
YENİ Parti Genel Sekreteri Yunus Emre, partinin genel merkezinde bir grup gazeteciyle bir araya gelerek "Siyaseti Yurttaşa Geri Vermek: YENİ Parti'nin Örgütlenme, Katılım ve Yönetici Seçme Modeli Üzerine Rapor" başlıklı çalışmayı ayrıntılı biçimde anlattı. Modelde genel başkan dahil olmak üzere il ve ilçe başkanlarının delege sistemi yerine doğrudan üyelerin oyuyla seçilmesi, mahalle-ilçe-il meclislerinin karar süreçlerinde etkin hale getirilmesi, yöneticilere dönem sınırlaması getirilmesi ve mali şeffaflığın güçlendirilmesi öngörülüyor.
Raporu Kim Hazırladı, Süreç Nasıl İşledi?
Emre, raporun yalnızca parti içinden değil, dışarıdan da katkıyla şekillendiğini vurguladı. Siyasi ve örgütsel deneyime sahip partililerin yanı sıra siyasi parti sosyolojisi alanında çalışan ve parti üyesi olmayan akademisyenlerin de yer aldığı bir heyet tarafından hazırlanan rapor, Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) gündemine alındı; milletvekilleri ve il başkanlarına da iletildi.
Yeni modelin temel felsefesini aktaran Emre, siyasetin profesyonel bir uğraş olmaktan çıkarılarak toplumsal bir görev olarak tanımlanmasının bu dönüşümün özünü oluşturduğunu belirtti. Üyelerin yalnızca seçimlerde oy kullanan ya da yöneticiler tarafından harekete geçirilen pasif bireyler olmaktan çıkarılmasının hedeflendiğini de sözlerine ekledi.
Doğrudan Seçim: Delegeler Devre Dışı Kalıyor
Modelin en çarpıcı değişikliklerinden biri seçim sisteminde yaşanacak dönüşüm. Genel başkan dahil il ve ilçe başkanlarının bundan böyle delege sistemiyle değil, tüm üyelerin doğrudan oyuyla belirlenmesi planlanıyor. Emre, yalnızca sandığı üyelere açmanın yeterli olmayacağını; adaylık, propaganda ve kampanya finansmanı süreçlerinin de eşitlikçi biçimde düzenlenmesi gerektiğini özellikle vurguladı.
Yönetici adayları için de bir dizi ön koşul belirlendi. Adayların parti ilkeleri ve etik kuralları kabul etmesi, mal varlığı ile çıkar çatışması beyanında bulunması, çalışma programı sunması ve parti içi eğitim programını tamamlaması zorunlu tutulacak. Kampanya harcamalarına da üst sınır getirilecek.
Emre, yöneticilik anlayışının da köklü biçimde değişeceğini ifade etti: "Yönetici derken biz aslında bir koordinatör arıyoruz. Hükmeden bir kişi değil; meclis kararlarını uygulayan, üyelerin çalışmalarını kolaylaştıran, toplumsal kesimler arasında ilişki kuran ve düzenli olarak hesap veren kişiler olacak." Yönetimlerin en az altı ayda bir faaliyet ve mali rapor sunması, performanslarının ise üye sayısının ötesinde aktif katılım, üretilen politika, saha çalışmaları ve yerel sorunlarda alınan somut sonuçlar üzerinden değerlendirilmesi öngörülüyor.
Mahalle Meclisleri Siyasetin Temel Taşı Olacak
Yeni modelde örgütlenmenin en küçük ve en kritik birimi mahalle meclisleri olarak tanımlanıyor. Bu meclisler yerel sorunları ve toplumsal yapıyı izleyecek, üyelerin katılımını sağlayacak, çalışma ile dayanışma faaliyetleri geliştirecek, belediye hizmetleri ve kamu yatırımlarını takip edecek ve ilçe meclislerine gündem taşıyacak.
İlçe düzeyinde ise siyasetin temel organı olarak ilçe başkanı ya da yönetim kurulu değil, üyelerin oluşturduğu ilçe meclisi öne çıkarılıyor. Bu meclisler tüm üyelerin doğrudan katılımına açık olacak; nüfusu ve üye sayısı yüksek ilçelerde yüz yüze katılımın yanı sıra dijital yöntemlerden de yararlanılacak. İlçe yönetimleri ise meclisin aldığı kararları hayata geçiren yürütme organı işlevi görecek.
İl meclisleri daha geniş bir temsil anlayışıyla kurgulanıyor. İlçeler ve mahallelerin yanı sıra kadınların, gençlerin, işçilerin, çiftçilerin, esnafın, iş dünyasının, üniversitelerin, meslek örgütlerinin, sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının bu meclislerde yer bulması hedefleniyor. Organların yetki sınırları, hangi kararların bağlayıcı olacağı ve uyuşmazlıkların nasıl çözüleceği parti tüzüğünde ayrıntılı biçimde düzenlenecek.
Üye Olmayanlar da Politika Üretimine Katılabilecek
Modelin bir diğer dikkat çekici boyutu, siyasi katılımın yalnızca üyelikle sınırlı tutulmaması. Parti içi seçimlerde oy kullanma ve organları belirleme hakkı üyelere özgü kalacak; ancak politika üretimine katkı sunma, yerel ve ulusal sorunlara ilişkin öneri geliştirme, açık istişarelere katılma, tematik ve mesleki çalışma ağlarında yer alma ile kampanya ve gönüllülük faaliyetlerine katılma tüm yurttaşlara açık olacak.
Eğitim, sağlık, ekonomi, tarım, spor, teknoloji, hukuk, dış politika, çevre, kültür, engelli hakları, gençlik, kadın politikaları ve yerel yönetimler gibi alanlarda tematik çalışma toplulukları kurulacak; bu yapılara parti üyesi olmayan yurttaşlar da dahil olabilecek. Örgütlenme biçiminin illerin ve ilçelerin toplumsal, ekonomik ve kültürel özelliklerine göre farklılaştırılabileceği de belirtildi. Yerel örgütler kendi bölgelerinin yapısını haritalandırarak çalışma yöntemlerini buna göre şekillendirecek.
Etik Kurul, Dönem Sınırı ve Belediye-Parti Ayrışması
Emre, profesyonel siyaset tekellerinin önlenmesinin modelin temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Aynı kişilerin parti makamlarını uzun yıllar elinde tutmasının ve görevler üzerinden ekonomik ya da mesleki çıkar elde edilmesinin engellenmesi hedefleniyor. Yöneticiler mal varlığı ve çıkar çatışması beyanı vermek zorunda kalacak; birinci derece yakınlarının parti, belediye veya kamu kurumlarıyla ekonomik ilişkileri varsa bunların da kamuoyuyla paylaşılması gerekecek. Hediye, ağırlama ve bağışlara ilişkin kurallar getirilecek; parti kaynaklarının kişisel tanıtım ya da adaylık amacıyla kullanılmasına izin verilmeyecek. Bu düzenlemelerin uygulanmasını denetlemek üzere bağımsız bir parti içi etik kurul oluşturulacak.
Parti ile belediyeler arasındaki ilişki de yeniden tanımlanıyor. Emre'ye göre belediye başkanları parti örgütü yöneticilerini belirleyemeyecek; parti örgütü de belediye yönetiminin hukuki ve icrai yetkilerine müdahale edemeyecek. Belediye faaliyetlerinin parti adına şeffaf biçimde izlenebilmesi için ayrı bir mekanizma kurulacak. Milletvekilleri, belediye başkanları ve diğer seçilmişlerin de belirli aralıklarla açık yurttaş toplantıları düzenlemesi, bölgelerindeki sorun ve öncelikler hakkında görüş alması ve faaliyetlerine ilişkin düzenli bilgi vermesi öngörülüyor.
Pilot Uygulamalarla Kademeli Geçiş
Yeni sistemin bir anda ve bütünüyle hayata geçirilmeyeceğini açıklayan Emre, kuruluş ve geçiş döneminde üyelik sisteminin doğrulanmasına, il ve ilçe örgütlerinin oluşturulmasına ve mevcut siyasi birikimin yeni yapıya aktarılmasına öncelik verileceğini söyledi. Kalıcı modele pilot uygulamalar aracılığıyla geçilecek; bu süreçten elde edilecek deneyim doğrultusunda tüzük, yönetmelik ve uygulamalarda gerekli değişiklikler yapılacak.
Emre, çalışmanın genel hedefini şu sözlerle özetledi: "Otoriter siyasal koşullarda geçmiş örgütsel deneyimi bütünüyle kaybetmeden fakat eski tahakküm ve patronaj biçimlerini yeniden üretmeden kısa vadede seçim kazanabilecek ve toplumu harekete geçirebilecek, uzun vadede ise yurttaşı siyasetin gerçek öznesi haline getirecek bir parti kurma programı ortaya koyuyoruz."
Sıkça Sorulan Sorular
YENİ Parti'nin yeni örgütlenme modelinde genel başkan nasıl seçilecek?
Yeni modele göre genel başkan, mevcut delege sistemi kaldırılarak tüm parti üyelerinin doğrudan oyuyla seçilecek. Aynı uygulama il ve ilçe başkanları için de geçerli olacak. Adaylık, propaganda ve kampanya finansmanı süreçleri de eşitlikçi biçimde düzenlenecek; kampanya harcamalarına üst sınır getirilecek.
Mahalle meclislerinin görevleri neler olacak?
Mahalle meclisleri yerel sorunları ve toplumsal yapıyı izleyecek, üyelerin katılımını sağlayacak, çalışma ve dayanışma faaliyetleri geliştirecek, belediye hizmetleri ile kamu yatırımlarını takip edecek ve ilçe meclislerine gündem taşıyacak. Model, mahalle meclislerini partinin yurttaşa en yakın siyasi birimi ve temel karar organlarından biri olarak tanımlıyor.
Parti üyesi olmayanlar yeni modelde nasıl rol alabilecek?
Parti içi seçimlerde oy kullanma hakkı yalnızca üyelere tanınacak; ancak politika üretimine katkı sunma, öneri geliştirme, açık istişarelere katılma, tematik çalışma topluluklarında yer alma ve gönüllülük faaliyetlerine katılma tüm yurttaşlara açık olacak. Eğitim, sağlık, ekonomi, tarım, çevre ve daha pek çok alanda kurulacak tematik çalışma topluluklarına üye olmayanlar da dahil olabilecek.
Yöneticilerin hesap verebilirliği nasıl sağlanacak?
Yönetimler en az altı ayda bir faaliyet raporu ve mali rapor sunmakla yükümlü olacak. Performans değerlendirmesi yalnızca üye sayısına göre değil; üyelerin aktif katılımı, toplumsal kesimlerle kurulan ilişkiler, üretilen politikalar, saha çalışmaları ve yerel sorunlarda alınan somut sonuçlar esas alınarak yapılacak. Etik kuralların uygulanmasını denetlemek için bağımsız bir parti içi etik kurul da oluşturulacak.
Belediye başkanları parti örgütü üzerinde nasıl bir yetkiye sahip olacak?
Yeni modele göre belediye başkanları parti örgütü yöneticilerini belirleyemeyecek; parti örgütü de belediye yönetiminin hukuki ve icrai yetkilerine müdahale edemeyecek. Belediye faaliyetlerinin parti adına şeffaf biçimde izlenebilmesi için ayrı bir mekanizma kurulacak; böylece iki yapı arasındaki sınırlar net biçimde çizilmiş olacak.