
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partisinin Ekonomi Eşgüdüm Konseyi adına Zeytinburnu İlçe Başkanlığı'nda bir basın toplantısı düzenledi. Özlale, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 7 portföy yönetimi şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesi için Türkiye İş Bankası ile Ziraat Bankası'nı görevlendirmesinin ardından yürütülen soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şu soruyu yöneltti: "Bu mekanizmayı kim kurdu, kim korudu, kim görmezden geldi?"
Küçük Yatırımcının Güveni Sömürüldü
Özlale, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin salt bir finansal kriz olmadığını, dar ve orta gelirli kesimler açısından ağır bir servet kaybı ve büyük bir toplumsal şok anlamına geldiğini belirtti. Emeklileri, düşük ücretli çalışanları, harçlığıyla geçinen gençleri ve çocuklarına biraz daha iyi bir yaşam sağlamak için birikim yapan ebeveynleri örnek gösteren Özlale, "Bu düzen vatandaşın zengin olma arzusunu değil, daha fazla yoksullaşmama çabasını sömürmüştür" dedi. Yaşananların insanların yalnızca parasını değil, geleceğe tutunma umudunu ve kamu kurumlarına duyulan güveni de tahrip ettiğini ifade etti.
Hazine Bakanı Şimşek'e 10 Aylık Gecikme Sorusu
Özlale, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e doğrudan soru yöneltti. Kasım 2025'te dönemin SPK Başkanı ile birlikte fonlarda manipülasyon bulunduğunu ve buna izin verilmeyeceğini açıklayan Şimşek'in ardından kapsamlı bir müdahale için yaklaşık 10 ay beklendiğini hatırlatan Özlale, bu süre zarfında şüpheli yapıların ve fonların 4-5 kat büyüdüğünü, yüz binlerce yeni ve küçük yatırımcının sisteme girdiğini kaydetti. "10 ay önce önlem alsaydınız çok daha küçük olacak olan bu mali enkaz bugün devasa bir boyuta ulaştı" diyen Özlale, Şimşek'e şu soruları yöneltti: Konuyu yeterince ciddiye mi almadınız? Kurumlar görevini mi yapmadı? Aşamadığınız siyasi ya da bürokratik engeller mi vardı? Yoksa fonlarda yüksek miktarda birikimleri olduğu konusunda kamuoyunda şüpheler bulunan siyasetçi ve bürokratların sistemden güvenli çıkışını mı beklediniz?
Özlale ayrıca SPK'nın düzenleme takviminin bu 10 aylık gecikmeyi hiçbir biçimde açıklayamadığını belirtti. Sermaye piyasası paydaşları açısından bağlayıcı kuralların ancak 28 Ağustos'ta yayımlandığını, daha önce getirilen nitelikli yabancı sınırı gibi ileriye dönük düzenlemelerin ise mevcut fonlarda biriken riskleri ortadan kaldırmadığını vurguladı.
Soruşturma Yalnızca Gözaltıyla Sınırlı Kalmamalı
Özlale, suç duyuruları, işlem yasakları ve tasfiye kararlarının soruları ortadan kaldırmak bir yana, gecikmenin ve denetimsizliğin sorumlularının açıklanmasını daha da zorunlu hale getirdiğini söyledi. Soruşturmanın gözaltı ve yurt dışı yasağıyla sınırlı kalması halinde eksik kalacağını ifade eden Özlale, patronlardan siyasi destekçilere uzanan tüm talimat ve menfaat zincirinin soruşturulması gerektiğini savundu. Onlarca hissede şüpheli işlemler yapılırken gözetim mekanizmasının neden işlemediğinin yanıtlanmamış büyük bir soru olarak durduğunu da ekledi.
SPK içindeki olası ihmal ve kusurların bağımsız biçimde araştırılması gerektiğini belirten Özlale, hangi tarihte hangi bulguya ulaşıldığının ve müdahalenin neden geciktiğinin belge ve tarihlerle kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Fonların TEFAS'ta işlem görmesine izin veren kararlardan halka arz işlemlerine, değerleme raporlarının kabulünden şirket unvan ve faaliyet değişikliklerine kadar her aşamada kamu otoritelerinin imzasının bulunduğunu hatırlatan Özlale, önceki ve mevcut SPK yönetimleri döneminde verilen tüm bu kararların geriye dönük incelenmesini talep etti.
BDDK ve MASAK'a da Sorular Yöneltildi
Özlale, bazı finans kuruluşu sahiplerinin aynı zamanda bankalarda ortak veya yönetici konumunda bulunmasının meseleyi sermaye piyasasının sınırlarının dışına taşıdığını vurguladı. Bu bankalara ilişkin kuruluş, pay devri ve ortaklık izinlerinin hangi tarihlerde ve hangi değerlendirmeler sonucunda verildiğinin açıklanmasını isteyen Özlale, BDDK Başkanı ve kurul üyelerinin sorumluluklarının da ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti.
MASAK'a yönelik de sorular sıralayan Özlale, şüpheli işlemlerle bağlantılı kişilerin mal varlıkları ve banka hesapları üzerinde bloke, dondurma veya başka koruyucu tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını sordu. Sistemden daha önce kimlerin, hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda para çıkararak ayrıldığının araştırılmasını isteyen Özlale, fonların TEFAS'a kapalı olduğu dönemde olağandışı büyümenin kaynağının ve bu fonlara giren paranın niteliğinin de soruşturulması gerektiğini vurguladı. Soruşturma ve tasfiye sürecinin merkezindeki yapılarda bazı sahip ve yöneticilerin bugün hâlâ finansal kuruluşların başında bulunduğuna dikkat çeken Özlale, "SPK, BDDK ve ilgili kurumlar bu kişilerin görevlerini sürdürmesine neden izin vermektedir?" diye sordu.
"Bu Dosyanın Üzeri Tasfiye ile Kapatılamaz"
Açıklamasını Yeni Parti'nin genel tutumunu ortaya koyarak bitiren Özlale, Türkiye'nin benzer skandalları Kombassan, Yimpaş ve Çiftlik Bank örneklerinde de yaşadığını hatırlattı. İsimlerin, araçların ve hikayelerin değiştiğini ancak küçük tasarruf sahibinin güvenini istismar eden düzenin değişmediğini söyleyen Özlale, partinin mağdurları değil düzeni kuranları, o düzenden kazananları ve o düzene göz yumanları sorguladığını ifade etti.
Özlale, kamu otoritesinin görevinin özel zararları kamulaştırmak değil, küçük yatırımcının hakkını korumak ve kamu adına atılan her imzanın hesabını sormak olduğunu belirterek şu çağrıda bulundu: "Bu dosyanın üzeri tasfiye ile kapatılamaz. Sorumlular hesap verene, küçük yatırımcının hakkı korunana ve bütün karar zinciri ortaya çıkarılana kadar Yeni Parti olarak bu meselenin takipçisi olacağız."
Sıkça Sorulan Sorular
SPK tasfiye kararında kaç fon ve kaç şirket yer alıyor?
SPK, 7 portföy yönetimi şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası ile Ziraat Bankası'nı görevlendirdi.
Ümit Özlale, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek'e neden 10 aylık gecikmeyi sordu?
Özlale, Kasım 2025'te dönemin SPK Başkanı ile birlikte fonlarda manipülasyon bulunduğunu açıklayan Şimşek'in ardından kapsamlı bir müdahale için yaklaşık 10 ay beklendiğini, bu sürede şüpheli yapıların 4-5 kat büyüdüğünü ve yüz binlerce yeni yatırımcının sisteme girdiğini belirterek gecikmenin hesabının verilmesini istedi.
Özlale, SPK içindeki sorumluluk meselesinde ne talep etti?
Özlale, SPK içindeki olası ihmal ve kusurların bağımsız biçimde araştırılmasını, hangi tarihte hangi bulguya ulaşıldığının ve müdahalenin neden geciktiğinin belge ve tarihlerle kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Önceki ve mevcut SPK yönetimleri döneminde verilen tüm kararların geriye dönük incelenmesi gerektiğini de vurguladı.
MASAK'a yönelik hangi sorular yöneltildi?
Özlale, şüpheli işlemlerle bağlantılı kişilerin mal varlıkları ve banka hesapları üzerinde bloke, dondurma veya başka koruyucu tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığını sordu; ayrıca sistemden daha önce kimlerin, hangi tarihlerde ve hangi tutarlarda para çıkararak ayrıldığının araştırılmasını istedi.
YENİ Parti hangi geçmiş olaylarla kıyaslama yaptı?
Özlale, yaşanan skandalı Kombassan, Yimpaş ve Çiftlik Bank örnekleriyle kıyasladı; isimlerin ve araçların değiştiğini ancak küçük tasarruf sahibinin güvenini istismar eden düzenin değişmediğini savundu.