
Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmeye devam ediyor. AK Parti Grubu adına kürsüye çıkan Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, anlaşmanın NATO'ya rakip bir yapı oluşturmadığını açıkça ortaya koydu ve herhangi bir asker konuşlandırmasının Meclis onayını gerektireceğini ifade etti.
Akar: 'Hiçbir ülkeye karşı değil'
Akar, anlaşmaya yönelik olası kaygıları gidermek amacıyla net bir mesaj verdi: "Bu anlaşma hiçbir şekilde NATO'ya alternatif değil, bu tamamlayıcı bir birliktelik ve hiçbir ülkeye de karşı değil, bunu taraflar tekrar tekrar ifade ettiler, ifade etmeye devam ediyorlar." Türkiye'nin hem Pakistan hem de Suudi Arabistan ile halihazırda mevcut askeri iş birliği anlaşmaları bulunduğunu hatırlatan Akar, Mekke Anlaşması'nın bu ilişkileri bir adım daha ileri taşıdığını belirtti. Anlaşmanın dayanışma ve caydırıcılık ekseninde şekillendiğini vurgulayan Akar, geçmiş tecrübeler ve güncel ihtiyaçların bu adımı zorunlu kıldığını söyledi.
Asker konuşlandırması meselesine de değinen Akar, "Şu anda herhangi bir askerimiz yurt dışında olmadığı gibi bundan sonra da herhangi bir şekilde olması gerekirse bu da mutlaka Meclis'in iznine tabi olacak, burada herhangi bir sorun yok" dedi. Anlaşmaya ilerleyen süreçte yeni ülkelerin katılımının da gündeme gelebileceğini, ancak bunun da yine Meclis onayına bağlı olduğunu kaydetti.
Küresel gerilim ve ittifak arayışları
Akar konuşmasında anlaşmanın arka planını uluslararası konjonktüre bağladı. Bölgede ve dünyada ciddi gerilimler yaşandığını, hemen her ülkede bir huzursuzluk ve arayış ortamı oluştuğunu ifade etti. Avrupa'da yapılan bir araştırmaya atıfta bulunan Akar, gençlerin yüzde 59-60'ının savaş çıksa dahi silah almak istemediğini aktardı. Yine Avrupa'da gerçekleştirilen başka bir araştırmada nüfusun yüzde 25 civarının önümüzdeki beş yılda bir savaşın kaçınılmaz olduğunu düşündüğünü söyledi.
Tüm bu tablonun ülkeleri ekonomi, siyaset, savunma ve güvenlik alanlarında iş birliği arayışına ittiğini belirten Akar, "Artık eskiden olduğu gibi bir taraf kırmızı, düşman, bir taraf mavi, dost değil; burada artık herkes dost da olabiliyor, düşman da olabiliyor, tarafsız da olabiliyor" dedi. Bu çok katmanlı ve değişken ortamda BM, NATO, AB, Şanghay İşbirliği Örgütü, BRICS, G20 ve G7 gibi yapıların sorunlara yanıt aradığına dikkat çeken Akar, Çin'in bölgesel ve küresel gelişmelerde giderek daha etkin bir aktöre dönüştüğünü de vurguladı. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un "Belki NATO'ya karşı da bir örgüt kurmamız gereklidir" şeklinde bir açıklama yaptığına da değindi; ancak bu bilginin teyide muhtaç olduğunu özellikle belirtti.
Libya deniz anlaşması ve Mekke sürecinin bağlamı
Akar, Mekke Anlaşması'nı yalnızca kendi başına değil, Türkiye'nin son yıllarda attığı daha geniş diplomatik adımların bir halkası olarak değerlendirdi. 2013'te başlayan ve Libya'daki kriz nedeniyle kesintiye uğrayan süreçte 2019'da imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasına dikkat çekti. Tripoli-Bingazi meselesinin tartışmalı geçmişine rağmen Libya Temsilciler Meclisi'nin bu anlaşmayı onayladığını belirten Akar, bunu Yunanistan'a karşı Ege'deki pozisyon açısından Türkiye için önemli bir kazanım olarak nitelendirdi.
"Bu tür anlaşmaların artık mecburiyet olduğunu görüyoruz" diyen Akar, Türkiye'nin kendi hak ve menfaatlerini, egemenliğini ve bağımsızlığını pekiştirmek için bu tür adımların kaçınılmaz hale geldiğini savundu. Anlaşmanın kurumsallaşma hedefini de ön plana çıkaran Akar, ilişkilerin daha sağlam bir zemine oturtulmasına önem verdiklerini söyledi.
Savunma sanayii, Kıbrıs ve bölgesel meseleler
Konuşmasında savunma sanayiine de yer veren Akar, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının artık yurt içinde karşılanabildiğini vurguladı. Tank üretiminin seri hale geldiğini, HÜRKUŞ'un uçtuğunu ve milli muharip uçak KAAN'ın da yakında hizmete gireceğini müjdeledi: "KAAN yolda, geliyor."
Kıbrıs meselesinde ise Akar, egemen ve eşit statüde iki devlet anlayışını savundu. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Atina İstinaf Mahkemesi tarafından 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları ile Zürih ve Londra Anlaşmaları çerçevesinde uluslararası hukuka uygun bulunduğunu aktardı. Ege ve Doğu Akdeniz'deki haklarını da koruduklarını ifade eden Akar, Azerbaycan'ın Karabağ'ı geri almasını iki devlet tek millet anlayışının somut bir yansıması olarak değerlendirdi.
Orta Doğu, Montrö ve Terörsüz Türkiye
Orta Doğu'daki en kritik sorunun İsrail meselesi olduğunu söyleyen Akar, Filistin ve Lübnan'da bir an önce tam ateşkes sağlanmasını, acil insani yardım ve sağlık desteğinin ulaştırılmasını ve boykotun yaygınlaştırılmasını talep etti. İsrail'in ulusal ve uluslararası mahkemelerde hesap vereceğini vurgulayan Akar, İran'a yönelik operasyonları da "haksız savaş" olarak nitelendirdi ve Türkiye'nin kolaylaştırıcı ya da arabulucu rolüne her zaman hazır olduğunu belirtti.
Montrö Sözleşmesi konusunda ise Türkiye'nin savaşın başından bu yana dengeyi koruduğunu anlatan Akar, ne Rusya'nın ne de diğer ülkelerin Karadeniz'e sokulmasına izin vermediklerini ve böylece Karadeniz'in stratejik bir rekabet alanına dönüşmesini önlediklerini söyledi. Türk ve Amerikan dışişleri bakanlarının tahıl nakliyesini yeniden başlatmak amacıyla görüştüğünü de aktardı.
Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Akar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu doğrultusunda 10 Ağustos'ta çerçeve kanunun çıktığını hatırlattı. "Türkler, Kürtler, Zazalar, Araplar, Çerkezler biz biriz, beraberiz, 86 milyonda bir ayrım gayrım yok" diyen Akar, sömürgeci ya da emperyalist olmadıklarını da vurguladı. Konuşmasını "Cin şişeden çıktı, artık durmak yok, geri adım yok" sözleriyle tamamlayan Akar, Türkiye'nin kararlılıkla yoluna devam edeceğini ifade etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Mekke Ortak Savunma Anlaşması ne zaman ve kimler tarafından imzalandı?
Anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalandı. Anlaşmaya ilişkin kanun teklifi şu an TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmektedir.
Mekke Anlaşması NATO üyeliğini etkiler mi ya da NATO'ya alternatif midir?
AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar'a göre anlaşma hiçbir şekilde NATO'ya alternatif değildir. Akar, anlaşmayı "tamamlayıcı bir birliktelik" olarak tanımlamış ve hiçbir ülkeye karşı olmadığını, tarafların bunu defalarca vurguladığını belirtmiştir.
Anlaşma kapsamında Türk askeri yurt dışına gönderilebilir mi?
Hulusi Akar, şu an yurt dışında herhangi bir Türk askerinin bulunmadığını, ileride böyle bir ihtiyaç doğması halinde bunun mutlaka Meclis'in iznine tabi olacağını açıkça ifade etmiştir.
Anlaşmaya yeni ülkeler katılabilir mi?
Akar, anlaşmaya diğer ülkelerden katılım talebi gelmesi halinde bu ülkelerin de birliğe dahil olabileceğini, ancak bu katılımın da yine TBMM'nin iznine bağlı olduğunu belirtmiştir.
Hulusi Akar savunma sanayii konusunda hangi gelişmeleri aktardı?
Akar, tank üretiminin seri hale geldiğini, HÜRKUŞ'un uçtuğunu ve milli muharip uçak KAAN'ın da hizmete girme aşamasında olduğunu söyledi. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarının artık yurt içinden karşılanabildığini vurguladı.