
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi'nde yıkılan Alya Uçar Apartmanı'na ilişkin dava yeni bir aşamaya geldi. Pamukkale Üniversitesi'nden 7 akademisyen tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dosyaya sunuldu. Raporda müteahhit, şantiye şefi, statik proje müellifi, yapı denetim şirketi yetkilisi ile proje ve uygulama denetçilerinin binanın yıkılmasından sorumlu olduğu belirtildi. Dikkat çekici bir ayrıntı olarak, dava dışı 2 kişinin de sorumlular arasında yer aldığı tespit edildi.
14 Can Gitti, Dava Açıldı
Alya Uçar Apartmanı, 6 Şubat depremlerinde tamamen çöktü. Enkaz altında kalan 14 kişi hayatını kaybetti; bu can kayıpları arasında 2 bebek ve 1 çocuk da yer alıyordu. Facianın ardından Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçerek müteahhit Hikmet Günsay, şantiye şefi Adem Sabırlı, statik proje müellifi Ayhan Girişken, uygulama denetçisi Ali Şahin, proje ve uygulama denetçisi Antuvan Ayrancıoğlu ile zemin etüt proje müellifi Salih Zorsu hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı. Dosyada şu an için tutuklu sanık bulunmuyor.
Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 29 Ocak'ta görülen 3. duruşmada, mevcut bilirkişi raporunun yeterli görülmemesi üzerine yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmişti. Yaklaşık 7 ay süren çalışmanın ardından Pamukkale Üniversitesi'nden 7 akademisyen tarafından hazırlanan yeni rapor mahkeme dosyasına sunuldu.
Müteahhit ve Şantiye Şefinin Sorumluluğu
Bilirkişi raporunda müteahhit Hikmet Günsay'ın iki temel gerekçeyle sorumlu tutulduğu görülüyor: standartlara uygun olmayan beton kullanılması ve eksik ile hatalı statik/betonarme proje temin edilmesi. Şantiye şefi Adem Sabırlı ise aynı şekilde standartlara uymayan beton kullanımı ve kolonlardaki boyuna donatı aralıklarının TS-500 normlarına aykırı olması nedeniyle sorumlu bulundu.
Bu tespitler, binanın inşaat aşamasında hem malzeme kalitesi hem de yapısal uygulama açısından ciddi eksiklikler barındırdığına işaret ediyor. Rapor, söz konusu kusurların binanın depreme dayanıklılığını doğrudan zayıflattığını ortaya koyuyor.
Proje Müellifi ve Denetçilerin Payı
Statik proje müellifi Ayhan Girişken'in sorumluluğu ise farklı bir boyuta taşınıyor. Bilirkişilere göre Girişken, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik'in (2007) bazı kritik hükümlerini dikkate almayan bir proje hazırladı. Bu yönetmelik ihlali, binanın depreme karşı direncini baştan itibaren zayıflatan bir etken olarak değerlendiriliyor.
Denetim tarafında ise tablo daha da genişliyor. Proje ve uygulama denetçisi Antuvan Ayrancıoğlu ile uygulama denetçisi Ali Şahin'in, statik ve betonarme projedeki eksiklikleri, standartlara aykırı beton kullanımını ve kolonlardaki donatı aralıklarının TS-500'e uygunsuzluğunu tespit edip yetkili mercilere bildirmemeleri nedeniyle sorumlu oldukları kaydedildi.
Dava Dışı 2 Kişi de Sorumlu Bulundu
Raporun öne çıkan bulgularından biri, dava kapsamında yer almayan iki kişinin de sorumlu olduğunun tespit edilmesi. Yapı denetim kuruluşu yetkilisi Mustafa Akıncı, projedeki eksiklikleri ve standartlara uygun olmayan beton kullanımını tespit etmesine karşın bunu ilgili mercilere bildirmediği gerekçesiyle sorumlular arasında gösterildi. Öte yandan dava dışı Raşit Akyurt da uygulama denetçisi sıfatıyla statik projedeki eksiklikleri, aykırı beton kullanımını ve donatı uygunsuzluklarını bildirmemesi nedeniyle raporda sorumlu tutulan isimler arasında yer aldı.
Bu iki kişinin davada sanık olarak bulunmaması, depremde yakınlarını kaybedenler açısından ayrı bir tartışma konusu haline geldi. Mağdur yakınları, sorumluluğu tespit edilen bu kişiler hakkında da ivedi iddianame hazırlanmasını talep ediyor.
Belediye ve Zemin Etüdü Yönünden İlliyet Bağı Kurulamadı
Rapor, bazı isimler açısından ise farklı bir sonuca ulaştı. Belediyenin yapı kontrol birimi sorumlularına yönelik değerlendirmede, binanın yüksek çatı örtüsünün ruhsat ve imar planına aykırı biçimde yapıldığı saptandı; ancak bu aykırılığın taşıyıcı sistemi etkilediğine dair herhangi bir bulguya ulaşılamadı. Bu nedenle belediye yönünden illiyet bağı, yani eylem ile sonuç arasındaki nedensellik ilişkisi, kurulamadı.
Zemin etüdü cephesinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Davada zemin etüt proje müellifi olarak yer alan Salih Zorsu'nun aslında söz konusu raporun müellifi olmadığı, asıl müellifin dava dışında bulunan Ahmet Güney olduğu tespit edildi. Buna ek olarak Haziran 2011 tarihli zemin etüt raporunun ilgili yönetmelik ve genelgelere uygun olduğu değerlendirildi. Bu gerekçelerle zemin etüdü yönünden de illiyet bağı kurulamadığı bildirildi.
Mağdur Yakınları Tutuklama Talep Ediyor
Depremde yakınlarını kaybeden aileler, yargı sürecinin hızlanmasını ve sorumluların hesap vermesini istiyor. Bu doğrultuda Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak binanın yıkılmasında sorumluluğu yeni bilirkişi raporuyla da tescillenen 2 kişi hakkında ivedi iddianame hazırlanmasını talep ettiler. Mağdur yakınları aynı zamanda kusurlu bulunan sanıkların tutuklanmasını da istiyor. Davanın 6. duruşması 24 Eylül'de Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek.
Sıkça Sorulan Sorular
Alya Uçar Apartmanı'nda kaç kişi hayatını kaybetti?
6 Şubat depremlerinde Hatay'ın Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi'nde yıkılan Alya Uçar Apartmanı'nda, 2'si bebek ve 1'i çocuk olmak üzere toplam 14 kişi hayatını kaybetti.
Yeni bilirkişi raporu kim tarafından hazırlandı?
Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 3. duruşmada aldığı karar doğrultusunda, yaklaşık 7 ay süren çalışmanın ardından rapor Pamukkale Üniversitesi'nden 7 akademisyen tarafından hazırlanarak dosyaya sunuldu.
Bilirkişi raporu hangi gerekçelerle müteahhidi sorumlu tuttu?
Raporda müteahhit Hikmet Günsay'ın, standartlara uygun olmayan beton kullanılması ve eksik ile hatalı statik/betonarme proje temin etmesi nedeniyle binanın yıkılmasından sorumlu olduğu belirtildi.
Dava dışında kalan hangi kişiler sorumlu bulundu?
Bilirkişi raporunda, yapı denetim kuruluşu yetkilisi Mustafa Akıncı ile uygulama denetçisi Raşit Akyurt'un dava dışı olmalarına karşın binanın yıkılmasından sorumlu oldukları tespit edildi. Her iki isim de projedeki eksiklikleri ve standart dışı uygulamaları tespit edip bildirmedikleri gerekçesiyle raporda yer aldı.
Belediye neden sorumlu tutulmadı?
Bilirkişi raporuna göre binanın yüksek çatı örtüsü ruhsat ve imar planına aykırı yapılmış olsa da bu imalatın taşıyıcı sistemi etkilediğine dair herhangi bir bulgu tespit edilemedi. Bu nedenle belediyenin yapı kontrol birimi sorumluları yönünden illiyet bağı, yani eylem ile sonuç arasındaki nedensellik ilişkisi, kurulamadı.