
Akbelen'deki 7 köyün sınırları içinde yer alan zeytinlik ve tarım alanlarının "acele kamulaştırılmasına" ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali talebiyle açılan davanın duruşması, Danıştay 6. Dairesi'nde görüldü. Duruşma öncesinde İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık başta olmak üzere Türkiye'nin pek çok farklı ilinden gelen köylüler Danıştay önünde bir araya geldi; siyasi parti temsilcileri de destek amacıyla orada hazır bulundu.
Danıştay Önünde Köylü Sesi: "Emsal Karar Herkese Umut Olacak"
İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık, duruşma öncesi yaptığı açıklamada toplanmanın yalnızca İkizköy ya da Akbelen'e özgü olmadığını vurguladı. Işık, Danıştay önündeki kalabalığı şöyle tanımladı: "Buraya Milas'ın İkizköy, Karacahisar, Çamköy, Yeniköy, Karacaağaç, Çukurören, Alatepe, Balcılar, Söğütçük, Dereköy, Hasanlar ve Güllük köylüleri olarak geldik." Işık'a göre bu dava yalnızca Akbelen'in değil, Türkiye'nin dört bir yanında toprak, hava, su ve geçim kaynakları için mücadele eden tüm köylülerin davası niteliği taşıyor.
"Bugün burada verilecek emsal karar herkese umut olacak. Haklıyız, bu davada sonuna kadar haklıyız ve birlikteyiz. Burada sadece birler, onlar, yüzler değil; aslında yüz binleriz. Cesuruz çünkü kaybedecek bir canımızdan başka bir şeyimiz kalmadı, canımızı da bu yola feda ettik" diyen Işık, 80-90 yaşındaki yaşlıların ve gençlerin de bu buluşmada yer aldığını belirtti.
Işık ayrıca MAPEG tarafından "enerji politikaları" ve "kamu yararı" adı altında topraklara el konulduğunu ileri sürerek, Yatağan Turgut'tan, Denizli Avdan'dan, Ordu Perşembe Yaylası'ndan, Artvin Cerattepe'den, Çanakkale Kaz Dağları'ndan ve Rize ile Sivas gibi pek çok ilden köylülerin Ankara'ya yola çıktığını aktardı.
Termik Santralin Gölgesindeki Yaşam: Hastalık ve Yıkım Tanıklıkları
Yatağan Turgut'tan gelen Tayibe Demirel, yaşadıklarını yürek burkan bir dille anlattı. Demirel, kanser, astım ve bronşit hastası olduğunu, kısmi felç geçirdiğini ve zor yürüdüğünü söyledi. "Köyümüzde gencecik insanlar kanserden ölüyor. Evimin önündeki 15 ağacım kurudu. Termik Santrali'nin dumanından dolayı köyde erik bile kalmadı" diyen Demirel, Muğla Valiliği'ne şikâyette bulunduğunu ancak "Hiçbir şey yok efendim, biz denetim yapıyoruz" yanıtını aldığını belirtti.
Demirel, bölgenin tarihsel ve turistik değerine de dikkat çekti: "Köyümüzde Osman Hamdi Bey'in izleri var, kaç bin yıllık Lagina Antik Kenti var. Onları değerlendirsinler, dünyadan turistler yağsın. Köylerimizi neden böyle yok ediyorlar?" diye sordu.
Yine Yatağan Turgutlu olan Şerifan Yücel de 21 yıldır kanser hastası olduğunu ve eşinin akciğerlerinin termik santral dumanından etkilendiğini anlattı. Doktorların eşine "Maden ocağında mı çalıştı?" diye sorduğunu, oysa eşinin sigara bile içmediğini aktaran Yücel, "Termiğin zehrinden hepimiz kanser hastası olduk. Şimdi rahat da uyuyamıyoruz; evlerimizin, mezarlarımızın altına girdiler" dedi. Cumhurbaşkanı'nın Akbelen'i ve köylüleri duymasını isteyen Yücel, "Zeytinsiz, yağsız, meyvesiz ülke olur mu? Biz artık mücadele etmekten bıktık, yorulduk" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Siyasetçilerden Danıştay Önünde Destek
Duruşma öncesi Danıştay önüne gelen isimler arasında İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, İYİ Parti Genel Sekreter Yardımcısı Oğuzhan Metin ve YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal yer aldı. Tanal, söz konusu kararın hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu. "9 Ocak 2026 tarihindeki karar ile 11 Mart'taki karar kelimesi kelimesine aynı. Bu, Anayasa'nın rafa kaldırılmasıdır" diyen Tanal, "Akbelen'dekileri dinlesinler; burada asıl kamu yararı, Akbelen'de yaşayan insanlardır, o insanların yaşam hakkıdır" diye konuştu.
Avukattan Kanser Verileri ve Hukuki Değerlendirme
Davayı takip eden avukat İsmail Hakkı Atal, bir habere dayanarak Türkiye'de lenf kanseri oranının yüzde 25 arttığını ve bunun sebebinin hava kirliliği olduğunu savundu. Atal, "AKP iktidara geldikten sonraki 14 yılda kanser vakaları erkeklerde 12 kat, kadınlarda ise 8 kat artmıştır" dedi. İkizköylülerden Melahat Çulla'nın eşi Süleyman Çulla'nın 31 Temmuz 2026'da akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini de belirten Atal, Avrupa Sağlık ve Çevre Birliği'nin çalışmasına atıfla Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle Sağlık Bakanlığı'nın yılda 80 milyar lira harcadığını aktardı.
Atal, 200 bin dönümlük ruhsat sahası ve kamulaştırma alanı içerisinde on binlerce dönüm parselin bulunduğunu da vurgulayarak, yapılanların ekonomik açıdan da mantıksız olduğunu öne sürdü.
Sıkça Sorulan Sorular
Akbelen'deki acele kamulaştırma davası nedir ve hangi mahkemede görülüyor?
Akbelen'deki 7 köyün sınırları içinde yer alan zeytinlik ve tarım alanlarının acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali talebiyle açılan dava, Danıştay 6. Dairesi'nde duruşmalı olarak ele alınmaktadır.
Danıştay önünde toplanan köylüler hangi bölgelerden geldi?
İkizköy Muhtarı Nejla Işık'ın açıklamasına göre toplantıya Milas'ın İkizköy, Karacahisar, Çamköy, Yeniköy ve çevre köylerinin yanı sıra Yatağan Turgut, Denizli Avdan, Ordu Perşembe Yaylası, Artvin Cerattepe, Çanakkale Kaz Dağları, Rize, Sivas ve daha pek çok ilden köylüler katıldı.
Avukat İsmail Hakkı Atal duruşmada hangi sağlık verilerini aktardı?
Atal, bir habere dayanarak Türkiye'de lenf kanseri oranının yüzde 25 arttığını ve bunun sebebinin hava kirliliği olduğunu savundu. Ayrıca Avrupa Sağlık ve Çevre Birliği'nin çalışmasına atıfla Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin yol açtığı sağlık sorunları nedeniyle Sağlık Bakanlığı'nın yılda 80 milyar lira harcadığını belirtti.
YENİ Parti Milletvekili Mahmut Tanal, Cumhurbaşkanlığı Kararı hakkında ne dedi?
Tanal, söz konusu kararın hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü. 9 Ocak 2026 ile 11 Mart tarihli kararların kelimesi kelimesine aynı olduğunu belirterek bunun Anayasa'nın rafa kaldırılması anlamına geldiğini ifade etti ve herkesi hukuka uymaya davet etti.
İkizköy Muhtarı Nejla Işık bu davanın neden emsal niteliği taşıdığını düşünüyor?
Işık'a göre dava yalnızca Akbelen'in değil, Türkiye genelinde toprak, hava, su ve geçim kaynakları için mücadele eden tüm köylülerin davası niteliğindedir. MAPEG tarafından "enerji politikaları" ve "kamu yararı" adı altında topraklara her geçen gün el konulduğunu vurgulayan Işık, Danıştay'ın vereceği kararın bu mücadelelerin tümü için emsal oluşturacağını belirtti.