
Almanya'nın başkenti Berlin, pazar günü eyalet parlamentosunu ve yeni hükümeti belirlemek üzere sandık başına gidiyor. Anketler, Sol Parti adayı Türkiye kökenli Elif Eralp'in yarışta önde olduğunu ve Berlin Eyalet Başbakanlığı için en güçlü aday konumuna geldiğini gösteriyor. ZDF televizyonunun son anketinde Sol Parti yüzde 22 ile zirvedeki yerini korurken, Başbakan Friedrich Merz'in partisi Hristiyan Demokratlar yüzde 20 ile ikinci sırada bulunuyor.
Anket Tablosu: Sol Parti Önde, AfD Yükselişte
Geçen seçime kıyasla oy oranını iki katına çıkararak yüzde 18'e ulaşan aşırı sağcı AfD üçüncü sırada yer alıyor. Yüzde 15 ile dördüncü konumdaki Yeşiller'i, şu anda CDU ile koalisyonda olan merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti yüzde 12 ile takip ediyor. Sol popülist BSW'nin oy oranı ise yüzde 4 civarında seyredip parlamentoya girmek için gereken yüzde 5 barajını aşıp aşamayacağı henüz belirsiz. Perşembe günü gerçekleştirilen bir anket, seçmenlerin yüzde 23'ünün hâlâ kararsız olduğuna işaret ediyor.
Yaklaşık 3 milyon 700 bin nüfuslu Berlin'de 2 milyon 500 bin seçmen oyunu kullanacak. 2023 yılında Berlin Anayasası'nda yapılan değişiklikle oy kullanma yaşı 18'den 16'ya indirildi. CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti tarafından desteklenen bu değişiklik, 16-18 yaş aralığındaki yaklaşık 55 bin 400 gence ilk kez sandığa gitme imkânı tanıyor. AfD ise söz konusu değişikliğe karşı çıkmıştı.
Berlin Seçimi Merz'in Siyasi Geleceğini de Etkiler
Berlin'deki seçim her ne kadar eyalet düzeyinde olsa da sonuçları Başbakan ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz'in siyasi geleceğini doğrudan etkileyebilecek nitelikte. CDU'nun 6 Eylül'de AfD karşısında Saksonya-Anhalt'ta aldığı ağır yenilgi, Merz'in başbakanlık koltuğunu zaten sarsmıştı. 20 Eylül'de seçim yapılacak Mecklenburg-Vorpommern'de de anketler CDU'nun yüzde 6 ile tarihinin en kötü sonucunu alacağına işaret ediyor. CDU'nun uzun yıllardır yönettiği Berlin'de iktidarı kaybetmesi, Merz üzerindeki istifa baskısını daha da artıracak.
Eralp Kazanırsa Berlin Tarihinde İlkler Yaşanacak
Hem eyalet hem de başkent statüsündeki Berlin'de "Hükümet Eden Belediye Başkanı" unvanını taşıyan makama Eralp'in seçilmesi halinde, kentte ilk kez göçmen kökenli bir siyasetçi bu görevi üstlenecek. Bugüne kadar yalnızca Hristiyan Demokrat ya da Sosyal Demokrat başbakanların yönettiği şehirde, ilk kez sosyalist bir parti koalisyon hükümetini kurma hakkı kazanmış olacak. Sol Parti, "Doğu Almanya'nın mirası" olarak tanımlanan, demokratik sosyalist; kimilerine göre ise aşırı sol ve sol popülist bir yapıya sahip.
45 yaşındaki Eralp, hayat hikayesiyle olduğu kadar insan hakları alanındaki mücadelesiyle de tanınan bir isim. Evli ve iki çocuk annesi olan siyasetçi, 1980 darbesinin ardından Türkiye'den kaçarak Almanya'ya iltica eden sosyalist bir ailenin kızı. Doktor ve sendikacı olan babası ile fabrikalarda kadın işçileri örgütlediği için birkaç hafta hapis yatan annesi, darbeden sonra ani bir kararla yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. Eralp, annesi Almanya'ya ayak bastığında kendisine hamile olduğunu ve kısa süre sonra Münih'te dünyaya geldiğini anlatıyor.
"Annem geçenlerde hatırlattı, çocukken ona 'Türkiye'den geldiğimiz için bizi de mi öldürecekler şimdi?' diye sormuşum" diyen Eralp, günümüzde aşırı sağın yeniden güçlenmesinden duyulan korkuları derinden kavradığını vurguluyor. "Ebeveynlerimin hayatı ve yaşadıklarımız, kim olduğumu, hukuk okumamı ve siyasete girmemi derinden şekillendirdi. Çünkü çok fazla adaletsizliğe tanık oldum" sözleriyle siyasete girişinin arka planını özetliyor.
AfD'ye Yanıt Olarak Kapı Kapı Kampanya
Eralp, seçim kampanyasında Berlin'de kapı kapı dolaştıklarını ve AfD'ye oy veren seçmenlerle de bizzat görüştüklerini aktarıyor. Vatandaşların gerçek gündeminin ekonomik sorunlar olduğunu, ancak merkezdeki partilerin hatalı politikalarının seçmenleri AfD'ye yönelttiğini savunuyor. AfD'nin ekonomik sorunların sorumluluğunu göçmenlere yıktığını, buna karşın somut çözüm önerileri getirmediğini belirten Eralp, kendi kampanyasının yüksek kiralar ve hayat pahalılığı gibi somut sorunlar üzerine kurulu sosyal adalet taleplerini öne çıkardığını söylüyor.
"Berlin'de göçmen kökenli bir siyasetçi olarak benim seçilmem, göçmenleri hedef alan AfD'ye karşı verilecek bir yanıt da olacaktır" diyen Eralp, Sol Parti'nin Berlin'de iktidara gelmesinin Almanya genelindeki aşırı sağ yükselişini tersine çevireceğini vurguluyor.
Mamdani Modeli ve Oy Hakkı Talebi
Yüksek kiralara ve büyük emlak şirketlerine karşı çıkması, bu şirketleri kamulaştırmayı vadetmesi, sosyal adalet vurgusu ve Filistinlilerle dayanışma eylemlerine destek vermesiyle Eralp, sıklıkla New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'ye benzetiliyor. "Berlin'i herkes için yaşanabilir bir kent haline getireceğim" sloganıyla yürütülen kampanya da tıpkı Mamdani'nin kampanyası gibi seçmenle doğrudan temas üzerine kurulu. Eralp bu benzetmeyi reddetmiyor: "Kapitalizmin kalbi sayılan New York'ta bir demokratik sosyalistin elde ettiği başarı büyük bir başarıdır. Mamdani, tüm sol partiler için çok önemli bir rol modeldir" diyor ve Mamdani'nin ekibiyle irtibat halinde olduklarını da açıkça ifade ediyor.
Eralp'in kampanyasında öne çıkan bir diğer konu oy hakkı meselesi. AB üyesi olmayan ülke vatandaşlarının Almanya'da yerel seçimlerde oy kullanamaması, Eralp'e göre ciddi bir demokrasi açığı. Almanya'da yaşayan yabancı ülke vatandaşlarının yüzde 60'ı AB üyesi ülkelerin vatandaşı değil; bu grubun en büyük kesimini Türk vatandaşları oluşturuyor. "40 yılı aşkın süredir Almanya'da yaşayan babamın oy kullanma hakkı yok. Bu kabul edilemez" diyen Eralp, kampanya boyunca kapısını çaldığı her iki evden birinde oy kullanamayan bir aile bulduğunu belirtiyor. Beş yıldan uzun süredir Almanya'da ikamet eden herkese yerel, eyalet ve genel seçimlerde oy hakkı tanınması gerektiğini savunan Eralp, bu doğrultuda bir anayasa değişikliği için Berlin parlamentosunda çoğunluk sağlama sözü de veriyor.
Antisemitizm Tartışması ve Koalisyon Denklemi
Seçim kampanyasının son günlerinde Eralp ve Sol Parti, antisemitizm suçlamalarıyla sarsıcı anlar yaşadı. Partinin Berlin'deki bir seçim etkinliğinde rapçi Dahabflex'in "İsrail ordusuna ölüm" çağrısı içeren bir şarkı seslendirmesi ve parti yetkililerinin müdahale etmemesi geniş yankı uyandırdı. Eralp bu olayı kınadığını açıkça dile getirerek "Yahudi yaşamının korunmasını destekliyor ve her türlü antisemitizme karşı çıkıyorum" dedi. Almanya'daki Gazze tartışmalarını ise "çifte standart" olarak nitelendiren Eralp, "Rusya söz konusu olduğunda insan hakları ve uluslararası hukuka vurgu yapılıyor, ancak İsrail söz konusu olduğunda bu yapılmıyor" eleştirisini getirdi. Sol Parti'nin hem Filistin'in hem İsrail'in var olma hakkını desteklediğini belirten Eralp, aşırı sağcı İsrail hükümetini eleştirmenin antisemitizm değil, bir gereklilik olduğunu savunuyor.
Öte yandan Sol Parti'nin seçimden birinci çıkması, Eralp'in doğrudan eyalet başbakanlığını üstlenmesi için yeterli değil. Anketler hiçbir partinin tek başına iktidar olacak sandalye sayısına ulaşamayacağını gösteriyor; Sol Parti'nin en az iki koalisyon ortağına ihtiyacı olacak. Öne çıkan seçenek Sol Parti, SPD ve Yeşiller'den oluşan üçlü bir koalisyon. CDU'nun liste başı adayı Stefan Evers'in sürpriz yapması halinde ise CDU liderliğinde SPD ve Yeşiller'i kapsayan alternatif bir üçlü koalisyon gündeme gelebilir. CDU, daha önce aldığı karar uyarınca hem AfD hem de Sol Parti ile koalisyona prensip olarak karşı çıkıyor. SPD adayı Steffen Krach ise kampanya boyunca tercihini açıklamaktan kaçınarak seçim sonuçlarını beklemeyi tercih ettiğini söyledi. SPD'nin Eralp'in konut şirketlerini kamulaştırma vaadi nedeniyle Sol Parti yerine CDU ile masaya oturabileceği de konuşulanlar arasında.
Sıkça Sorulan Sorular
Elif Eralp kimdir ve Sol Parti'nin Berlin adayı olarak nasıl öne çıktı?
45 yaşındaki Elif Eralp, 1980 darbesinin ardından Türkiye'den Almanya'ya iltica eden sosyalist bir ailenin kızı. Münih'te dünyaya gelen Eralp, insan hakları alanındaki mücadelesiyle tanınıyor. Yüksek kiralar ve hayat pahalılığına karşı yürüttüğü sosyal adalet odaklı kampanyayla Sol Parti'nin Berlin eyalet başbakanlığı adayı olarak anketlerde zirveye yerleşti.
Berlin eyalet seçimlerinde anketlere göre hangi parti önde?
ZDF televizyonunun son anketine göre Sol Parti yüzde 22 ile birinci sırada yer alıyor. CDU yüzde 20 ile ikinci, AfD yüzde 18 ile üçüncü, Yeşiller yüzde 15 ile dördüncü, SPD ise yüzde 12 ile beşinci konumda bulunuyor. Seçmenlerin yüzde 23'ünün hâlâ kararsız olduğu da belirtiliyor.
Eralp'in seçilmesi durumunda Berlin'de hangi tarihsel ilkler yaşanacak?
Eralp'in "Hükümet Eden Belediye Başkanı" makamına gelmesi halinde, Berlin tarihinde ilk kez göçmen kökenli bir siyasetçi bu görevi üstlenmiş olacak. Ayrıca bugüne kadar yalnızca Hristiyan Demokrat ya da Sosyal Demokrat başbakanların yönettiği kentte ilk kez sosyalist bir parti koalisyon hükümetini kurma hakkı kazanacak.
Eralp ile New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani arasında kurulan benzerlik neden öne çıkıyor?
Eralp'in büyük emlak şirketlerine karşı çıkması, bu şirketleri kamulaştırmayı vadetmesi, sosyal adalet vurgusu ve seçmenle kapı kapı doğrudan temas kurarak yürüttüğü kampanya, onu Mamdani'ye benzeten karşılaştırmaların temelini oluşturuyor. Eralp de Mamdani'nin başarısından dersler çıkardıklarını kabul ediyor ve ekibiyle irtibat halinde olduklarını açıklıyor.
Berlin seçimlerinde 16-17 yaşındaki gençler ilk kez oy kullanabilecek mi?
Evet. 2023 yılında Berlin Anayasası'nda yapılan değişiklikle oy kullanma yaşı 18'den 16'ya indirildi. CDU, SPD, Yeşiller ve Sol Parti tarafından desteklenen bu düzenleme, 16-18 yaş aralığındaki yaklaşık 55 bin 400 gence ilk kez sandığa gitme imkânı tanıyor. AfD bu değişikliğe karşı çıkmıştı.