
İstanbul'da görülen bir boşanma davasında yerel mahkeme tarafından hükmedilen yoksulluk nafakası, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından bozuldu. Daire, emekli olup düzenli ve sabit geliri bulunan, ayrıca eski eşiyle gelir düzeyi birbirine yakın ya da denk olan kadına nafaka bağlanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi kapsamındaki yoksulluk nafakası koşullarını karşılamadığını tespit etti. Karar, benzer durumlardaki nafaka taleplerini doğrudan etkileyen emsal niteliği taşıyor.
Dava Nasıl Başladı: İstanbul'da Karşılıklı Boşanma Davası
İstanbul'da ikamet eden bir çift, karşılıklı boşanma davası açtı. Davayı yürüten Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma kararı verdi. Mahkeme aynı zamanda kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmetdi. Yerel mahkemenin bu kararı, taraflardan birinin itirazı olmaksızın ilk aşamada kesinleşmedi; süreç bir üst yargı merciine taşındı.
İstinaf Aşaması: Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Onadı
İstinaf başvurusu üzerine dosyayı ele alan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin hem boşanmaya hem de yoksulluk nafakasına ilişkin kararını hukuka uygun bularak onadı. Bu karar üzerine boşanmasına hükmedilen erkek, nafakaya ilişkin hükmü kabul etmeyerek dosyayı Yargıtay'a taşıdı.
Yargıtay'ın Tespiti: Gelir Denkliği Nafakayı Engeller
Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yargılama sürecindeki usul işlemleri ile boşanma hükmü bakımından yerel mahkeme kararını onadı. Ancak kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına ilişkin hükmü bozdu. Daire kararında üç kritik tespite yer verildi: kadının emekli olduğu, düzenli ve sabit bir gelirinin bulunduğu ve tarafların gelir durumlarının birbirine yakın ya da denk olduğu saptandı.
Bu tespitlere dayanarak Yargıtay, söz konusu koşullar altında kadına nafaka verilmesinin hukuka aykırı olduğunu açıkça ifade etti. Kararda şu ifadelere yer verildi: "Bu durum karşısında, davacı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir."
Kararın Hukuki Dayanağı: TMK Madde 175
Yoksulluk nafakası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenmektedir. Bu madde uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla geçimi için diğer taraftan nafaka talep edebilir. Yargıtay'ın bu davadaki değerlendirmesi, söz konusu maddenin temel koşuluna, yani yoksulluğa düşme olgusuna odaklanmaktadır. Düzenli ve sabit emekli maaşı bulunan, ayrıca eski eşiyle gelir düzeyi denk olan kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşıldı.
Sıkça Sorulan Sorular
Yargıtay bu davada nafaka kararını neden bozdu?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının emekli olduğunu, düzenli ve sabit bir gelirinin bulunduğunu ve tarafların gelir durumlarının birbirine yakın ya da denk olduğunu tespit etti. Bu koşullar altında Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığına hükmederek nafaka kararını bozdu.
Davayı hangi mahkemeler inceledi?
Dava sırasıyla Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelendi. İlk iki mahkeme nafakayı hukuka uygun bulurken Yargıtay nafaka hükmünü bozdu.
Yargıtay boşanma kararını da bozdu mu?
Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yargılama sürecindeki usul işlemleri ile tarafların boşanmasına ilişkin hükmü onadı; yalnızca kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına ilişkin kısmı bozdu.
Yoksulluk nafakasının yasal dayanağı nedir?
Yoksulluk nafakası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenmektedir. Yargıtay kararında da bu maddeye doğrudan atıfta bulunularak söz konusu davada nafaka koşullarının oluşmadığı belirtildi.
Kadının gelir durumu nafaka talebini nasıl etkiledi?
Yargıtay kararında kadının emekli olduğu, düzenli ve sabit gelirinin bulunduğu ve tarafların gelir düzeylerinin birbirine yakın ya da denk olduğu tespit edildi. Bu tespitler doğrultusunda kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği kabul edilmediğinden nafaka talebi reddedilmesi gerektiğine hükmedildi.