
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Program'a (OVP) karşı çıkmak amacıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi (TSKM) önünde bir araya geldi. "Köprüler ve Otoyollar Halkındır, Orta Vadeli Programa Hayır" başlığıyla düzenlenen basın açıklamasında, programın emek ve çalışma politikaları, vergi düzenlemeleri ve özelleştirme uygulamaları sert bir dille eleştirildi.
Açıklamayı Emek ve Demokrasi Güçleri adına KESK Dönem Sözcüsü Savaş Candemir okudu. Candemir, OVP'nin çalışma hayatına ilişkin düzenlemelerinin güvencesiz çalışmayı daha da yaygınlaştıracağını vurgulayarak konuşmasında pek çok somut veriye yer verdi.
Güvencesiz Çalışma ve Kadın Emeği Eleştirisi
Candemir, OVP'de yer alan "yeni nesil çalışma biçimleri" başlığının güvencesizliği "güvenceli esneklik" kavramıyla normalleştirdiğini öne sürdü. Bu düzenlemelerin aynı zamanda iktidarın "Aile On Yılı" çerçevesiyle bağlantılı olduğunu belirten Candemir şöyle konuştu: "Kadına, cinsiyete dayalı görev tanımlamalarıyla bakım ve ev işleri yüklenerek emeği hane içinde görünmez kılınırken, istihdamda ise güvencesizlik ve geleceksizlik kıskacında çifte sömürüye mahkum ediliyor."
Mesleki eğitim alanındaki tabloya da değinen Candemir, Milli Eğitim Bakanı'nın TBMM'ye sunulan bir soru önergesine yaklaşık bir ay önce verdiği yanıtı aktardı. Buna göre 2025 ve 2026 yıllarında mesleki eğitim merkezlerinde kayıtlı öğrencilerden 9 bin 950'si iş kazası geçirdi; MESEM kapsamında iş kazası geçiren öğrencilerden 37'si hayatını kaybetti. Candemir, tüm bu verilere karşın OVP'nin özel sektörün mesleki eğitime katılımını artırmayı hedeflediğini belirterek bunu çocuk işçiliğinin piyasanın ihtiyaçlarına göre genişletilmesi olarak nitelendirdi.
Vergi Politikalarına Yönelik Eleştiriler
Basın açıklamasında OVP'nin vergi hedefleri de mercek altına alındı. Candemir, 2027 yılı için enflasyon hedefinin yüzde 21 olarak belirlendiğini, ancak vergi gelirlerinde yüzde 36'lık bir artış öngörüldüğünü aktardı. 2028 yılında ise enflasyon hedefinin yüzde 13,5 olmasına karşın vergi gelirlerinde yüzde 20,4'lük artış hedeflendiğini vurguladı.
Candemir, bu vergi yükünün kimin üzerine yıkılacağını geçmiş uygulamaların ortaya koyduğunu savunarak şunları söyledi: "Siyasal iktidar son beş yılda patronlara, büyük sermaye gruplarına ve yüksek gelir çevrelerine sağladığı istisna, muafiyet ve indirimlerle 3 trilyon liradan fazla vergiyi almaktan vazgeçti. Kısacası bu OVP'nin de özeti: 'Emekçiden al, sermayeye aktar'dır."
Köprü ve Otoyol Özelleştirmeleri: Rakamlarla Fark
Açıklamanın dikkat çeken bölümlerinden biri köprü ve otoyol ücretleri üzerineydi. Candemir, kamu tarafından işletilen 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden bir otomobilin geçiş ücretinin 59 TL olduğunu belirtirken Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle özel bir firma tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün geçiş ücretinin yaklaşık iki katı olan 110 TL olduğunu açıkladı.
Osmangazi Köprüsü için ise aynı modelle özel bir firmanın belirlediği ücretin 1.170 TL'ye ulaştığı aktarıldı. Otoyollar açısından da benzer bir tablo ortaya konuldu: Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen 380 km'lik İstanbul-Ankara Anadolu Çevre Yolu için otomobil başına 338 TL ödenirken özel şirket tarafından işletilen 330 km'lik Ankara-Niğde Çevre Yolu için ödenen ücretin 925 TL olduğu vurgulandı. Candemir, bu tablonun ileride yapılacak özelleştirmelerin halka ne denli yüksek maliyetler getireceğini gösterdiğini ifade etti.
Maden Satışları ve Özelleştirme Hedefleri
Özelleştirme eleştirilerinin köprü ve otoyollarla sınırlı kalmadığı da açıklamada yer aldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülen ihale kapsamındaki satışların bir hafta önce tamamlandığı belirtildi. Buna göre 46 ilde toplam 29 bin 218 hektarlık, yaklaşık 40 bin futbol sahası büyüklüğündeki ormanlık ve tarımsal alan özel maden şirketlerine satıldı.
OVP'ye göre hükümetin 2027 yılında 183 milyar TL, 2028 yılında ise 163,5 milyar TL özelleştirme geliri elde etmeyi hedeflediği de aktarılan bilgiler arasındaydı. Candemir, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine atıfla 1986'dan bu yana gerçekleştirilen özelleştirmelerin yüzde 90'ının AKP iktidarı döneminde yapıldığını da sözlerine ekledi.
'Bu Yıkım Bütçesini Kabul Etmeyeceğiz'
Açıklamanın sonunda İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, OVP'yi ve bütçeyi kabul etmeyeceklerini kamuoyuna duyurdu. Candemir, "Bu iktidarın orta vadeli programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur" diyerek emeği ile geçinen tüm kesimleri insanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi ve güvenceli iş talebiyle ortak mücadeleye davet etti. Açıklama, "Baskılara, emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur diyelim" çağrısıyla sona erdi.
Sıkça Sorulan Sorular
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri basın açıklamasını nerede düzenledi?
Basın açıklaması, İzmir'deki Türkan Saylan Kültür Merkezi (TSKM) önünde düzenlendi.
Açıklamada OVP'nin vergi hedefleri hakkında hangi rakamlar paylaşıldı?
KESK Dönem Sözcüsü Savaş Candemir, 2027 yılı enflasyon hedefinin yüzde 21 olmasına karşın vergi gelirlerinde yüzde 36 artış, 2028 yılı enflasyon hedefinin yüzde 13,5 olmasına karşın vergi gelirlerinde yüzde 20,4 artış hedeflendiğini aktardı.
Kamu ve özel işletme arasındaki köprü geçiş ücretleri nasıl karşılaştırıldı?
Kamu tarafından işletilen 15 Temmuz Şehitler ve FSM köprülerinde geçiş ücreti 59 TL iken YİD modeliyle özel firma tarafından işletilen Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde 110 TL, Osmangazi Köprüsü'nde ise 1.170 TL olduğu belirtildi.
MESEM kapsamındaki iş kazası verileri açıklamada nasıl aktarıldı?
Milli Eğitim Bakanı'nın TBMM'ye yaklaşık bir ay önce verdiği yanıta göre 2025 ve 2026 yıllarında mesleki eğitim merkezlerinde 9 bin 950 öğrenci iş kazası geçirdi; MESEM kapsamındaki iş kazalarında ise 37 öğrenci hayatını kaybetti.
OVP'de özelleştirme gelirleri için hangi hedefler belirlendi?
OVP'ye göre hükümet 2027 yılında 183 milyar TL, 2028 yılında ise 163,5 milyar TL özelleştirme geliri elde etmeyi hedeflemektedir.