
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milliyet Gazetesi'ne geniş kapsamlı bir röportaj verdi. Mutlak butlan kararının ardından partide yaşanan ayrılık ve kamuoyundaki tepkiden Mekke Anlaşması'na, Terörsüz Türkiye Süreci'nden kurultay takvimine kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, partisine yönelik dönüşlerin başladığını ve kamuoyundaki tepkinin büyük ölçüde azaldığını söyledi.
"Gerçekler Ortaya Çıktıkça Geri Dönüşler Başlıyor"
Mutlak butlan kararının ardından partiden kopuşlar yaşandığını kabul eden Kılıçdaroğlu, ancak sürecin farklı bir boyuta taşındığını vurguladı. "Ayrılmayla beraber parti tabanından da bir grubun öbür tarafa gittiğini biliyoruz zaten" diyen Kılıçdaroğlu, "Ama zaman içerisinde gerçekler ortaya çıktıkça geri dönüşler başlıyor. Yani CHP'liler olayları gördükçe, gerçekleri gördükçe, CHP'ye dönmeye başladılar" ifadelerini kullandı.
Kesin hükümsüzlük kararının hemen ardından kamuoyunda büyük bir tepki oluştuğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu tablonun değiştiğini belirtti. "İlk olduğunda kamuoyunda da büyük bir tepki vardı. O tepki de büyük ölçüde gerçekler ortaya çıktıkça, gerçekler anlatıldıkça kendiliğinden azalmaya başladı. Bir süre sonra bu tepki tamamen yok olacak. Çünkü biz haklıyız. Kişisel çıkar peşinde değiliz. Partiyi kirleten unsurları asla ve asla kendi içimizde barındırmayız" dedi.
Mekke Anlaşması'na Destek: "Türkiye Bölgesel Güç Olmak Zorundadır"
CHP'nin Mekke Anlaşması'na evet oyu vermesinin gerekçesi sorulduğunda Kılıçdaroğlu, Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulması fikrini dört-beş yıl önce gündeme taşıdıklarını hatırlattı. Türkiye'nin bölgesel bir güç olması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Eğer Türkiye kendi dar sınırlarına hapsolursa bir bölgesel güç olamaz" dedi.
Her ülkenin çıkarına olduğunu düşündüğü bu tür anlaşmalardan kaçınmanın Türkiye'yi zayıflatabileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Siz, eğer her ülkenin de çıkarına olan bu anlaşmalardan kaçınırsanız, 'hayır, ben kendi sınırlarıma çekileceğim ve burada kalacağım' derseniz oyun kurucu olamazsınız. Yeni dünya düzenini anlamıyorsunuz demektir. Yeni dünya düzeninden Türkiye'yi kaçırıyorsunuz demektir."
Yemen'e Asker Gönderilmesine Karşı Çıktı
Röportajda Yemen'e asker yollanacağına dair iddialara da değinen Kılıçdaroğlu, bu tür bir gelişmenin söz konusu olmadığını belirtti. Yemenli Dışişleri Bakanı ile video konferans aracılığıyla görüştüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, "Biz oraya savaşmak için değil, tam tersine bölgeye barışı ve huzuru getirmek istiyoruz" dedi.
Bir asker gönderme tezkeresi gündeme gelse ne yapacakları sorusuna ise net bir yanıt verdi: "Hayır, asker gönderilmesini doğru bulmuyoruz. Yabancı ülkelerin askerlerini eğitmek için giderler ama savaşmak için hayır. Türk askerinin kanı pazarlık masasına oturtulamaz." CHP'nin hükümete değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne destek verdiğini de sözlerine ekledi.
Terörsüz Türkiye Sürecinde Tıkanma Olmamalı
Terörsüz Türkiye Süreci'nde bir tıkanma yaşanıp yaşanmadığı sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, olası bir tıkanıklığın sorumlusunun PKK olacağını söyledi. Türkiye'nin ve parlamentonun bu süreçte üzerine düşeni yaptığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Sorunun çözümünde önemli adımlar atıldı. Eğer silahlar tam teslim edilirse, var olan mutabakatla silahların teslimi tam anlamıyla yapılırsa bir mesele kalacağını sanmıyorum" dedi.
Sürecin uzamasının kaygı konusu yapılmaması gerektiğini de belirten Kılıçdaroğlu, "Olay bir siyasal parti olayı değil. Olay, Türkiye Cumhuriyeti devleti olayı. Parlamentoda ortak kararlar alındı. Bu kararlar üzerine devlet bürokrasisine yetki verildi... Biraz sürecin uzamasından kaygılanmamak lâzım. Bütün mesele şu: Bozulacağına süreç biraz varsın uzasın ama yeter ki çözülsün bu sorun" değerlendirmesini yaptı.
Kurultay Takvimi ve Yargıtay Süreci
Yargıtay aşamasında bulunan mutlak butlan kararına ilişkin soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, hukuki sürecin ayrıntılarını tam olarak bilmediğini açıkça ifade etti. "Samimi söylemek gerekirse, hukuki süreci sadece sonuçlar itibarıyla biliyorum. İçeriğini çok fazla bilmiyorum. Yargıtay'ın bir karar vermesi gerekiyor. O karar ne zaman verilir, bilemiyoruz" dedi.
Kurultay için Yargıtay kararının beklenmesi gerekip gerekmediği ve kararın çıkmaması halinde CHP'nin seçime girememe riskiyle karşılaşıp karşılaşmayacağı sorularına ise Kılıçdaroğlu, böyle bir riskin bulunmadığını söyleyerek yanıt verdi. "Kurultay yapacağız. Niye yapmayalım ki? Yapacağız. Takvim açıklandı, ilan edildi. Bütün mesele şu: Yargıtay kararı çıkarsa bizim açımızdan daha rahat olacak. Bir hukuki tartışma zemini olmayacak ve dolayısıyla biz yapıp gideceğiz" diye konuştu.
CHP'nin baraj sorunu yaşamadığını ve bu konuda herhangi bir endişe taşımadığını da vurgulayan Kılıçdaroğlu, "CHP'nin güçlü bir tabanı, güçlü bir ideolojisi var. Dolayısıyla öyle bir kaygıyı taşımıyorum. Zaten tabanda da bunu görüyoruz. Ağır ağır görüyoruz. Bir dönem bu endişe vardı, doğru. CHP'nin bu süreçte nasıl bir haksızlığa uğradığını aslında tabanımız da görüyor, biliyor" dedi.
Cumhurbaşkanı Adayı ve Yeni Parti Ayrışması
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayının şimdiden tartışılmasını doğru bulmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bu tartışmaların siyasi iktidara hizmet ettiğini düşündüğünü söyledi. "Bizim derdimiz halk. Gerçekten perişan vaziyette. Cumhurbaşkanı adaylığını bugünden tartışma konusu yapanlar, Türkiye'yi kendi gerçeklerinden koparmak istiyorlar ve bu siyasi iktidara hizmettir. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Günü zamanı gelir, adayımızı oturup belirleriz" dedi.
Yeni Parti ile CHP arasındaki ayrışma sürecine de değinen Kılıçdaroğlu, ayrılığın neden yaşandığını hâlâ anlamadığını ifade etti. "Arkadaşların ayrılmaması, Özgür Bey'in genel başkanlığının devamı şeklinde de hatta bir öneri geldi. Ben bu öneriyi de reddetmedim. Ama ayrıldılar arkadaşlar. Niye ayrıldıklarını bilmiyorum. Önce onun altını özenle çizmek isterim" diye konuştu.
Sıkça Sorulan Sorular
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı sonrası kamuoyundaki tepkinin neden azaldığını nasıl açıkladı?
Kılıçdaroğlu, gerçeklerin ortaya çıkmasını ve anlatılmasını tepkinin azalmasının temel nedeni olarak gösterdi. "Kesin hükümsüzlük kararından sonra kamuoyunda da büyük bir tepki vardı. O tepki de büyük ölçüde gerçekler ortaya çıktıkça, gerçekler anlatıldıkça kendiliğinden azalmaya başladı" dedi.
CHP'nin Mekke Anlaşması'na evet oyu vermesinin gerekçesi nedir?
Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bölgesel güç olma zorunluluğunu gerekçe olarak öne sürdü. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulması fikrini dört-beş yıl önce gündeme taşıdıklarını belirterek, Türkiye'nin kendi sınırlarına hapsolursa oyun kurucu olamayacağını vurguladı.
Kılıçdaroğlu, Yemen'e asker gönderilmesi konusunda ne söyledi?
Kılıçdaroğlu, Yemen'e asker gönderilmesini doğru bulmadığını açıkça ifade etti. Yabancı ülkelerin askerlerini eğitmek amacıyla gidilebileceğini, ancak savaşmak için asker gönderilmesine karşı olduklarını belirterek "Türk askerinin kanı pazarlık masasına oturtulamaz" dedi.
CHP'nin kurultay takvimi hakkında Kılıçdaroğlu ne açıkladı?
Kılıçdaroğlu, kurultayın yapılacağını kesin bir dille vurguladı. Takvimin açıklandığını ve ilan edildiğini belirterek, Yargıtay kararının çıkması halinde hukuki tartışma zemini kalmayacağı için sürecin daha rahat ilerleyeceğini söyledi. CHP'nin seçime girememe gibi bir riskinin bulunmadığını da ekledi.
Kılıçdaroğlu, Yeni Parti ile CHP arasındaki ayrışmayı nasıl değerlendirdi?
Kılıçdaroğlu, ayrılığın nedenini bilmediğini söyledi. Arkadaşların ayrılmaması ve Özgür Özel'in genel başkanlığının devamı yönünde bir öneri geldiğini, kendisinin bu öneriyi reddetmediğini ancak ayrılığın yine de gerçekleştiğini aktardı.