
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yapay zeka alanında teknolojik bağımsızlığını ilan etmesi, kendi modellerini geliştirici bir aşamaya geçmesi ve veri merkezi altyapısını kurması gerektiğini vurguladı. Avdagiç, yapay zeka yarışının yalnızca algoritmalardan ibaret olmadığını, çip, GPU, soğutma sistemleri, robotik, sensörler, ileri malzeme ve savunma teknolojilerinin bu süreçte kilit rol oynadığını ifade etti. Küresel rekabetin gelecekte yeni engeller doğurabileceği uyarısında bulunan Avdagiç, özellikle güvenilir enerji kaynağı ve yüksek hesaplama gücüne sahip ülkelerin avantaj elde edeceğini belirterek, Türkiye’nin yeniden sanayileşmesinde yapay zekanın merkezde yer alması gerektiğini kaydetti.
Altyapı, Enerji ve Veri Merkezi Gereksinimleri
Yapay zeka ekosisteminin arkasında sadece yazılımların bulunmadığına dikkat çeken İTO Başkanı Avdagiç, bu alanın arka planında çip, GPU, veri merkezi, elektrik ve enerji, soğutma sistemleri, enerji depolama teknolojileri, robotik, sensörler, ileri malzeme ve savunma teknolojileri ile bunları birbirine bağlayan yazılım altyapısının döndüğünü açıkladı. Avdagiç, dünyanın gelişmiş yapay zeka modelleriyle rekabet edebilmek için hem üstün modellerin geliştirilmesi hem de bu modellerin çalıştırılmasını sağlayacak veri merkezi altyapılarının kurulması gerektiğine işaret etti. Teknolojinin petrolünün elektrik olduğunu hatırlatan Avdagiç, gelecekte yalnızca güçlü algoritmaları olan değil, yüksek hesaplama gücünü güvenilir, sürdürülebilir ve rekabetçi enerjiyle sağlayabilen ülkelerin de büyük avantaj yakalayacağını vurguladı. Bu bağlamda, 2030 yılına kadar en az 1 gigavat veri merkezi kapasitesi hedefinin ekonomik ve teknolojik egemenlik açısından da titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ambargo Riskleri ve “Yapay Zeka Vatanı” Çağrısı
Küresel yapay zeka rekabetinin yeni engeller doğuracağı yönündeki uyarıları dikkate değer hale gelen Avdagiç, ChatGPT-6 Astra ve Claude Fable 5.1 gibi modellerin Yapay Genel Zekayı (AGI) oluşturacak sonraki aşamalarının ülkelere kullandırılmasının gümrük tarifelerine benzer yeni şartlara bağlanabileceğini söyledi. Hatta bazı ülkelerin kritik yapay zeka teknolojisini diğer ülkelere hiç kullandırmayabileceği ihtimaline değinen Avdagiç, yapay zeka modellerinin çok uzak olmayan bir gelecekte ekonomilere yönelik küresel ambargo tehdidine dönüşebileceğini belirtti. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın, Avrupa’nın ABD’den ithal edilen yapay zeka teknolojilerine bağımlılığının erişim kesintisi veya koşulların değişmesi halinde ekonomik risk oluşturabileceğine dair tespitlerini örnek gösterdi. Lagarde’ın “ABD’nin AI patlamasını Avrupa parasıyla finanse etmemeliyiz” sözünü Türkiye için de düşünmek zorunda olduklarını ifade eden Avdagiç, Amerikan yapay zekasını ithal etmenin yeni bir bağımlılık sürecini başlatacağını, bu yüzden kendi modelleri ve robotik teknolojileri geliştirmenin savunma sanayisindeki gibi bir beka meselesi haline geldiğini vurguladı. Mavi Vatan ve Siber Vatan konseptlerinin yanına Yapay Zeka Vatanı’nın eklenmesi gerektiğini belirten Avdagiç, Türkiye’nin tüketiciden ziyade üretici, kullanan değil geliştiren, pazarı takip eden değil şekillendiren ülke olması gerektiğini savundu.
2026-2030 Eylem Planı ve Somut Hedefler
Avdagiç, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile hazırlanan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nı (2026-2030), ülkenin yapay zeka hedeflerini somut bir yol haritasına dönüştürmesi bakımından son derece kıymetli bulduğunu ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda kamu, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğince oluşturulan plana, İş dünyası olarak her türlü katkıyı sunmaya hazır olduklarını belirten Avdagiç, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın öncü ülkeler arasında yer alma hedefini desteklediklerini kaydetti. Plan kapsamında 2030’a kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavat seviyesine çıkarılması hedefleniyor. Ayrıca yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağın harekete geçirilmesi ve iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilmesi planlanıyor. Avdagiç, kendi modellerimizi, yazılımlarımızı, çip tasarımlarımızı, robotlarımızı ve uygulamalarımızı geliştirmemizin stratejik bağımsızlık açısından hayati olduğunu tekrarladı.
Teknoparklar, Unicorn Sayısı ve Savunma Sanayisi Synergisi
Türkiye’nin yeniden sanayileşmesinde yapay zekanın merkezde olması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, eskiden fabrika denilince akla gelen işçi, makine ve enerji üçlüsünün günümüzde insan, robot, yapay zeka, veri, sensör ve enerjinin birlikte çalıştığı karmaşık yapıya dönüştüğünü anlattı. Türkiye’de 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firmanın faaliyet gösterdiğini anımsatan Avdagiç, teknoloji girişimlerinin küresel teknoloji şirketlerine dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Ağustos ayında yapay zeka odaklı HubX’in 1,2 milyar dolarlık ön yatırım değerlemesine ulaşmasıyla Türkiye’nin unicorn sayısının 8’e çıktığını aktaran Avdagiç, teknoloji girişimlerinin sayısının 100 bine, unicornların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara çıkarılması hedefini desteklediklerini kaydetti. Savunma sanayisinde elde edilen birikimin önemli bir avantaj olduğuna dikkat çeken Avdagiç, “Yapay zeka artı savunma sanayisi” formülünün Türkiye için büyük bir fırsat alanı oluşturduğunu belirtti. Bu birikimin tarım, lojistik, otomotiv, sağlık ve sanayi gibi kritik alanlarda kullanılması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, teknoloji üretmek kadar teknolojinin kurallarını belirlemenin de aynı derecede önemli olduğunu sözlerine ekledi.
Sıkça Sorulan Sorular
Şekib Avdagiç neden yapay zeka bağımsızlığının kritik olduğunu belirtiyor?
Avdagiç, yapay zeka modellerinin gelecekte küresel ambargo tehdidine dönüşebileceğini, bazı ülkelerin kritik teknolojiyi dışa kapatabileceğini ve ithalatın yeni bağımlılık süreçleri yaratacağı için bağımsızlığın beka meselesi olduğunu belirtiyor.
Yapay zeka yarışında hangi fiziksel altyapı unsurları ön planda yer alıyor?
Yazılım ve algoritmaların yanı sıra çip, GPU, veri merkezi, elektrik ve enerji, soğutma sistemleri, enerji depolama, robotik, sensörler, ileri malzeme ve savunma teknolojileri ile bunları bağlayan yazılım altyapısı ön planda yer alıyor.
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında belirlenen somut hedefler nelerdir?
Plan çerçevesinde 2030’a kadar veri merkezi kurulu gücünün en az 1 gigavata çıkarılması, 10 milyar dolarlık özel sektör kaynağının harekete geçirilmesi ve iki yıl içinde 5 milyon kişiye yapay zeka okuryazarlığı eğitimi verilmesi hedefleniyor.
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın tespiti Türkiye için ne ifade ediyor?
Lagarde’ın ABD yapay zeka yatırımlarının Avrupa sermayesiyle finanse edilmesi konusunda verdiği uyarı, Türkiye’nin de dışa bağımlı yapay zeka teknolojileri yerine kendi modellerini geliştirip kendi yolunu oluşturması gerektiği mesajını güçlendiriyor.
Savunma sanayisi birikimi yapay zeka stratejisiyle nasıl birleştirilmeli?
“Yapay zeka artı savunma sanayisi” formülünün tarım, lojistik, otomotiv, sağlık ve sanayi gibi kritik sektörlerde kullanılması gerektiği vurgulanıyor; bu sayede teknoloji üreticisi ve kuralları belirleyici bir ülke hedefleniyor.