
Avrupa Birliği'nin üst düzey maliye ve para politikası yetkilileri, Dublin'de düzenlenen toplantıda Avrupa bankacılık sektörünün yapısal sorunlarını masaya yatırdı. Toplantının odak noktası tek bir mesajda düğümlendi: Avrupa bankaları, küresel arenada ABD'li rakipleriyle boy ölçüşebilmek için hem daha büyük ölçeğe ulaşmak hem de daha derin sermaye piyasalarında faaliyet göstermek zorunda.
Vujcic: Alım-satım ve işlem sonrası faaliyetlerde açık var
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkan Yardımcısı Boris Vujcic, Avrupa bankalarının genel performansına ilişkin dengeli bir tablo çizdi. Vujcic'e göre Avrupa bankaları likidite, sermayelendirme, kârlılık ve verimlilik gibi temel göstergelerde ABD'li rakipleriyle kıyaslandığında iyi bir konumda bulunuyor. Ancak tablo her alanda bu kadar parlak değil.
Vujcic, asıl açığın geleneksel kredi ve mevduat işlemlerinde değil, alım-satım ve işlem sonrası faaliyetlerde ortaya çıktığını belirtti. "Bu, ölçeğin gerçekten önemli olduğu bir alan" diyen Vujcic, söz konusu farkın kapatılabilmesi için Avrupa bankalarının büyüme ve konsolidasyon süreçlerini hızlandırması gerektiğine işaret etti.
Sınır ötesi birleşmelerin önündeki siyasi engeller
Dublin toplantısında gündeme gelen Avrupa Komisyonu raporu, sektörün yapısal dönüşümü için somut adımlar talep etti. Raporda banka birleşmelerine yönelik siyasi müdahalenin azaltılması ve AB içindeki sınır ötesi bankacılığın önündeki engellerin ortadan kaldırılması çağrısı yapıldı.
Bu çağrının arka planında somut bir örnek var: Almanya, haziranda İtalya merkezli UniCredit'in Commerzbank'ı devralma teklifini reddetti. UniCredit'in Commerzbank'a yönelik bu girişimi Eylül 2024'te başlamıştı. Söz konusu gelişme, Avrupa'daki sınır ötesi banka birleşmelerinin önünde hâlâ ne denli yüksek siyasi ve yapısal duvarlar bulunduğunu gözler önüne seren en güncel örnek olarak değerlendirildi.
Pierrakakis: Entegrasyon olmadan küresel rekabet mümkün değil
Euro Bölgesi maliye bakanları başkanı Kyriakos Pierrakakis de konsolidasyon meselesinde net bir tutum sergiledi. Pierrakakis, daha fazla entegrasyon ve sınır ötesi konsolidasyonun Avrupa bankalarına yatırım, inovasyon ve küresel rekabet için gerekli ölçeği kazandıracağını vurguladı.
Pierrakakis'in dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise teknoloji yatırımlarındaki derin uçurum oldu. En büyük ABD bankalarının bilgi teknolojilerine, varlıklarına oranla Avrupalı bankaların iki buçuk katından fazla yatırım yaptığını belirten Pierrakakis, bu farkın yapay zeka, dijital ödemeler ve siber güvenlik gibi giderek daha stratejik hale gelen alanlarda belirleyici sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Avrupa bankacılığının bu teknolojik açığı kapatmadan küresel rekabette kalıcı bir yer edinmesinin güç olduğu mesajı, toplantının alt metninde açıkça okundu.
Sermaye gerekliliklerinin düşürülmesine Vujcic'ten itiraz
Toplantıda yalnızca rekabet açığı değil, bu açığı kapatma yolunda öne sürülen çözüm önerileri de tartışmaya açıldı. Bazı bankacıların dile getirdiği sermaye gerekliliklerinin düşürülmesi talebi, ECB Başkan Yardımcısı Vujcic'ten sert bir yanıt aldı.
Vujcic, sermaye gerekliliklerinin azaltılmasının kredi büyümesini mutlaka artırmayacağını savundu; aksine böyle bir adımın hisse geri alımlarını desteklemeye yarayabileceğini söyledi. Bu itiraz, sektörün büyüme sorununa yönelik kestirme çözümlerin yetersiz kalacağına dair bir uyarı niteliği taşıdı.
Bankacılık birliği ve piyasaların parçalı yapısı
Vujcic, meseleyi daha geniş bir çerçeveden ele alarak AB'nin bankacılık birliği ile tasarruf ve yatırım birliğini tamamlaması gerektiğinin altını çizdi. Avrupa finans piyasasının vergi rejimleri, kurallar ve hukuk sistemlerindeki farklılıklar nedeniyle hâlâ yüksek ölçüde parçalı bir görünüm sergilediğini vurgulayan Vujcic, bu parçalı yapının sektörün bütününü zayıflattığını ortaya koydu.
Dublin toplantısı, Avrupa bankacılık sektörünün yapısal dönüşümüne ilişkin tartışmaların ivme kazandığını gösteriyor. Yetkililer arasındaki ortak kanı şu: Ölçek sorunu çözülmeden, sınır ötesi birleşmelerin önündeki engeller kaldırılmadan ve teknoloji yatırımlarındaki makas daraltılmadan Avrupa bankacılığının ABD rakipleriyle rekabeti giderek daha güç bir hal alacak.
Sıkça Sorulan Sorular
Dublin toplantısında Avrupa bankaları için hangi temel sorunlar dile getirildi?
Toplantıda Avrupa bankalarının ABD'li rakipleriyle rekabet edebilmesi için daha büyük ölçeğe ulaşması ve daha derin sermaye piyasalarında faaliyet göstermesi gerektiği vurgulandı. Sınır ötesi bankacılığın önündeki engeller ile piyasaların parçalı yapısı başlıca sorunlar olarak öne çıktı.
ECB Başkan Yardımcısı Vujcic'e göre Avrupa bankaları hangi alanlarda ABD'nin gerisinde kalıyor?
Vujcic, Avrupa bankalarının likidite, sermayelendirme, kârlılık ve verimlilik açısından ABD'li rakipleriyle iyi karşılaştırıldığını ancak alım-satım ve işlem sonrası faaliyetlerde geride kaldığını belirtti. Bu açığın geleneksel kredi ve mevduat faaliyetlerinden değil, söz konusu alanlardaki ölçek yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi.
UniCredit ve Commerzbank davası neden örnek gösterildi?
Almanya'nın haziranda İtalya merkezli UniCredit'in Commerzbank'ı devralma teklifini reddetmesi, Avrupa'daki sınır ötesi banka birleşmelerinin önündeki siyasi engellerin somut bir örneği olarak gösterildi. UniCredit bu girişimi Eylül 2024'te başlatmıştı.
ABD bankaları ile Avrupalı bankalar arasındaki teknoloji yatırım farkı ne kadar?
Euro Bölgesi maliye bakanları başkanı Pierrakakis, en büyük ABD bankalarının varlıklarına oranla bilgi teknolojilerine Avrupalı bankaların iki buçuk katından fazla yatırım yaptığını açıkladı. Bu farkın yapay zeka, dijital ödemeler ve siber güvenlik alanlarında belirleyici önem taşıdığı belirtildi.
Vujcic sermaye gerekliliklerinin düşürülmesine neden karşı çıktı?
Vujcic, sermaye gerekliliklerinin azaltılmasının kredi büyümesini mutlaka artırmayacağını ve bunun yerine hisse geri alımlarını destekleyebileceğini savunarak bu yönde yapılan çağrılara itiraz etti.