
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin öne sürdüğü şartlar karşılanmadığı ve ABD üstlendiği taahhütleri yerine getirmediği sürece Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını kamuoyuyla paylaştı. İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığı bilgilere göre Kalibaf, bu açıklamaları İran Meclisi'nde milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada dile getirdi.
Kalibaf Mecliste Milletvekillerine Seslendi
Kalibaf, meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada güncel gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. İran'ın diplomasi sahnesinde benimsediği tutumu tanımlarken "akılcı ve pazarlığa kapalı" ifadesini kullanan Kalibaf, Tahran'ın mesaj ve şartlarının aracılar kanalıyla Washington'a iletildiğini de vurguladı. Konuşmanın doğrudan kamuoyuna yansıması, İran-ABD arasındaki gerilimin meclis gündemine de taşındığını ortaya koydu.
Hürmüz Boğazı İçin Net Koşullar Sıralandı
Kalibaf, Hürmüz Boğazı meselesinde son derece belirgin bir tutum ortaya koydu. "Bu şartlar yerine getirilmediği sürece, İran halkının meşru hakları tanınmadıkça ve ABD taahhütlerini uygulamadıkça, hiçbir şekilde müzakerelerden öncesine dönülmeyecek ve Hürmüz Boğazı açılmayacak" diyen Kalibaf, üç koşulu bir arada sıraladı: İran'ın öne sürdüğü şartların karşılanması, İran halkının meşru haklarının tanınması ve ABD'nin üstlendiği taahhütleri uygulaması. Bu üç koşulun birlikte sağlanmadığı bir ortamda boğazın kapalı kalmaya devam edeceği mesajı, konuşmanın en çarpıcı bölümünü oluşturdu.
Müzakere Karşıtlarına da Yanıt Verdi
Kalibaf, yalnızca dış muhatabına değil, ülke içindeki bazı kesimlere de doğrudan seslendi. İran'da ABD ile yürütülen müzakerelere karşı çıkan gruplara yönelik olarak "Biz, savaş ya da müzakere şeklindeki ikilemin gerçekçi olmadığına, hem savaşılması hem de müzakere edilmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bu ifadeler, müzakere sürecini salt bir uzlaşma ya da teslim olarak değil, askeri ve diplomatik araçların eş zamanlı kullanımı olarak konumlandıran bir yaklaşımın yansımasıydı.
Savaş ve Diplomasiyi Bir Arada Tanımlayan Strateji
Kalibaf'ın konuşmasının son bölümü, İran'ın genel stratejik çerçevesini ortaya koyması bakımından dikkat çekiciydi. "Makul ve güçlü şekilde savaşılması, uygun zamanda ise güç ve akılcılıkla müzakere edilmesi gerektiğini" belirten Kalibaf, bu yaklaşımı somutlaştıran şu sözleri de sarf etti: "Gerektiği anda sahip olduğumuz tüm askeri kapasiteyle düşmanı geri püskürtmeli ve ona ağır darbeler indirmeliyiz. Ancak sahada önemli bir zafer elde ettiğimiz ve düşmanın zayıf durumda olduğu bir zamanda, diplomasi araçlarıyla bu kazanımları pekiştirmeliyiz." Bu çerçeve, müzakere ile askeri güç kullanımını birbirini dışlayan seçenekler olarak değil, birbirini tamamlayan araçlar olarak sunan bir anlayışa işaret ediyor.
Sıkça Sorulan Sorular
İran Meclis Başkanı Kalibaf Hürmüz Boğazı hakkında ne dedi?
Kalibaf, İran'ın şartları yerine getirilmediği, İran halkının meşru hakları tanınmadığı ve ABD taahhütlerini uygulamadığı sürece Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını açıkladı.
Kalibaf bu açıklamaları nerede yaptı?
Açıklamalar, İran Meclisi'nde milletvekillerine hitaben yapılan bir konuşma sırasında dile getirildi ve İran resmi haber ajansı IRNA tarafından aktarıldı.
İran'ın şartlarını ABD'ye ileten taraf kimdir?
Kalibaf'ın açıklamasına göre İran'ın mesaj ve şartları, aracılar vasıtasıyla ABD'ye iletilmiştir. Aracıların kimliği konuşmada belirtilmedi.
Kalibaf, müzakere ile savaşı nasıl değerlendirdi?
Kalibaf, savaş ya da müzakere arasında seçim yapmak gerektiği yönündeki yaklaşımı gerçekçi bulmadığını ifade etti ve her iki yolun da gerektiğinde birlikte kullanılması gerektiğini savundu.
Kalibaf'ın diplomasi ve askeri güç dengesine ilişkin açıkladığı strateji nedir?
Kalibaf'a göre gerektiğinde tüm askeri kapasiteyle karşı tarafı püskürtmek, sahada zafer elde edildiğinde ise bu kazanımları diplomasi araçlarıyla pekiştirmek gerekmektedir.