
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fon piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelere ilişkin NTV ekranlarında kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Şimşek, piyasadaki hareketliliklerin geniş çaplı bir krize işaret etmediğini vurgulayarak, “Piyasada yaşananlar sınırlı sayıda fonda gerçekleşti, genele yayılan sistemik bir risk söz konusu değil” ifadelerini kullandı. Bakan Şimşek, dün gerçekleştirilen Finansal İstikrar Komitesi (FİK) toplantısında tüm ekonomi otoritelerinin bir araya gelerek durumu masaya yatırdığını ve gereken tedbirlerin alındığını belirtti. Kurulun istişari bir yapıda çalıştığını ve sistemik risk oluşumunu engellemeye yönelik kararların sürekli alındığını ifade eden Şimşek, yaşananların esas itibarıyla sınırlı sayıda fonda yaşanan kredi ve likidite sıkıntısından kaynaklandığını açıkladı.
Fon Piyasalarındaki Sorun Sınırlı Sayıda Kurularda Toplandı
Bakan Şimşek'in detaylı analizine göre, yaşanlan sorunlar fon sektörünün tamamını kapsamıyor. Türkiye'de toplam 2038 fon bulunurken, problemli alanın yalnızca 131 fonla sınırlı kaldığı net biçimde ortaya konuldu. Bu fonların büyük bölümü “serbest fon” olarak adlandırılan ve nitelikli yatırımcıların tercih ettiği, uluslararası literatürde hedge fon olarak bilinen yapıya sahip araçlardan oluşuyor. Dünyada nispeten daha gevşek regülasyonlara tabi olan bu alan, 2019 yılından itibaren TEFAS üzerinden işlem görmeye başlamasıyla birlikte hızla büyüdü. Ancak yaşanan yoğunlaşmanın bulaşıcı etkiler yaratmaması adına harekete geçildi. Sorunun sadece belirli fonlarla sınırlı kalmasının ardından, piyasanın yüzde 90'lık kısmının normal ve sağlıklı işlemeye devam ettiği aktarıldı. Sistemik risk ifadesinin kullanılmasının, söz konusu fonların hiçbir varlığa sahip olmadığı anlamına gelmediği vurgulandı. Aksine, fon birikimi bazında bakıldığında söz konusu sorunun yüzde 10-11 gibi nispi bir dilimi oluşturduğu belirtildi.
Tasfiye Süreci ve Teminat Yapısındaki Güçlendirmeler
SPK, sorunun köküne inmek ve yatırımcı haklarını güvence altına almak amacıyla hızlı bir karar mekanizması işlettirdi. 7 farklı portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fon, resmen tasfiye sürecine alındı. Kurum, tasfiyeye ilişkin kapsamlı bir yol haritasını kamuoyuyla paylaştı ve süreç boyunca borsa üzerindeki baskıyı minimum seviyede tutmayı hedefledi. Tasfiye sürecinin ilkelere uygun şekilde yürütüleceği, piyasanın genelinde herhangi bir panik atmosferinin oluşmaması için gerekli tüm teknik altyapının hazırlandığı ifade edildi. Nitelikli yatırımcı olsalar dahi, atılan adımların onların haklarını korumaya yönelik olduğu tekrarlandı. Düzenleyici çerçeve açısından da önemli adımlar atıldı. Serbest fon alanını dünyadaki uygulamalara kıyasla çok daha katı kurallara bağlayan fon rehberi Ağustos ayında açıklandı. Piyasanın uyum sağlaması adına bazı konularda geçiş dönemleri öngörülürken, teminat yapısı güçlendirildi. Özellikle 2024 yılı itibarıyla para piyasası fonlarına yönelik yeni bir zorunluluk getirildi; fonlara sıfır risk olarak kabul edilen hazine kağıtlarında yatırım yapma yükümlülüğü getirildi. Bu düzenlemenin bugün itibarıyla olumlu sonuçlar vermeye başladığı, serbest fonlar için de benzer bir geçiş dönemi planlandığı duyuruldu.
Tasarruf Finansman Şirketlerine ve Bankacılık Sistemine Yönelik Tedbirler
Sorunlu alanın karantinaya alınmasının yanı sıra, benzer yapıda ancak farklı işleyen tasarruf finansman şirketleri de izleme altına alındı. Katılımevim, Birevim gibi portföy yönetim şirketleriyle ilişkili kuruluşlar ve Emlak Katılım gibi yapılar bu kapsamda değerlendirildi. Emlak Katılım'ın dün yatırımcıları korumaya yönelik süreç başlattığı belirtilirken, banka dışı finans sisteminde şu an için ciddi bir aksama olmadığı vurgulandı. BDDK'nın sunumlarında da bu alanda bir sorun olmadığı teyit edildi. BDDK, hızlı büyüyen finansman şirketlerinin kaynaklarının doğru kanallarda yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. Orta ve uzun vadede bu yapıların bankalar gibi düşünülmesi, TMSF vari fon havuzu ve teminat havuzu mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İlave düzenleme ihtiyacı doğması halinde BDDK'nın yetki alanındaki gereği yapacağı veya zaten yaptığı belirtilerek, sektörün denetim mekanizmalarının titizlikle çalıştığı hatırlatıldı. Tüm bu adımların yatırımcıların tasarruflarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla atıldığı net bir biçimde ortaya konuldu.
Piyasa Güveni ve Tahvil Faizlerindeki Düşüş
Bakan Şimşek, hükümetin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olduğunu belirterek “A-B-C planlarımız var” şeklinde konuştu. Dün açıklanan tedbirlerin yanı sıra açıklanmayan önlemlerin de bulunduğu, Merkez Bankası'nın gerekli likiditeyi sağlayacağını teyit ettiği belirtildi. BDDK ise bankaların kendi hisselerini satın alabilmesine izin vererek, çekirdek sermaye oranlarının düşmesinin engelleneceği mesajını verdi. SPK'nın hızlı karantina uygulamasıyla birlikte piyasadaki güvenin korunduğu, genel atmosferin olumlu seyrettiği aktarıldı. Bankacılık sisteminin sağlamlığına da değinen Şimşek, sektörde Basel III standartlarının iki katı uygulanarak çok katı kurallarla ilerlendiğini söyledi. Varlık kalitesinde ve reel karlılıkta sorun bulunmadığını, bankacıların genellikle karlılık konusunda serzenişte bulunsalar da genel tablonun iyi olduğunu ifade etti. Risk algısının yüksekliği durumunda CDS primlerinde artış beklenirken, bunun aksine primlerde sınırlı düşüş gözlemlendi. Borsa günü pozitif kapatırken, stresin en net ölçüldüğü Hazine tahvil piyasasında 2, 5 ve 10 yıllık vadelerde faizlerin düşmesi ve stres kaybolması, alınan tedbirlerin isabetli olduğunun en somut göstergesi olarak değerlendirildi. Piyasa bozucu işlemlere girenlere yönelik işlemlerin tamamlanmasının ardından süreç adalet mercilerine bırakılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Fon piyasalarında neden sistemik bir risk oluşmadı?
Bakan Şimşek'in açıklamalarına göre yaşanan likidite ve kredi sorunları yalnızca 131 fonla sınırlı kaldı. Fon sektörünün yüzde 90'lık kısmı sağlıklı işlemeye devam ederken, sorunlu alanın karantinaya alınması ve önceden alınan teminat güçlendirmeleri sayesinde krizin genel ekonomiye ve borsaya sıçraması engellendi.
SPK tarafından tasfiye sürecine alınan fonların sayısı ve arka planı nedir?
7 farklı portföy yönetim şirketinin işlettiği toplam 131 fon, SPK tarafından tasfiye sürecine alındı. Bu fonların büyük bölümü daha gevşek regülasyonlara sahip serbest (hedge) fon yapısında olup, 2019'dan sonra TEFAS üzerinden yaygınlaşmıştı. SPK, yatırımcı haklarını korumak ve piyasa baskısını önlemek için kapsamlı bir yol haritası açıkladı.
Para piyasası fonlarına getirilen yeni düzenleme neyi zorunlu kılıyor?
2024 yılı itibarıyla para piyasası fonlarına yönelik getirilen kural gereği, fonların sıfır risk olarak kabul edilen hazine kağıtlarında yatırım yapması şart koşuldu. Bu düzenleme teminat kaygılarını gidermeyi hedefliyor ve serbest fonlar için de benzer geçiş dönemleri öngörülüyor.
Banka dışı finans sisteminden bahsedildiğinde hangi yapılar izleme altına alındı?
Portföy yönetim şirketleriyle ilişkili Katılımevim, Birevim ve Emlak Katılım gibi tasarruf finansman şirketleri bu kapsamda değerlendirildi. Emlak Katılım yatırımcıları korumaya yönelik süreç başlatırken, BDDK hızlı büyüyen bu alanın kaynaklarını doğru yönlendirmek ve orta-uzun vadede bankalar gibi denetlemek için çalışmalarını sürdürüyor.
Piyasa stresi hangi ekonomik göstergelerden takip edildi ve sonuç ne oldu?
Stres düzeyi özellikle Hazine tahvil piyasasındaki hareketliliklerden ölçüldü. 2, 5 ve 10 yıllık vadeli tahvil faizlerinde düşüş gözlemlenirken, risk primi olarak bilinen CDS verileri de sınırlı da olsa geriledi. Borsa günü pozitif kapatarak, alınan tedbirler ve likidite garantisi sayesinde piyasa güveninin korunduğu doğrulandı.