
YENİ Parti Adana Milletvekili Ayhan Barut, limon üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı gündeme taşıdı. ANKA Haber Ajansı'na konuşan Barut, 2026 yılında üreticiye kilogram maliyeti en az 10 lira olan limonun 6, 7 ve 8 liraya alıcılara verilmek zorunda kalındığını, aynı ürünün ise Adana'daki marketlerde 80 liraya ulaştığını söyledi. Üretici ile tüketici arasındaki bu derin uçurumu aracılara bağlayan Barut, hal yasası dahil gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve aracıların sıkı biçimde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin Yaş Sebze ve Meyve Üretiminin Boyutu
Barut, konuşmasına Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesine ilişkin rakamlar vererek başladı. Yıllık yaklaşık 34 milyon ton sebze ve 19 milyon ton meyve üretildiğini belirten Barut, toplamda 54 milyon ton yaş sebze ve meyve üretiminin parasal büyüklüğünün yılda 2 trilyon TL civarında olduğunu aktardı. Dolar bazında değerlendirildiğinde bu rakamın 45-50 milyar dolara karşılık geldiğini ifade eden Barut, söz konusu rakamın tarımsal anlamda yaş sebze ve meyvenin ülke ekonomisine kattığı değeri gösterdiğini söyledi.
Limon Üretiminin Zorlu Süreci ve Maliyet Gerçeği
Limon üretiminin uzun soluklu bir emek ve ciddi masraf gerektirdiğini anlatan Barut, fidan dikildikten sonra en az 3-4 yıl ürün alınmadan bakım yapıldığını, 4. yıldan itibaren verimin başladığını, 5-6. yıldan sonra ise üretimin düzene girdiğini belirtti. Tüm bu süreci göz önünde bulunduran Barut, 2026 yılı itibarıyla bir kilogram limonun üreticiye maliyetinin minimum 10 lira olduğunu vurguladı.
Buna karşın üreticilerin ürünlerini bu maliyetin çok altında, 6 ila 8 lira arasında değişen fiyatlarla satmak zorunda bırakıldığını kaydeden Barut, "İki ay önce bu limonlar İstanbul'da, büyük şehirlerde, marketlerde 200 TL'ye yakın fiyatlardan tüketiliyordu" dedi. Limon üretiminin yüzde 90'ının Adana, Hatay ve Mersin bölgesinde gerçekleştiğini, üçte birinin ise yalnızca Adana'da üretildiğini aktaran Barut, bölgenin sektörün tam merkezinde yer aldığını ifade etti.
Üretici ile Tüketici Arasındaki 10 Kata Varan Fiyat Farkı
Barut, üreticiden çıkan malın tüketiciye ulaşana kadar 7, 8, hatta 10 katına çıkabildiğini belirterek bu durumu yıllardır dile getirdiğini söyledi. "8 lira üretici, 80 lira tüketici" biçiminde özetlediği tabloyu somutlaştıran Barut, aradaki farkın kime gittiğini defalarca sorduğunu ancak yanıt alamadığını vurguladı. Yaş sebze ve meyve sektöründe manipülasyon yapıldığını öne süren Barut, "45 milyar dolarlık bir sektörün içerisinde oynanan oyunlardır, oynanan manipülasyonlardır" dedi.
Tarım sektörünün çoğu zaman ulusal medyada yeterince yer bulmadığını da belirten Barut, son dönemde gerçekleştirilen operasyonun yıllardır dile getirilen sorunlar açısından önemli olduğunu, ancak geç kalınmış bir adım olduğunu söyledi. Mevcut tabloda hem üreticinin hem de tüketicinin zarar gördüğünü vurgulayan Barut, büyük şehirlerde yaşayan ve tarımı yakından bilmeyen vatandaşların market fiyatlarını gördüklerinde çiftçinin yüksek kazanç elde ettiğini zannedebileceğine dikkat çekti. "Çiftçi kazanamıyor; o aradaki haksız kazancı elde edenler kazanıyor" diye konuştu.
ÇKS Üzerindeki Usulsüzlükler ve Çözüm Çağrısı
Barut, fiyat farkı sorununa ek olarak Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden yapılan haksız kayıtlara ve ölülerin adına makbuz kesilmesine de dikkat çekti. Müstahsil makbuzunun çiftçiden 27 liraya alınıp 23 lira olarak gösterilmesi gibi uygulamaların sürdüğünü belirterek bu kişilerle amansız mücadeleye devam edilmesi gerektiğini söyledi. Tüm bu sorunların çözümünün devletin sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Barut, "Özetle bu işi çözecek olan devlettir" dedi.
Üretici ile tüketiciyi doğrudan buluşturacak bir hal sisteminin kurulması gerektiğini ifade eden Barut, bunun için kanunların ve yönetmeliklerin değiştirilmesi, gerekirse hal yasasının tepeden tırnağa yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundu. Mevcut başıboşluğun sürmesi halinde çiftçinin zarar görmeye devam edeceğini de ekleyen Barut, alınan adımların göstermelik kalması durumunda aynı senaryonun tekrarlanacağı uyarısında bulundu.
Tarım ve Ticaret Bakanlıklarına Çağrı
Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıklarına doğrudan seslenen Barut, "Yıllardır feryat ettiğimiz bu konulara gelin çözüm bulun. Bu çiftçinin kanayan yarası haline geldi" dedi. Çiftçinin yağmurda, doluda, 45 derecelik sıcakta ürün yetiştirdiğini, buna karşın aracıların herhangi bir üretim riski üstlenmeden kazanç elde ettiğini belirten Barut, bu duruma devletin yani hükümetin müsaade ettiğini söyledi.
Devletin bu alanda sıkı denetim yapması durumunda hem üreticinin ürettiğinden kâr edebileceğini hem de tüketicinin pahalıya almaktan kurtulacağını vurgulayan Barut, "Bu sistem çürümüştür. Yıllardır bağırıyorduk. Artık bu sistemin bu çürümüşlüğünü ortadan gidermek hükümetin ve ilgili bakanlıkların görevidir" sözleriyle konuşmasını noktaladı.
Sıkça Sorulan Sorular
Limonun üreticiye kilogram maliyeti ne kadar ve üreticiler ürünlerini kaça satıyor?
Milletvekili Ayhan Barut'a göre 2026 yılında bir kilogram limonun üreticiye maliyeti minimum 10 liradır. Buna karşın üreticiler ürünlerini 6, 7 ve 8 lira arasında değişen fiyatlarla satmak zorunda kalmaktadır; yani maliyetinin altında elden çıkarmaktadır.
Aynı limon tüketiciye ne kadar fiyatla ulaşıyor?
Barut'un verdiği örneklere göre üreticiden 6-8 liraya çıkan limon, Adana'daki marketlerde 80 liraya satılmaktadır. Yaklaşık iki ay önce ise İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerdeki marketlerde 200 TL'ye yakın fiyatlarla tüketiciye sunulmuştu.
Türkiye'de limon üretiminin yüzde 90'ı hangi bölgelerde gerçekleşiyor?
Barut'a göre Türkiye'deki limon üretiminin yüzde 90'ı Adana, Hatay ve Mersin bölgelerinde yapılmaktadır. Bu üretimin üçte biri ise yalnızca Adana'da gerçekleşmektedir.
Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) ne tür usulsüzlükler yapıldığı öne sürülüyor?
Barut, ÇKS üzerinden haksız kayıtlar yapıldığını ve ölülerin adına makbuz kesildiğini dile getirdi. Bunun yanı sıra müstahsil makbuzunun çiftçiden 27 liraya alınıp 23 lira olarak kayıtlara geçirilmesi gibi usulsüzlüklerin sürdüğünü öne sürdü.
Barut, sorunun çözümü için hangi düzenlemelerin yapılmasını talep ediyor?
Barut, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkını ortadan kaldırmak için hal yasası dahil tüm ilgili kanun ve yönetmeliklerin gerekirse baştan sona değiştirilmesini, aracıların sıkı biçimde denetlenmesini ve üreticiyle tüketiciyi doğrudan buluşturacak yeni bir hal sisteminin kurulmasını talep etti. Bu sorumluluğun Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıklarına ait olduğunu vurguladı.