
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanvekili ve AR-GE Başkanı Prof. Dr. Doğan Aydal, Türkiye denizlerinde ve özellikle Karadeniz'de avlanan su ürünleri miktarının artmasını olumlu karşıladığını, ancak bu tablonun balıkçıların gerçek geçim koşullarını yansıtmadığını vurguladı. Yazılı açıklamasında balıkçılık sektörünün yapısal sorunlarını ayrıntılı biçimde ele alan Aydal, "Balık önemli bir protein ve besin öğesi kaynağıdır, erişilebilir fiyat, soğuk zincir ve dağıtım politikaları tüketimle birlikte değerlendirilmeli ve Hükümetimizce acil önlemler alınmalıdır" dedi.
Mazot Fiyatları Son Bir Yılda Yüzde 100'e Yakın Arttı
Aydal'a göre sektörün karşı karşıya olduğu en ağır sorunların başında akaryakıt fiyatlarındaki keskin yükseliş geliyor. Açıklamada mazot fiyatlarının son bir yıl içinde yüzde 100'e yakın arttığı belirtildi. Bu artışın yalnızca denizde avlanma maliyetlerini değil, yakalanan balıkların yurt içinde pazarlanmasını da doğrudan etkilediği ifade edildi.
Yakıt tüketimine ilişkin aktarılan rakamlara göre 40 metrelik bir gırgır teknesinin günlük yakıt tüketimi yaklaşık 4 ton, 25-30 metrelik teknelerde ise yaklaşık 2 ila 2,5 ton olarak gerçekleşiyor. Aydal bu verilere dayanarak akaryakıt fiyatlarındaki artışın balıkçıların üzerinde ne denli ağır bir yük oluşturduğunun açıkça ortada olduğunu kaydetti.
Ağ, Mantar ve İşçilik Maliyetleri: Tek Bir Donanımın Bedeli 25 Milyon Lirayı Aşıyor
Açıklamada ağ ve donatım yatırımları dahil edilmediğinde bile günlük işletme giderinin yaklaşık 350 bin liraya ulaşabildiği aktarıldı. Sektör temsilcilerinden edinilen bilgilere göre on boy, yaklaşık 1.500 metre uzunluğunda ve 120 metre derinliğindeki bir gırgır ağının ağırlığı 40 ton, yani 40 bin kilogram. Kilogram başına 500 lira fiyat esas alındığında yalnızca ağın maliyeti 20 milyon liraya ulaşıyor.
Aynı ağda kullanılan yaklaşık 4.000 mantarın birim fiyatı 10 ila 15 ABD doları arasında değişiyor; bu da sadece mantar bedelinin 40 bin ile 60 bin dolar arasında olduğu anlamına geliyor. On beş işçinin günlük 4 bin lira yevmiye ile 90 gün çalışması hesaplandığında işçilik maliyeti 5 milyon 400 bin liraya ulaşıyor. Ağ malzemesi ve işçilik giderlerinin toplamı böylece 25 milyon 400 bin lirayı buluyor; kurşun, halat ve diğer donatım kalemleri ise bu hesaba henüz dahil değil.
Nakliye Giderleri de Balıkçının Sırtında Ağır Bir Yük
Yakalanan balıkların tüketiciye ulaşması sürecinde nakliye maliyetleri de belirleyici bir etken olarak öne çıkıyor. Aydal'ın açıklamasında aktarılan güncel rakamlara göre Karadeniz ile İstanbul arasındaki ortalama nakliye bedeli 120 bin lira, Karadeniz ile Ankara arasındaki ortalama nakliye bedeli ise 100 bin lira düzeyinde seyrediyor. Nakliye fiyatlarının araç kapasitesi, yük miktarı, çıkış noktası ve güzergâha göre değiştiği de belirtildi.
Mazotun etkisi burada da kendini gösteriyor: Petrol türevi ürünlerden üretilen balık kasaları ile ağ malzemeleri de fiyat artışından nasibini alıyor. Dolayısıyla balıkçı hem denizde yakıt kullanırken hem de balığı pazara taşırken katmanlı bir maliyet baskısıyla yüz yüze kalıyor.
Hamsi Boyutu ve Karadeniz'deki Ortak Stok Sorunu
Aydal, Karadeniz balıkçılarının bir diğer zorluğu olarak hamsinin 9 santimetrenin altında pazara sürülememesine ilişkin kararı gündeme taşıdı. Bu kararı doğru bulan Aydal, bazı komşu kıyılarda ise 6 santimetre düzeyinde avcılık yapıldığını aktardı. Karadeniz'deki paylaşılan stokların korunabilmesi için kıyıdaş ülkelerin kurallarının, denetimlerinin ve bilimsel stok verilerinin birlikte ele alınması gerektiğini, konunun ilgili ülkelerle ciddi biçimde müzakere edilmesi gerektiğini vurguladı.
Düşük Tüketim, İşgücü Sıkıntısı ve Sektördeki Güvensizlik
Açıklamada balık tüketimine ilişkin çarpıcı bir karşılaştırmaya da yer verildi. Sektörden aktarılan rakamlara göre Japonya'da kişi başına yıllık balık tüketimi 55 kilogramken Türkiye'de bu rakam ortalama 7,5 kilogramda kalıyor. Doğu ve Güneydoğu illerinde ise bu değerin 1,5 kilogram kişi başına kadar gerilediği belirtildi. Aydal, talep yetersizliğinin fiyatları aşağı çektiğini ve balıkçıların sürümden kazanma imkânlarını daralttığını ifade etti.
Sektörün bir diğer yapısal sorunu da işgücü. Balıkçıların gençlerin mesleğe ilgisinin azaldığını ve deneyimli tayfa bulmanın giderek güçleştiğini dile getirdiği aktarıldı. "On yıl sonra eleman kalmayacak" ifadesi sektörün derin bir kaygısı olarak öne çıkıyor. Mesleki eğitim, güvenli çalışma koşulları, sosyal güvence ve ustadan çırağa bilgi aktarımının bu bağlamda kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Aydal ayrıca yıllık av miktarındaki dalgalanmaların sektörde ciddi bir güvensizlik ortamı yarattığını da belirtti. Birçok yıl 120 bin tonu aşan av miktarı değişimleri, fiyatların sürekli dalgalanmasına ve sektör genelinde öngörülemeyen bir üretim yapısına zemin hazırlıyor. Hükümetin balık yeme alışkanlıklarını artırmak için de ciddi çaba göstermesi gerektiğini kaydeden Aydal, erişilebilir fiyat politikası, soğuk zincir altyapısı ve dağıtım sisteminin bir bütün olarak ele alınmasını talep etti.
Sıkça Sorulan Sorular
Doğan Aydal balıkçılık sektörü için hükümetten ne talep etti?
Aydal, balığın önemli bir protein ve besin kaynağı olduğunu belirterek erişilebilir fiyat, soğuk zincir ve dağıtım politikalarının tüketimle birlikte değerlendirilmesini ve hükümetin acil önlemler almasını talep etti. Ayrıca balık tüketim alışkanlıklarının artırılması için hükümetin ciddi çaba göstermesi gerektiğini de vurguladı.
Mazot fiyatlarındaki artış balıkçıları nasıl etkiliyor?
Açıklamaya göre mazot fiyatları son bir yılda yüzde 100'e yakın artış gösterdi. Bu artış hem denizde avlanma maliyetlerini yükseltti hem de balıkların yurt içinde pazarlanmasını güçleştirdi. Bunun yanı sıra petrol türevi ürünlerden üretilen balık kasaları ve ağ malzemelerinin fiyatlarını da dolaylı yoldan artırdı.
Bir gırgır teknesinin donanım ve işletme maliyeti ne kadar?
Sektör temsilcilerinden aktarılan verilere göre ağ ve donatım yatırımları hariç günlük işletme gideri yaklaşık 350 bin liraya ulaşabiliyor. Tek bir gırgır ağının maliyeti 20 milyon lira, mantarların toplam bedeli 40 bin ila 60 bin ABD doları, işçilik gideri ise 5 milyon 400 bin lira olarak hesaplandı; ağ malzemesi ve işçilik toplamı 25 milyon 400 bin lirayı buluyor.
Türkiye'de kişi başına yıllık balık tüketimi ne kadar?
Sektörden aktarılan rakamlara göre Türkiye'de kişi başına yıllık ortalama balık tüketimi 7,5 kilogram. Bu rakam Doğu ve Güneydoğu illerinde 1,5 kilogram kişi başına kadar düşüyor. Karşılaştırma olarak Japonya'da kişi başına yıllık balık tüketiminin 55 kilogram olduğu belirtildi.
Karadeniz'deki hamsi avcılığında yaşanan sorun nedir?
Aydal, Türkiye'de hamsinin 9 santimetrenin altında pazara sürülememesine ilişkin kararın doğru olduğunu belirtirken bazı komşu kıyılarda 6 santimetre düzeyinde avcılık yapıldığını aktardı. Karadeniz'deki ortak stokların korunması için kıyıdaş ülkelerin kural, denetim ve bilimsel stok verilerinin birlikte değerlendirilmesi ve ilgili ülkelerle bu konunun ciddi biçimde müzakere edilmesi gerektiğini vurguladı.