
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından CHP Genel Merkezi'nde gazetecilere açıklama yaptı. Sarı, partinin Yargıtay'a yapmış olduğu temyiz başvurusunu geri çektiklerini belirterek "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongreleri ve kurultayının önünde hiçbir hukuki engel bu aşamadan sonra kalmamıştır" dedi. Sözcü, MYK gündemindeki eğitim, akaryakıt fiyatları, tarım politikaları ve asgari ücret başlıklarında da ayrıntılı açıklamalar yaptı.
Temyiz Başvurusu Geri Çekildi, Kongre Süreci Önündeki Engel Kalktı
Sarı, kongre sürecine ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Cumhuriyet Halk Partisi'nin kongrelerini ve kurultayını her türlü hukuki tartışmadan uzak, her türlü hukuki ihtilaftan ya da şaibeden uzak bir biçimde, açık, net ve şeffaf biçimde yapabilmeyi teminen biz bu kararın bir an önce kesinleşebilmesi için Yargıtay'a yapmış olduğumuz temyiz başvurusunu geri çekmiş bulunuyoruz."
Sözcü, temyiz başvurusunun daha önce neden geri çekilmediğine ilişkin soruları da yanıtladı. CHP'nin yanı sıra dört davacının daha bulunduğunu hatırlatan Sarı, bu davacıların davalarını çekmesinin ardından CHP'nin de aynı adımı attığını söyledi. Öte yandan Özgür Özel'in butlan kararından sonra yetkisiz olduğu değerlendirilen dönemde yapılan başvuruya o dönemki iradeye saygı göstererek itiraz etmediklerini de belirtti. Sarı, sonraki siyasi gelişmeler, kurumsal kimlikle ilgili tartışmalar ve ardından başlayan adli tatil sürecinin bu adımı zorunlu kıldığını ifade etti.
Feri müdahillik başvurularına ilişkin de değerlendirme yapan Sarı, ana davacı CHP olduğu için ve CHP bu davadan vazgeçtiği için feri müdahilliğin mevcut hukuka göre bir temyiz şartı oluşturmadığını vurguladı. "Dolayısıyla burada hâlâ bir Yargıtay denetiminin olacağı biçimdeki değerlendirmeler doğru değildir" diyen Sarı, kararın yaklaşık bir ila bir buçuk aylık sürede kesinleşmesini beklediklerini aktardı.
Eğitimde İki Acil Öncelik: Okul Temizliği ve Öğrencilere Yemek
2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasını değerlendiren Sarı, 17 milyon öğrenci ve 1 milyon 200 bin öğretmenin ders başı yaptığını hatırlatarak yeni öğretim yılının da büyük sorunlarla açıldığını söyledi. Atanamayan öğretmenlerden fiziksel koşullara, müfredattan eğiticilerin eğitimine kadar pek çok alanda sorunların sürdüğünü belirten Sarı, iki konuyu özellikle acil bulduklarını vurguladı.
Bunlardan ilki okulların temizliği ve hijyeni. Sarı, "21. yüzyılda okullarını temizleyemeyen, okullarına tuvalet kağıdı götüremeyen, okullarına sabun götüremeyen bir kamu otoritesi söz konusu olamaz" dedi. İkinci öncelik olarak ise gelir dağılımının bozulmasına bağlı olarak okul çağındaki çocuklara günde en az bir öğün kaliteli yemek verilmesi gerektiğini dile getirdi.
Bu iki konuda CHP'li belediyelere talimat verdiklerini açıklayan Sarı, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumların harekete geçmemesi durumunda CHP belediyelerinin inisiyatif almaya hazır olduğunu belirtti. Karşılaşılacak hukuki ya da teknik engellerin Genel Merkez'e bildirilmesini istediklerini de sözlerine ekledi.
Akaryakıt Fiyatlarında Vergi Yükü Tartışması
100 liraya yaklaşan motorin ve 80 liranın üzerindeki benzin fiyatlarını değerlendiren Sarı, Türkiye'nin dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülkelerden biri hâline geldiğini söyledi. Küresel konjonktür ve jeopolitik nedenlerin fiyatları etkilediğini kabul etmekle birlikte bu gerekçenin tek başına yeterli açıklama olmadığını savunan Sarı, benzin fiyatlarının yüksekliğinin en önemli nedenlerinden birinin yakıt üzerindeki vergi yükü olduğunu ifade etti.
"Benzinde çok ciddi bir vergi yükü vardır ve bu vergi yükü neredeyse benzin fiyatının yarısıdır, yüzde 40'lar civarındadır" diyen Sarı, eşel mobil sistemiyle bu yükün yansıtılmaya çalışılmasına karşın söz konusu vergi yükünün Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü zayıflattığını ve orta ile uzun vadede enflasyonist etkiler doğuracağını öne sürdü.
Tarımın Yapısal Sorunları: Fahiş Fiyat Operasyonları Yeterli Değil
Sebze ve meyve fiyatlarına yönelik fahiş fiyat operasyonlarını değerlendiren Sarı, paravan şirketler aracılığıyla fiyatları yapay biçimde yükselten firmalarla mücadelenin önemli olduğunu kabul etti; ancak denetim ve ceza yoluyla Türkiye'deki tarım sorunlarının çözülemeyeceğini vurguladı.
Sarı, tarımın stratejik bir sektör olduğunu belirterek yapısal sorunlara dikkat çekti: Ürün bolluğuna karşın fiyatların düşmemesini, yüksek girdi maliyetlerini —gübre, ilaç, akaryakıt— ve üreticiden tüketiciye uzanan zincirdeki her aşamadaki sorunları sıraladı. Çiftçinin ortalama yaşının 55 olduğunu hatırlatan Sarı, yaş ortancasının 33-34 olduğu bir ülkede bu tablonun sürdürülebilirliğini sorguladı ve tarımda ciddi bir istihdam ile eğitim politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. "Siz bataklıkla değil, sivrisineklerle uğraşmayı tercih ediyorsunuz. Oysa bataklığı kurutmak gerekir" diye konuştu.
Asgari Ücret ve Emekli Maaşı Talebi: Açlık Sınırı Referans Alınmalı
Yaklaşık on aydır asgari ücrete zam yapılmadığına dikkat çeken bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan Sarı, bu konunun Haziran ayından bu yana gündemlerinde olduğunu belirtti. Asgari ücretin 45 bin liraya, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine çıkarılmasını talep ettiklerini yineledi.
Sarı, hükümetin Orta Vadeli Program'da (OVP) belirlediği yüzde 21'lik enflasyon hedefinin tutmayacağını savundu. Finansal kesimin 23-24, reel sektörün 30'un üzerinde, hanehalkının ise 40'ın üzerinde enflasyon beklediğini aktaran Sarı, "Açlık sınırının altında bir asgari ücret kabul edilemez" dedi. Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir aile için açlık sınırının 37-38 bin lira düzeyine ulaştığını ve bu rakamın bile mevcut asgari ücretin yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduğunu vurguladı.
Bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1'den yüzde 3,5'e yükseltilmesini deprem harcamaları olmaksızın seçim ekonomisinin işareti olarak yorumlayan Sarı, iktidarın yaklaşımını şöyle özetledi: "İnsanların yaşam koşullarını hak ettikleri şekilde iyileştirmek değil; insanların yaşam koşullarından faydalanarak, onları sömürerek oy almaya çalışmak."
Yenilik Partisi Görüşme İddiasına Sert Yanıt
Gazetecilerin CHP ile Yenilik Partisi arasında görüşme yapıldığına dair iddiaları sorması üzerine Sarı, bu haberleri "teyit edilmemiş ve hiçbir biçimde tutarlılığı olmayan" bilgiler olarak nitelendirdi. "CHP'nin hiçbir yöneticisi resmi ya da gayriresmi biçimde Yenilik Partisi ile herhangi bir görüşme, toplantı, herhangi bir temas içinde değildir. Böyle bir toplantı tamamen hayal ürünü bir toplantıdır" dedi.
Sarı ayrıca 2027 seçimlerine yönelik Yerel Yönetimler Reformu ve CHP belediyelerinin performansını ölçecek bir Performans Takip Sistemi oluşturulmasının öncelikleri arasında yer aldığını da sözlerine ekledi. Bu sistemin, belediye başkanlarının yeniden aday gösterilip gösterilmeyeceğine ilişkin kararlarda karar vericilere objektif bir rehber sunacağını belirtti.
Sıkça Sorulan Sorular
CHP neden Yargıtay'daki temyiz başvurusunu geri çekti?
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, kongre ve kurultayın her türlü hukuki tartışmadan uzak, şeffaf biçimde yapılabilmesi için kararın bir an önce kesinleşmesini istediklerini açıkladı. Diğer dört davacının da davalarını geri çekmesinin ardından CHP'nin bu adımı attığını belirten Sarı, sonraki siyasi gelişmeler ve adli tatil sürecinin bu zorunluluğu doğurduğunu ifade etti.
CHP'nin kongrelerinin önündeki hukuki engel tamamen ortadan kalktı mı?
Sarı'ya göre evet. Ana davacı CHP olduğu için ve CHP davadan vazgeçtiği için feri müdahillik başvurularının mevcut hukuka göre bir temyiz şartı oluşturmadığını açıklayan Sarı, kararın yaklaşık bir ila bir buçuk aylık sürede kesinleşmesini beklediklerini söyledi.
CHP'nin eğitimde öncelikli olarak çözülmesini istediği iki konu nedir?
Sarı, okulların temizliği ve hijyeni ile okul çağındaki çocuklara günde en az bir öğün kaliteli yemek verilmesini en acil iki konu olarak sıraladı. Bu meselelerde CHP'li belediyelere talimat verildiğini ve yetkili kurumların harekete geçmemesi durumunda belediyelerin inisiyatif almaya hazır olduğunu da belirtti.
CHP'ye göre benzin fiyatlarının yüksekliğinin temel nedeni nedir?
Sarı, benzin fiyatlarının yüksekliğinin yalnızca jeopolitik nedenlerle açıklanamayacağını savunarak yakıt üzerindeki vergi yükünün en önemli etkenlerden biri olduğunu vurguladı. Bu vergi yükünün benzin fiyatının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturduğunu ve bu durumun hem Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü zayıflattığını hem de orta-uzun vadede enflasyonist etkiler doğuracağını öne sürdü.
CHP'nin asgari ücret ve emekli maaşına ilişkin talebi nedir?
Sarı, asgari ücretin 45 bin liraya, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine çıkarılmasını talep ettiklerini açıkladı. Türk-İş verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 37-38 bin lira düzeyine ulaştığını ve bu rakamın mevcut asgari ücretin yaklaşık yüzde 50 üzerinde olduğunu belirterek açlık sınırının altında kalan bir asgari ücretin kabul edilemez olduğunu vurguladı.