
(ANKARA) - İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı sonrasında partisinin genel merkez binasında gerçekleştirdiği basın toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. Kavuncu, borsa ve fonlardaki maniplasyon iddiaları, parti yöneticisine yönelik saldırı ve son dönemde TBMM'de geçen yasa tasarılarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu.
Fon Krizinde Manipülasyon İddiaları ve Maliye Bakanı Şimşek Uyarıları
Borsa ve fonlarda yaşanan gelişmelere değinen Kavuncu, mevcut durumun uluslararası standartlara göre kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kavuncu, "Dünyanın herhangi bir ülkesinde benzer bir vurgun yaşansa o ülkede ne hükümet ne de iktidar kalır. Acilen bir değişikliğe gidilir. Devlet ve iktidar bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmedi" diyerek tepkisini dile getirdi.
Kavuncu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 5 Kasım 2025 tarihinde fonlarda manipülatif hareketler olduğu yönündeki uyarılarına rağmen tedbir alınmadığını öne sürdü. Kavuncu, "Peki neden buraya müdahale etmediniz? SP nerede? Bu fonları denetleyenler nerede?" sorularını yöneltti. İlk uyarının yapıldığı tarihte fonlardaki birikimin 297 milyar TL iken, şu anki rakamın 822 milyar TL'ye ulaştığına dikkat çeken Kavuncu, bu artışın şüpheli boyutlara işaret ettiğini belirtti.
2025 yılının son çeyreğinde hem SPK'nin hem de Maliye Bakanı'nın manipülasyonu ve yakın zamanda bir kriz yaşanabileceğini ifade ettiğini hatırlatan Kavuncu, sistematik riskin neden esas düzenlemeler için 2026 Ağustos ayının sonuna kadar beklediğini sordu. İktidardan bu sorulara cevap verilmesini talep eden Kavuncu, riskin hangi tarihte kamu otoritelerinin önüne geldiğini netleştirmesini istedi.
İzmir Gençlik Kolları Başkanı'na Saldırı ve Adalet Bakanlığı'na Çağrı
Basın toplantısının diğer önemli gündem maddesi, İYİ Parti İzmir Gençlik Kolları Başkanı Anıl Boyacıoğlu'na düzenlenen saldırı oldu. Kavuncu, saldırının hem üzücü hem de endişe verici olduğunu belirterek, olayın detaylarını anlattı. Kavuncu, "Kendisi arabaya binerken yanına yaklaşan bazı şahıslar tarafından saldırıya uğradı. Tabii enteresan olan bu saldırı yapılmadan önce sosyal medyada birtakım paylaşımlarla, bazı tehditlerle partimizin hedef alındığına tanık olduk" şeklinde konuştu.
"Ailem Güvende" operasyonlarının gerçekleştiği hafta yaşadıkları bu gelişmeyi vurgulayan Kavuncu, Adalet Bakanı'na doğrudan seslendi. Kavuncu, hukuk, adalet ve huzur adına yapılan projelerin algı yönetimi değilse, bu konuda da aynı cesareti beklediklerini söyledi. "Bu işin faillerini bulun ve yakalayın" çağrısında bulunan Kavuncu, Sinan Ateş dosyasıyla ilgili de aynı hassasiyetin gösterilmesini talep etti.
İYİ Parti'nin süreci yakından takip ettiğini belirten Kavuncu, "Biz demokrasiyi ve hukuku savundukça her yerden ayrı ayrı saldırılar olduğuna şahitlik ediyoruz. İYİ Parti ağır taştır, sabrımızın da bir sonu vardır" ifadelerini kullandı. Genel Başkan Dervişoğlu'nun hem İçişleri hem de Adalet Bakanları'na, sürecin takibi amacıyla resmi mektup göndereceğini duyurdu.
Siyasi Eleştiriler: "Kurucu Önder" İddiaları ve Yasa Süreci
Kavuncu, siyasi ve toplumsal konularda da sert tespitlerde bulundu. AK Parti döneminde Abdullah Öcalan'ın "kurucu önder" olarak sunulmaya çalışıldığını ve terör örgütü PKK ile Öcalan'ın Kürtlerin temsilcisi haline getirilmeye çalışıldığını öne sürdü. Tabela ve afişlerden Türk ve Türkiye Cumhuriyeti ibarelerinin kaldırıldığı, Andımız'ın yasaklandığına değinen Kavuncu, bu adımların milli birliği zedeleyici olduğunu savundu.
Kavuncu, riskleri gündeme getirdikleri için kendilerine siyonistlikle itham edildiğini belirterek buna sert karşılık verdi. "İşin ilginç ve tuhaf tarafı da ise bütün katliamlarına rağmen İsrail’le ticaretini devam ettirenler bu cümleyi kuruyorlar. O zaman şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Demek ki 2 yıl öncesinde Türkiye'deki en büyük siyonistler sizdiniz" diyerek muhatabını suçladı.
Mevcut yasama ortamına da değinen Kavuncu, Çerçeve yasanın 18 saat içinde meclise sokulduğunu bildirdi. Kavuncu, "Apar topar meclise getirilmiş bir yasa tasarısı. Hatta meclise gelmeden İmralı’nın altına paraf attığı bir yasa tasarısı. Vekillerin daha yasa tasarısını görmeden imza attıkları dahi iddia ediliyor" şeklinde konuştu. Kavuncu, bu yöntemin milletvekillerinin itibarını aşağı çekecek bir tavır olduğunu belirterek, İYİ Parti'nin o gece sonuna kadar mücadele ettiğini hatırlattı.
Sonuç ve Talepler: Hesap Sorulması ve Sistem Normalleşmesi
Fon krizinin 2001 yılında 57'nci hükümet döneminde yaşanan bankacılık krizinden çok daha vahim olduğunu kaydeden Kavuncu, AK Parti'nin kendi yarattığı bu rezilliğin hesabını vermek zorunda olduğunu vurguladı. Kavuncu, vatandaşın kaybının tazmin edilmesinin ilk olarak suç ortaklarının mal varlıklarından karşılanması gerektiğini belirtti.
Talebini açıklayan Kavuncu, bu işlemlere karışanlara acilen piyasada işlem yasağı getirilmesini ve sistemin normal hale getirilmesini istedi. Ayrıca, fonlar TEFAS'a girmeden önce para koyan 12 kişinin koydukları paranın 524 mislini kazandığını belirten Kavuncu, bu kişilerin kim olduğunu ve krizden hemen önce paralarını yurt dışına gönderenlerin kim olduğunu sordu. Kavuncu, sorumluların ortaya çıkarılması için suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Kavuncu, sürecin nihai hedefinin terör örgütü başına özgürlük vermek olduğunu değerlendirerek sözlerini tamamladı.