
Borsa İstanbul'da 16 Eylül'de satış dalgası yeniden güç kazandı. BIST 100 endeksi günü yüzde 5'in üzerinde bir düşüşle 13 bin puana yakın tamamlarken endeks, 9 Eylül'de ulaştığı 14 bin 700 puanlık son zirvesinden bu yana yaklaşık bir haftada yüzde 10 değer yitirmiş oldu. Endeks en son Mayıs ayında 15 binli seviyeleri test etmişti.
16 Eylül'deki kayıplar sektörel bazda da belirgin biçimde hissedildi. Bankacılık endeksi yüzde 4'ün, mali ve bilişim endeksleri yüzde 5'in üzerinde geriledi. Finansal faktöring şirketlerindeki kayıp ise yüzde 9'u geçti. Piyasa katılımcıları ve ekonomistler, bu sert düşüşün ardında hem küresel hem de Türkiye'ye özgü etkenlerin bir arada rol oynadığını vurguluyor.
Küresel Tablo: Ortadoğu Gerilimi ve Yapay Zeka Endişeleri
Son bir haftadaki baskının küresel ayağında öne çıkan ilk etken, Ortadoğu'daki gerilimin tırmanması oldu. Yemen'de Husilerin Kızıldeniz'in girişindeki stratejik bir adayı ele geçirdiklerini açıklaması, küresel ticaret açısından kritik bu su yoluna ilişkin kaygıları derinleştirdi ve petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. Türkiye gibi enerjisini büyük ölçüde ithalatla karşılayan ülkeler için bu gelişme olumsuz bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Buna ek olarak yapay zekanın sürdürülebilirliğine dair tartışmalar da küresel borsalarda bu hafta satış baskısı yarattı. Yapay zekaya büyük yatırımlar yapan ancak henüz somut bir mali geri dönüş elde edemeyen teknoloji şirketleri ile bu şirketlere çip üreten firmalar değer kaybetti. ABD'deki NASDAQ 100 endeksi bir ay öncesine göre yüzde 3'ün üzerinde gerileyerek 30 bin 100'ün üzerindeki seviyelerden 28 bin 900 puana indi.
GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu, teknoloji şirketlerinin değer yitirmesi durumunda bu şirketlere kredi sağlayan özel kredi fonlarının da olumsuz etkilenebileceğini, bu tartışmanın geçen yıldan bu yana gündemde olduğunu belirterek "Bunlar süregelen sebepler" diyor. Kırıkoğlu'nun dikkat çektiği bir diğer küresel etken ise ABD'deki uzun vadeli faizlerin yükselişi: 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5'e, 30 yıllık faiz ise yüzde 6'ya yaklaşıyor. Kırıkoğlu, "Uzun vadeli faizler Fed faizinden farklı olarak yatırım ve proje finansmanı kredi faizleri için baz teşkil ediyor. Bunlar yükseldiği zaman yatırım kredilerinin faizi, Fed faizinden bağımsız olarak yükseliyor" diye açıklıyor.
Pusula Portföy Krizi Piyasayı Nasıl Sarstı?
Türkiye kaynaklı etkenlerin başında Pusula Portföy'ün Eylül ayı boyunca yaşadığı yoğun satış baskısı ve ardından gelen temerrüt geldi. Şirket 15 Eylül'de yatırımcılarına ödemelerini yapamayarak temerrüde düştü. Bu gelişmenin ardından nakit ihtiyacına giren yatırımcılar, portföylerindeki diğer hisseleri satmaya yöneldi; bu da borsanın genelinde ek bir satış baskısı oluşturdu.
Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız 15 Eylül'de tutuklanırken Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.
Evren Kırıkoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) yatırım fonlarına ilişkin düzenlemesinin ardından özellikle BIST 30 endeksinde yer almayan ama değeri yüksek seyreden hisse senetlerinde çıkış yaşandığını belirtiyor. Kırıkoğlu bu durumu Türkiye kaynaklı birinci neden olarak tanımlarken ikinci nedeni şöyle açıklıyor: "Hisse senetlerindeki düşüşle birlikte yatırımcılar paralarını çekmek istedikçe fonlar, özellikle kaldıraçlı işlem yapan fonlar bu likidite ihtiyaçları için BIST 30 hisselerini de satmaya başladılar, orada öyle bir likidite ihtiyacı hasıl oldu. Genel algı kötü, sorun olmayan fonlarda da sırf diğer fonlardaki durumu gören yatırımcı parasını çektikçe onlarda da satışa yol açıyor."
Ekonomistlerden Denetim Uyarısı
Eski İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı ekonomist Prof. Bilge Yılmaz, 16 Eylül'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yaşanan sürecin sorumluluğunu denetim kurumlarına bağladı. Yılmaz, "Başta SPK olmak üzere denetleme görevi olan kamu kurumlarının görevlerini layıkıyla yerine getirmemekte ısrar etmesi yüzünden finansal piyasalarda istenmeyen sonuçlarla karşılaşma riski her gün biraz daha artıyor" dedi. Yılmaz, durumun para piyasası fonlarına sıçraması halinde riskin çok daha büyüyebileceğini ve denetimsizliğin yarattığı tahribatın yalnızca kaybedilen parayla sınırlı kalmayacağını vurguladı.
BIST'in Küresel Satışlardan Neden Daha Fazla Etkilendiği
A1 Capital Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal, 16 Eylül'deki değerlendirmesinde BIST'in son günlerde yalnızca küresel satışlara eşlik etmediğini, negatif yönde ayrıştığını söylüyor. Atılal'a göre bu ayrışmanın arkasında beş temel iç dinamik yatıyor: Yabancı yatırımcı derinliğinin yetersizliği nedeniyle yerli fonlardan veya kredili yatırımcılardan gelen satışları karşılayacak güçlü alıcının bulunmaması; TL faizlerin yüksek seyretmesinin borsa yatırımına güçlü bir alternatif oluşturması; şirketlerin reel kâr görünümlerinin zayıflaması ve endeksin nominal ucuzluğuna karşın serbest nakit akımı ile özsermaye kârlılığının aynı ölçüde güçlü olmaması; Merkez Bankası'nın hızlı faiz indirimine yönelik beklentilerin azalması; ve petrol fiyatlarının Türkiye'yi diğer ülkelere kıyasla daha fazla etkilemesi.
Evren Kırıkoğlu ise yaşanan değer kayıplarının bazı yatırımcıları zarara uğratacağını kabul etmekle birlikte bunun piyasalarda kalıcı bir etki bırakmayacağını öngörüyor. Kırıkoğlu, "Özel yatırımcı para kaybetti diye sistematik risk olmaz. Medyada sıkça yer alır, çok tartışılır ama Türkiye ekonomisine sistemik bir risk vermez" diyor ve ekliyor: "Bankacılık sisteminin sermaye kaybetmesi, likiditede sıkıntıya girmesi, kredilerde geri çağırmalar ve şirketlerin kredi ödeyemediği için batması gibi durumlar yaşansa kalıcı etkilerden bahsedilebilir ama öyle bir durum yok."
Merkez Bankası Başkanı Karahan'dan Enerji Şoku Uyarısı
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, 16 Eylül'de Macaristan'daki Budapeşte Finans Zirvesi'nde yaptığı konuşmada enerji şoklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, enerji şoklarının ilk etkilerinin alınacak tedbirlerle sınırlandırılabileceğini, ancak sonraki aşamalarda sürecin daha karmaşık bir hal alabileceğini söyledi. Şokların ücret ve fiyatlara yansımasının enflasyon üzerindeki baskıyı kalıcılaştırabildiğini ve birden fazla şokun aynı dönemde yaşanmasının yönetimi güçleştirebileceğini de belirten Karahan, küresel ekonomik entegrasyonun uzun yıllar boyunca verimliliği artırdığını ve dezenflasyonist etkiler yarattığını, ancak ekonomik bağların jeopolitik rekabetin bir parçası haline gelmesiyle bu koşulların sürdürülebilir olduğunun artık varsayılamayacağını ifade etti.
Sıkça Sorulan Sorular
BIST 100 endeksi 16 Eylül'de ne kadar düştü ve son zirvesi ne zamandı?
BIST 100 endeksi 16 Eylül'de yüzde 5'in üzerinde düşerek 13 bin puana yaklaştı. Endeksin son zirvesi 9 Eylül'de 14 bin 700 puan olarak gerçekleşmişti. Böylece bir haftada borsadaki toplam değer kaybı yüzde 10'a yaklaştı.
Pusula Portföy krizi Borsa İstanbul'u nasıl etkiledi?
Pusula Portföy, 15 Eylül'de yatırımcılarına ödemelerini yapamayarak temerrüde düştü. Nakit ihtiyacına giren yatırımcıların portföylerindeki diğer hisseleri satmak zorunda kalması, borsanın genelinde ek satış baskısı yarattı. Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklanırken Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan hakkında yurt dışı çıkış yasağı verildi.
Küresel düzeyde borsalardaki düşüşün temel nedenleri neler?
Ortadoğu'daki gerilimin artması ve Husilerin Kızıldeniz girişindeki stratejik bir adayı ele geçirmesiyle yükselen petrol fiyatları öne çıkan küresel etkenler arasında yer aldı. Bunlara ek olarak yapay zekaya yönelik yatırımların karşılığı konusundaki tartışmalar teknoloji ve çip şirketlerini değer kaybettirirken ABD'de uzun vadeli tahvil faizlerinin yükselmesi de küresel yatırım ortamını olumsuz etkiledi.
BIST'in küresel borsalardan daha fazla değer kaybetmesinin iç nedenleri neler?
A1 Capital'dan Baki Atılal beş temel iç dinamiğe dikkat çekti: yabancı yatırımcı derinliğinin yetersizliği, TL faizlerin borsa yatırımına güçlü alternatif oluşturması, şirketlerin reel kâr görünümlerinin zayıflaması, Merkez Bankası'nın hızlı faiz indirimine yönelik beklentilerin azalması ve petrol fiyatlarının Türkiye'yi daha fazla etkilemesi.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan enerji şokları hakkında ne söyledi?
Karahan, 16 Eylül'de Budapeşte Finans Zirvesi'nde enerji şoklarının ilk etkilerinin tedbirlerle sınırlandırılabileceğini ancak sonraki aşamalarda sürecin daha karmaşık hale gelebileceğini belirtti. Şokların ücret ve fiyatlara yansımasının enflasyon baskısını kalıcılaştırabildiğini ve birden fazla şokun eş zamanlı yaşanmasının yönetimi güçleştirdiğini de vurguladı.