydedildiğini aktardı. İspanya ve Fransa'da ise orman yangınları 400 bin hektarlık alanı tahrip etti. Ren ve Tuna nehirlerindeki su seviyelerinin kritik biçimde düşmesi hem taşımacılık faaliyetlerini sekteye uğrattı hem de nükleer santrallerin soğutma kapasitesini kısıtladı. Lagarde, tüm bu gelişmelerin arka planında Avrupa'nın küresel ortalamanın yaklaşık iki katı hızla ısındığı gerçeğinin yattığını vurguladı.
ECB hesaplamalarına göre bu yaz yaşanan aşırı hava olaylarının Euro Bölgesi ekonomisi üzerindeki kısa vadeli etkisi sınırlı kaldı. Ancak Lagarde, mevcut araştırmaların çok daha endişe verici bir tabloyu ortaya koyduğuna dikkat çekti: Sıcak hava dalgasından etkilenen bölgelerde ekonomik faaliyet iki yıl sonra ortalama yüzde 1,5 daha düşük seyrederken, kuraklıktan etkilenen bölgelerde bu kayıp dört yıl sonra yüzde 3'e ulaşıyor. Bu rakamlar, iklim kaynaklı şokların geçici bir sarsıntıdan ibaret olmadığını, kalıcı ekonomik izler bıraktığını gösteriyor.
Şirketlerin Dörtte Üçü Doğal Hizmetlere Yüksek Düzeyde Bağımlı
Lagarde, iklim riskinin yalnızca bireysel hanehalkları için değil, iş dünyasının bütünü için ciddi bir tehdit oluşturduğunun altını çizdi. Euro Bölgesi şirketlerinin yaklaşık dörtte üçü, doğanın sunduğu en az bir hizmete yüksek düzeyde bağımlı durumda. Buna ek olarak ekonomik üretimin yaklaşık yüzde 12'si yetersiz sel korumasıyla bağlantılı risklere açık. Avrupa'da doğal afet kaynaklı kayıpların tarihsel olarak yalnızca dörtte birinin sigorta kapsamında bulunduğunu belirten Lagarde, bu durumun hanehalkları, şirketler ve kamu maliyesi üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu ifade etti.
Enerji Şoku ile Aşırı Sıcaklıklar Aynı Anda Geldi
Bu yazın özellikle dikkat çekici bir boyutu, enerji piyasalarında yaşanan baskının iklim koşullarıyla eş zamanlı gerçekleşmesiydi. Lagarde, Orta Doğu'daki savaşın tetiklediği enerji şokunun yaz aylarındaki aşırı sıcaklıklarla aynı döneme denk gelmesinin elektrik fiyatları üzerindeki baskıyı belirgin biçimde artırdığını belirtti.
Öte yandan yenilenebilir enerji yatırımlarının bu baskıyı kısmen hafiflettiğini de vurgulayan Lagarde, İspanya'yı somut bir örnek olarak gösterdi: Doğal gaz santrallerinin elektrik fiyatını belirlediği saatlerin oranı 2020'de yaklaşık yüzde 80 düzeyindeyken 2026'da yüzde 20'nin biraz üzerine geriledi. Bununla birlikte sıcak hava nedeniyle klima kullanımının artması, kuraklığın hidroelektrik üretimini kısıtlaması ve nükleer santrallerin soğutma kapasitesinin daralması elektrik fiyatları üzerinde ek baskı unsurları oluşturmaya devam etti.
Lagarde'dan Üç Başlıklı Eylem Planı
Lagarde, Avrupa'nın iklim kaynaklı ekonomik risklere karşı üç temel alanda harekete geçmesi gerektiğini açıkladı.
İlk olarak iklim sigortası kapsamının genişletilmesini ve AB düzeyinde kamu-özel sektör işbirliğine dayalı bir reasürans mekanizmasının hayata geçirilmesini önerdi. İkinci olarak elektrik şebekeleri ve enerji depolama altyapısına yapılacak yatırımların hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Bu noktada çarpıcı bir maliyet-fayda hesabına yer verdi: Şebekelerin modernizasyonuna yatırılan her 1 euronun diğer sistem maliyetlerinde 2 eurodan fazla tasarruf sağladığı belirlendi. Üçüncü olarak ise şirketlerin kendi elektrik üretim ve depolama sistemlerini kurabilmelerinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti.
Lagarde, yeni şebeke bağlantılarının kurulmasının iki ila on yıl arasında sürebildiğine dikkat çekerek ortak AB kurallarının bu süreleri kısaltma potansiyeli taşıdığını ifade etti. Yatırımların önemli bölümünün özel sektör eliyle finanse edilmesi gerektiğini de vurgulayan Lagarde, tasarruf ve yatırımlar birliğinin tamamlanması ile karbon fiyatlamasını da kapsayan istikrarlı iklim politikalarının finansman maliyetlerini aşağı çekebileceğini ekledi.
Antalya'daki COP31 Zirvesi Kritik Bir Fırsat Olarak Değerlendiriliyor
Lagarde, gelecek hafta Antalya'da başlayacak olan COP31 iklim zirvesinin küresel hedefleri somut adımlara dönüştürmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Aşırı sıcaklıkların önümüzdeki dönemde daha sık ve daha şiddetli yaşanacağı uyarısında bulunan Lagarde, Avrupa'nın ekonomik zararları sınırlamaya yetecek araçlara sahip olduğunu ve bu araçların gecikmeksizin kullanılması gerektiğini bir kez daha altını çizerek yazısını noktaladı.
Sıkça Sorulan Sorular
ECB Başkanı Lagarde'a göre bu yazki aşırı hava olayları Euro Bölgesi ekonomisini ne ölçüde etkiledi?
ECB hesaplamalarına göre bu yaz yaşanan aşırı hava olaylarının Euro Bölgesi ekonomisi üzerindeki kısa vadeli etkisi sınırlı ve geçici kaldı. Ancak araştırmalar, sıcak hava dalgasından etkilenen bölgelerde ekonomik faaliyetin iki yıl sonra ortalama yüzde 1,5, kuraklıktan etkilenen bölgelerde ise dört yıl sonra yüzde 3 daha düşük seyrettiğini ortaya koyuyor.
Lagarde, Avrupa'nın iklim risklerine karşı hangi üç alanda önlem alması gerektiğini söyledi?
Lagarde üç temel alan belirledi: iklim sigortası kapsamının genişletilmesi ve AB düzeyinde kamu-özel ortaklığına dayalı reasürans mekanizması kurulması; elektrik şebekeleri ile enerji depolama altyapısına yatırımın hızlandırılması; ve şirketlerin kendi elektrik üretim ile depolama sistemlerini kurabilmelerinin kolaylaştırılması.
Yenilenebilir enerji yatırımları elektrik fiyatlarını nasıl etkiledi?
Lagarde, yenilenebilir enerji yatırımlarının doğal gaz fiyatlarındaki artışın elektrik fiyatlarına yansımasını sınırladığını belirtti. İspanya örneğinde doğal gaz santrallerinin elektrik fiyatını belirlediği saatlerin oranı 2020'deki yaklaşık yüzde 80 düzeyinden 2026'da yüzde 20'nin biraz üzerine geriledi.
Avrupa'da doğal afet kaynaklı kayıpların ne kadarı sigorta kapsamında?
Lagarde, Avrupa'da doğal afet kaynaklı kayıpların tarihsel olarak yalnızca dörtte birinin sigorta kapsamında bulunduğunu belirtti. Bu durum hanehalkları, şirketler ve kamu maliyesi üzerinde önemli bir finansal yük oluşturuyor.
COP31 zirvesi nerede ve ne zaman düzenleniyor, Lagarde bu zirveye ilişkin ne söyledi?
COP31 zirvesi gelecek hafta Antalya'da başlıyor. Lagarde, bu zirverin küresel iklim hedeflerini somut adımlara dönüştürmek için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.