
MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, Kurtlar Vadisi Pusu isimli televizyon dizisine kadar uzandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, dizide yer alan bazı sahnelerin ve karakterlerin FETÖ propagandası niteliği taşıyıp taşımadığını incelemeye aldı. Başsavcılığa ulaşan ihbarlar ve soruşturma dosyası kapsamında yapılan tespitler üzerine başlatılan inceleme, Kozinoğlu davasında yeni bir boyut oluşturdu.
Dizide Neler İnceleniyor?
Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre inceleme iki temel unsur üzerinde yoğunlaşıyor. Bunlardan ilki, dizinin 123'üncü bölümünde Kazım Kaşifoğlu adıyla yer alan ve gerçekte Kozinoğlu'nu anlattığı ileri sürülen MİT görevlisi karakterinin vatan haini olarak gösterilmesi ve ardından öldürülmesi. İkincisi ise bazı sahnelerde görünen "FG" plakalı aracın örgütsel bir mesaj içerip içermediği sorusu. Fetullahçı Terör Örgütü'nün elebaşı Fetullah Gülen'in baş harflerini simgelediği öne sürülen bu plakanın diziye kasıtlı biçimde yerleştirilip yerleştirilmediği soruşturma kapsamında değerlendirilecek.
Bunların yanı sıra dizinin bir bölümünde "Erdoğan" yazılı bir mezar taşının ekranlara yansıdığı da gündeme geldi. Bu görüntü de inceleme sürecinde ele alınan unsurlar arasında yer alıyor.
Senaristler Savcılıkta İfade Verdi
Dizinin üç senaristi Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, 13 Eylül Pazartesi günü Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek ifade verdi. Senaristlerden Raci Şaşmaz, "Erdoğan" yazılı mezar taşına ilişkin iddiaları reddetti. Şaşmaz, "Erdoğan ve ailesi ile ilgili bir mezar taşıyla mesaj vermek ne bizim inandığımız değerlere uygundur, ne de böyle bir şey söz konusudur." dedi.
Şaşmaz, mezar taşı meselesinin senaryo aşamasında kendisinin belirleyip kontrol edebileceği bir durum olmadığını da öne sürdü. Dizinin üzerinden uzun yıllar geçtiğini ve o dönemde kabristan çekimlerinde gerçek mezar taşlarının kapatılmadığını belirten Şaşmaz, şu açıklamaları yaptı: "Bu gerçek bir mezar taşı da olabilir, prodüksiyon ve sanat grubunun hazırladığı yaygın soy isimlerinden oluşan sahte bir mezar taşı da olabilir. Hatırlamam mümkün değil. Bir yapımcının ya da senaristin bir mezar taşının üstünde yazanları ya da araç plakalarını bilme ihtimali yoktur."
Araç plakalarına ilişkin de açıklama yapan Şaşmaz, "Dizide kullanılan araçların plakalarına (34 PLT 34 hariç) müdahil olmamız da söz konusu değildir. Her bölümde onlarca araç kiralanarak kullanılır ve o yıllarda plakaları değiştirmek adeti de henüz yaygın değildir." ifadelerini kullandı.
Kaşif Kozinoğlu Kimdi, Nasıl Hayatını Kaybetti?
Kaşif Kozinoğlu, eski bordo bereli subay ve MİT mensubuydu. Bosna-Hersek ve Afganistan'da uzun süreli görevler üstlenen Kozinoğlu, Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında Ergenekon davası kapsamında tutuklandı. 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde spor sonrası kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Kozinoğlu'nun ölümü, mahkemeye çıkmasına yalnızca 13 gün kala gerçekleşmişti.
Kozinoğlu'nun ailesi, "Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın." diyerek itirazda bulundu. Açılan soruşturma bir yıl sonra kapatıldı. Ancak yıllar sonra gündeme gelen yeni iddialar ve eski soruşturma dosyalarının tekrar ele alınmasıyla birlikte dava yeniden açıldı.
FETÖ İddiası: Gardiyan ve Radyo
Soruşturmada öne çıkan iddiaya göre Kozinoğlu, kalp krizi geçirdiği sırada yardım istedi; ancak o sırada nöbette bulunan gardiyan Ferhat Veysi Gül, sesin duyulmasını engellemek amacıyla radyonun sesini açtı. Sonraki süreçte Gül'ün FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz 2016 sonrasında yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı. Bu bilgilerin soruşturma dosyasına yansımasıyla birlikte dava yeniden canlandı. Ayrıca FETÖ ile ilgili kritik bilgilere sahip olduğu değerlendirilen Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği de iddialar arasında yer alıyor.
Operasyonlar ve Tutuklamalar
Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü düzenlendi. Cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan 10 şüpheliden o dönemde jandarma er olarak görev yapan biri tutuklanırken 7 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
İkinci dalga operasyon 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirildi. Bu operasyonda aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alındı. Mahkeme, aralarında gazeteci Selahattin Günday'ın da yer aldığı üç kişiyi tutukladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Kurtlar Vadisi Pusu dizisi hakkında neden FETÖ incelemesi başlatıldı?
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında gelen ihbarlar ve dosyadaki tespitler üzerine dizi hakkında inceleme başlattı. İnceleme; dizideki Kazım Kaşifoğlu karakterinin vatan haini olarak gösterilip öldürülmesi ile "FG" plakalı aracın örgütsel mesaj içerip içermediği iddialarına dayanıyor.
Kaşif Kozinoğlu cezaevinde nasıl hayatını kaybetti?
Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde spor sonrası kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Mahkemeye çıkmasına 13 gün kala gerçekleşen ölümü, ailesi tarafından şüpheli bulunarak itiraz konusu yapıldı. Soruşturma bir yıl sonra kapatılmış, ancak yeni iddialar gündeme gelince yeniden açılmıştır.
Dizinin senaristleri "FG" plakalı araç ve "Erdoğan" yazılı mezar taşı iddialarına nasıl yanıt verdi?
Senarist Raci Şaşmaz, her iki iddiayı da reddetti. Mezar taşının gerçek ya da sahte olabileceğini, hatırlamadığını belirtti; araç plakalarına senaristlerin müdahil olmadığını ve o yıllarda plakaları değiştirme adetinin yaygın olmadığını öne sürdü.
Kozinoğlu'nun ölümünde FETÖ'nün parmağı olduğuna dair iddialar nelerdir?
İddialara göre Kozinoğlu kalp krizi geçirirken yardım istedi; ancak nöbetteki gardiyan Ferhat Veysi Gül radyonun sesini açarak sesin duyulmasını engelledi. Gül'ün daha sonra FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz 2016 sonrasında yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı. Bunun yanı sıra Kozinoğlu'nun zehirlenmiş olabileceği de öne sürülmektedir.
Kozinoğlu soruşturması kapsamında kaç kişi tutuklandı?
İki ayrı operasyonda toplam 20 kişi gözaltına alındı. İlk operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden biri tutuklanırken 7'si adli kontrol altına alındı. İkinci operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheliden ise aralarında gazeteci Selahattin Günday'ın da bulunduğu üç kişi tutuklandı.